|
|||||||
| Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları |
![]() |
|
|
Paylaş | Seçenekler | Arama |
|
|
#1 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Hepimiz Geçen sene Basketboldaki Final serisinde ve sonrasında yaşanılanları biliyoruz.O dönemde paspas altına itilen doping olayı Basketbol federasyonu başkanının verdiği bir röportajla tekrar konuşulmaya başlandı.
İşte o röportaj ve sonrasında yazılanlar ; Turgay Demirel Röportajından kesit ; Senenin bir diğer büyük olayı da Kerem Gönlüm'de yasaklı madde çıkmış olması. Bu konudaki genel değerlendirmeniz nedir? Benim bu konuda çok fazla yorum yapmam doğru olmaz. Birkaç sene içinde tüm gerçek çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Ama özellikle Milli Takım'a bu durum çok zarar verdi. Beko Basketbol Ligi'nin final maçında yasaklı bir narkotik maddenin Efes Pilsen'in kurayla çekilen iki oyuncusunda da çıkmış olması tesadüf gibi gözükmüyor. Basketbol için büyük bir şanssızlık ve Efes Pilsen için de üzüntü verici bir olay. Oyuncu da savunmasında nerden girdiğini bilmediğini söyleyerek konunun çözümüne de pek yardımcı olmadı. Kurallar da açık. Gerekenler yapıldı ve tahkim de cezayı onayladı. Madde bir tek Kerem'de olsaydı ve vücuduna nerden girdiğim söylemeseydi müsabakalardan iki yıl men alacaktı. Ama aynı madde kurayla çekilen iki oyuncuda da bulununca bunun tesadüflüğü ortadan kalkıyor. Bireysel bir olay gibi gözükmüyor. Diğer oyuncuda madde sınırın altında çıktı. Cezalar açıklanmadan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım tarafından kamuoyuna diğer oyuncunun adı verilerek açıklama yapıldı. Kamuoyunun böyle bilgilenmesi doğru muydu? Olayda iki taraf var. Final müsabakasında iki kulübün oyuncularına da doping kontrolü yapılıyor. Final serisini kazanan kulüpte doping maddesi olduğu ortaya çıkıyor. Bu da çok profesyonelce seçilmiş, enteresan bir madde. Laboratuar raporu geldikten sonra, ikinci sporcu da test verdiği için ve cathine de belli bir eşik değerinin altında olunca doping sayılmıyor. Ama bu hareketin organize olup olmadığına dair şüpheleri uyandırıyor. Fenerbahçe, ikinci oyuncuda da madde olduğuna dair duyum aldıklarını bildirdi. Kerem Gönlüm, B numunesini açtırırken de Köln'deki laboratuara diğer oyuncuda da maddenin olup olmadığı yazılı olarak soruldu. Laboratuardan gelen cevap her iki kulübe de iletildi ve Fenerbahçe açıklama yaptı. Kimlerden örnek alındığı da zaten belli, o yüzden oyuncunun adının söylenmesinde de bir sorun yok. Esas Türkiye'ye girmesi narkotik olarak yasal olmayan bir maddenin maç günü iki oyuncuda birden çıkmasının soruşturulması gerekiyor. Belli bir süre sonra kamuoyu her şeyi öğrenir. Hiçbir şey gizli kalmaz. İlla birileri konuşacaktır. M.demirkolun bu konudaki yazısı ; Efes’ten açıklama bekliyorum İtiraf ediyorum. Efes Pilsen’e karşı bir brand loyalty-marka bağlılığım var. Yani hiçbir mantıklı sebep olmaksızın takım tutar gibi bir markayı tutma aidiyet hissetme hali bende Efes’e karşı mevcut. Hepimizin vardır böyle takıntıları. Bunun basketbol takımının Avrupa’da kazandığı başarılarla bir ilişkisi var mı bilmiyorum. Ama hiçbir sportif aktiviteye dahil olmayan başka markalar için de aynı hislerim var. Bunu kazanmak şirketler için kolay değildir. Kaybetmekse bir anda olur. Ve konu Efes Pilsen’se benim durumumda olanlar herhalde Efes Pilsen basketbol takımını tutanların milyon katıdır. Dolayısıyla TBF Başkanı’nın Kerem Gönlüm’de çıkan maddeyle ilgili yaptığı aşağıdaki açıklamaların da şirket tarafından bir daha değerlendirilmesi kamuoyuna duyurulması gerekir. Bakın işin başındaki adam ne diyor: “Kerem Gönlüm’de çıkan madde kurayla çekilen iki oyuncuda da bulununca bunun tesadüflüğü ortadan kalkıyor.” “Oyuncu da savunmasında nereden girdiğini bilmediğini söyleyerek konunun çözümüne pek yardımcı olmadı.” “Türkiye’ye girmesi yasal olmayan bir maddenin maç günü iki oyuncuda birden çıkmasının soruşturulması gerek”. Başkanın kimi kime şikayet ettiğini anlamadım. Soruşturmayı kim yapacak? Mevzuuyu kim aydınlatacak bilmiyorum? Ama ben kendi adıma Efes Pilsen’e, yani tutuğum şirkete sormalıyım: Çünkü aşağıda soracağım sorular uzun süredir konuşulan artık dedikodunun önüne geçmiş bir hikayenin doğru ya da yanlış olduğunu bize gösterecek. 1-Bu maddenin kanda sıfırlanma süresi çok kısa olduğu için tercih edildiği 2-4 kişinin organizasyonuyla İsrail’den getirtildiği 3-3. maçtan önce oyunculara avuçla şekerleme şeklinde dağıtıldığı 4-Doping listesinde olduğu söylenmediği ve ‘enerji verir alın’ diyerek oyuncuların cesaretlendirildiği 5-İki ABD’li oyuncunun bunu almayı reddettiği, diğer herkesin aldığı 6-Kerem Gönlüm’ün aldığı maddenin doping statüsüne girdiğini çok sonra anladığı ve yıkıldığı, yönündeki söylenti sizin de kulağınıza geldi mi? Bu böyle konuşulurken, bizzat Federasyon başkanının açıklamaları da bu duruma tuz biber ekmişken, bize bir açıklama borçlu değil misiniz? |
|
|
|
#2 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Bir avuç hap için
Kerem Gönlüm konusunun bir erkek dergisi röportajıyla yeniden açılabileceğini sanırım kimse tahmin etmemişti. Federasyon başkanı, Mahmut Uslu’yla ortak Tanjevic kazığı nedeniyle herkesin Fenerbahçeli kabul ettiği eski Galatasaray kaptanı Turgay Demirel Boxer dergisine konuştu, çarşı pazar yine karıştı. Hemen akabinde Mehmet Demirkol’un köşesinde aynı konuya değinirken verebildiği detaylar da dikkat çekiciydi. Daha sıcakken konuya ben de dokunmuş, epeyi ah almıştım. Kendi yazılarıma yorum yazmayı bırakmayı ciddi şekilde gözden geçirmeme sebep olmuştu. (Bir şekilde sesinizi duyurabildiğiniz kitle kendi yakın çevrenizden çıkınca olması olası şeyler olarak öngörülebilecek şeyler bile yaşanmadan anlaşılmıyor. Hele ki konu sporsa, sürekli tehlikesiz alanlarda anlamsız yan paslar yapmadığınız sürece okuyanların aklında hep aynı soru var: Acaba hangi takımı tutuyor? Bu sorunun cevabının ifşa olduğu andan itibaren söylediğiniz her kelime belli renklere ait süzgeçlerden geçecek, geçiyor da. O nedenle de Kerem Gönlüm ve cathine konusunda yazdığım yazıya gelen tepkiler de Efes Pilsen’in son gündem değişikliğine verdiği, NTVSpor’un deyimiyle “Sert açıklama”da olduğu gibiydi; konuya değinmeden açıktan, uzaktan kınama. Bu yazılanlar o renk süzgeçlerinden geçirildiği için de ikinci yafta: Efes düşmanı.) Efes Pilsen açısından bakınca tabi ki son açıklamalarında söyledikleri şekliyle “mesnetsiz ve hayal mahsulü iddiaları” yalanlamak için somut çaba göstermekle vakit geçirmek zorunda değiller denilebilir. Yani herkes kendisine atılan çamuru temizlemek için çırpınmak zorunda hissetmeyebilir. Hele ki Efes Pilsen gibi, büyük bir kurumsal kimliğin parçası olan bir yapının buna tenezzül etmeme hakkı doğal görülebilir. Suçu ispat edilene kadar herkes masumdur çünkü (İtiraf edelim, bizde biraz tersidir bu durum!). Her iddiayı yalanlamaya çalışamazlar tabi ki. Akıllara “gerçekten suçlular mı acaba?” sorusu düştüğü andan itibaren ise, iddiaların aksini ispat etmeye çalışmayan her tavır, o şüpheleri büyütür. Efes Pilsen’in ıskaladığı nokta da bu. Kurumsal kimliklerinin zarar gördüğünü, bunu artık bu şekil yavan yalanlamalarla geçiştiremeyeceklerini anlamaları lazım. Federasyon başkanı ne diyor “Ülkeye sokulması bile yasak bir maddenin tamamen kurayla rastgele belirlenen iki oyuncunun birden numunesinde çıkması ilginç” diyor. Buna “Nesi ilginç canım?” diyebilecek kimse olabilir mi? Kasun’daki miktarın WADA limitlerinin altında olmasına takılmıştık misal zamanında, normalde “hiç” olmaması gereken maddenin neden ve nasıl oyuncunun numunesinde çıktığını görmezden gelerek. Yağmur olarak yağmadıysa bir şekilde girmiş işte bünyeye, ama olsun “WADA o limitleri belirlerken senden iyi biliyordur” denildi. Yolda yürürken polis çevirse, üzerinizde bu maddeden bulsa hapse girersiniz büyük ihtimalle. Kasun’un vücudunda limit altı diye boşverdik. Tabi Türkiye Basketbol Federasyonu başkanının bu demeci bir dergiye vermesi ve sanki sokaktan geçen herhangi bir basketbolsevermiş gibi “Bunlar bir kaç yıl içinde ortaya çıkar” diyerek süreçten şikayetçi olması da ilginç. Kendi erkini sorgulatıyor bariz bir şekilde. Ortaya çıkartmakta önayak olması gereken kişinin kimi kime şikayet ettiği belli değil. Demirkol’un yazısındaki iddialar ise detay derinliği açısından iyice tüy ürperticiydi. Maddenin organizasyonla İsrail’den getirildiği, 3. maç öncesi şeker gibi soyunma odasında dağıtıldığı, Amerikalı oyuncuların almayı reddettiği, Kerem’in işin aslını öğrendiğinde yıkıldığı, vesaire. Suçlamalar yeniden alevlenmişken ve gündem yeniden buna çevrilmişken Efes Pilsen’in medyaya yansıyan kınama açıklamasına bakıyoruz: Destek beklerken köstek olunuyor, federasyon başkanı tarafsızlığını kaybetmiştir, hem Avrupa’da hem Türkiye liglerinde zorlu döneme giren kulübe destek olunmadığı... Efes Pilsen’i gerçekten sevenler ve ona gönül verenler, onu fedakarca savunanlar hala Efes Pilsen’in bu iddiaların aksini ispat etmek için çaba sarfetmesi zamanının geldiğini düşünmüyorlar mı? Yoksa hala “deli saçması, önemsenmesine gerek olmayan boş iddialar” olarak mı görüyorlar? Efes Pilsen müessese kulüplerinin en önde gideni, bayrak taşıyanı olarak kulüp takımı taraftarlarının sempatisinden genelde uzak kalmıştır. Buna rağmen, “Futbolda x’i tutuyorum ama basketbolda Efesli’yim” diyebilen bir kitle bile yarattı. Beyaz Gölge etkisine sahip oldu bir dönem. Maddi imkanlarıyla sağladığı kadrolarıyla doğal olarak güçlü ve iddialı takımlar kurdu, kimi zaman kıskanıldı. Son dönemde ise adının karıştığı bu çirkin skandal nedeniyle itibarı ciddi şekilde zedelenmiş durumda. Artık kuru yalanlama ve kınamalarla savuşturulması halinde, tarih boyunca akıllarda farklı kalacak bir lekeye izin verecek nokta çoktan geçildi. Efes Pilsen’in, gerçekten saklayacak bir şeyi yoksa “Buyrun gelin, istediğiniz oyuncudan istediğiniz kan, saç numunesini alın, sonuçlarını açıklayın. Şayet bu iddialar gerçek çıkarsa sorumlularını bulup kurumumuzdan uzaklaştırmak da bizlerin boyununun borcudur” diyeceği noktaya gelindi. Bunun ötesinde yapılacak her türlü çaba örtbas çabası gibi duracak, o “acaba?”yı büyütmekten başka da bir işe yaramayacak. Bunlar yapılır, Efes Pilsenli oyuncular ve bu konuda zan altında kalanlar şüphe bırakmaz şekilde temize çıkacak olurlarsa özür yazısı yazmak da benim boynumun borcu olsun. Barış Gerçeker / NTVSPOR |
|
|
|
#3 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Efes'in doping olayında flaş gelişme
Çarşamba, 03 Şubat 2010 17:36 Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, Efes Pilsen Kulübü'nün yaptığı açıklamalara cevap verdi. ![]() Demirel, ''Verdiğim röportajda, kimlerden örnek alındığının belli olduğunu ve aynı yasaklı maddenin kurayla çekilmiş iki sporcuda da olmasının sorgulanması gerektiğini söyledim'' dedi. Efes Pilsen sporcularıyla ilgili olarak yaşanan süreçte, Disiplin Kurulu'nun kararlarının açık olduğunu ve Tahkim Kurulu'nun da bunları belli ölçüde onayladığını ifade eden Turgay Demirel, ''Verdiğim röportajda, diğer sporcunun isminin verilmesi doğru muydu sorusuna, kimlerden örnek alındığının belli olduğunu ve aynı yasaklı maddenin kurayla çekilmiş iki sporcuda da olmasının sorgulanması gerektiğini söyledim. Tabii o röportajda söylenen her şey yazılmıyor, bazı düzeltmeler yapılarak yayınlanıyor. Ama ortada bir gerçek var, zaman içinde bunların hepsi ortaya çıkacak. Beklenerek zaman kazanmak istenen bir konu yok'' diye konuştu. Efes Pilsen Kulübü'nün yaptığı açıklamayla Spordan Sorumlu Bakanı göreve davet ettiğinin hatırlatılması üzerine ise Demirel, şunları söyledi: ''Sayın Bakan da bu konuyu araştırırsa, olayın ortaya çıkmasında yardımcı olur. 18 senedir Basketbol Federasyonu'nun başkanlığı yapıyorum. Bu süre içinde pek çok zor ve doğru kararlar verdiğimizi düşünüyorum. Zaman zaman farklı kulüplerin federasyonumuzla ilgili söylemleri olmuştur. Bunları da günün gereği olarak değerlendirdim. Ama biz her zaman tarafsız, hep doğrudan yanayız. Atatürk'ün sporla ilgili veciz bir sözü var. Biz hep o taraftayız ve bundan sonra da çizgimiz hiç değişmeyecek." Öte yandan bu gelişmeler üzerine Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak, konunun araştırılması için danışmanlarına talimat verdi. Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ve Efes Pilsenli yetkililerden bilgi alınacağı belirtilirken, Bakan Özak'ın detaylı bir rapor hazırlanmasını istediği ve rapora göre hareket edileceği öğrenildi. Hürriyet |
|
|
|
#4 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
TABİİ BU ARADA efes ,tbl başkanını verdiği açıklamalardan dolayı kınadı...
ama o mesajı buraya koymuyorum,gerek yok... Uluslararası müsabakalarda elalem 10 sene önce kırılan bir rekorda ,doping yaptığını itiraf eden sporcunun madalyasını da rekorunu da elinden alıyorken,biz doping testleri pozitif çıkmış bir sporcuya sahip çıkıyoruz... peki neden..? neden başkan o zaman bu kadar açık ve net konuş(a)madı.? Memlekete girişi yasak bir maddenin bir değil 2 kişide çıkması tesadüf mü? yapılan savunmada kasunda rastlanan maddenin yasal sınırının altında olmasını bile savunmak spor ahlakanı ne kadar uygun..? Neden..?Neden..?Neden..? Kaybeden FENERBAHÇE olduğunda,Kazanmak için yapılan herşey mübahmıdır ulannnn...!!!! |
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|