|
|||||||
| Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları |
![]() |
|
|
Paylaş | Seçenekler | Arama |
|
|
#1 |
|
Dt.
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Mesajlar: 5,385
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() Geçen hafta televizyonda izlerken kanım dondu bir taraftar böyle bir şeyi nasıl söyler diye ? Taraftar olduğunu söyleyen bir zat Mustafa Sarp'ı izlemek için mi kombine alacağım diye soruyordu televizyon muhabirine, yok kardeşim sen mümkünse hiç kombine alma, hatta televizyondan maç bile seyretme, bu nasıl bir zihniyettir Mustafa Sarp geçen sene Galatasaray'ın kendine görev verildiğinde en fazla iş yapan oyuncusuydu, adam gol attı, gol pası verdi mücadele etti, tek suçu adının Mustafa Blumer veya Sarp Keita olmaması idi herhalde. Fenerbahçe öyle bir giriş yaptıki maça rakip ne olduğunu anlayamadan skor 4 - 0 a gelmişti zaten. İlk otuz dakika Antalyaspor 2 pas üstüste yapamadı aslında Fenerbahçe Antalyaspor'a üstüste 2 pas yapma imkanı tanımadı. Young Boys maçlarının dökülen takımının yerinde, oyunu 45 - 50 metrelerde oynayan, rakibe sahanın her yerinde basan, bekleri sürekli bindirme yapan, orta sahası dikine oynayan takım gibi bir takım vardı sahada. Young Boys maçları ile bu maç arasındaki anormal farkın sebebi neydi? asıl irdelenmesi gereken konu bu olmalı. Herşeyden önce Fenerbahçe takımının sezon öncesi çok yüksek tempoda antremanlar yaptığını ve bu nedenle futbolcular üzerinde aşırı yüklenme sebebiyle ciddi bir yorgunluk olduğunu gözardı etmemek lazım, bunun yanında Lugano'nun Fenerbahçe için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu da atlamamak lazım. Emre ve Baroni hatta kanat bekleri Gökhan ve Santos Lugano sahadayken hücuma daha fazla destek veriyorlar çünkü kontra toplarda arkada güvenilir bir adam olduğunu düşünüyorlar.Arada söylemeden geçmeyelim Antalyaspor'da ilk yarıda hiç direnç gösteremedi yeni transferlerden oluşan Antalyaspor defansı ve ön liberoları, aç saldırgan Fenerbahçe takımının pas organizasyonlarının tamamında çaresiz kaldı. Alex ile Semih arasındaki top alışverişi, birbirlerini anlamaları, kaçacakları yerleri tahmin edebilmeleri ve birbirlerine duvar olabilmeleri her takıma nasip olacak bir nimet değildir ama ne Daum ne de Aragones bu iki önemli oyuncuyu bir arada oynatmayı denemediler ve sonunda kaybettiler.Önce Nobre sonra Kezman daha sonra da Guiza Semih'e tercih edildi, Kezman ve Guiza ortalama 30 maç oynayıp senede 10 golü anca buldular, Semih ise her fırsat bulduğunda gol attı ama yine de Daum ve Aragones'e yaranamadı. Milli takımda da hep yedek olarak düşünülen Semih'in ilk onbir oynayan oyunculardan hangi özelliğinin eksik olduğunu yazabilen tek bir spor yazarı çıkmadı bugüne kadar. Ben de çok düşündüm ama eksik değil de fazlalar buldum kendi futbol mantığımla. Türk Milli Takımı da Fenerbahçe de uzun yıllardır tek santraforla başlar maçlara, tek santrafordan beklenen nedir veya özellikleri nedir bu oyuncunun? Öncelikle gol vuruşlarının yüksek yüzdeli olması beklenir doğal olarak, yüksek toplara hakim olabilmesi kendine şişirilen topları arkadaşlarına indirebilmesi önemlidir, kaleye sırtı dönük oynayabilmelidir, kanat oyuncuları ve orta sahadan kendine destek veren arkadaşları ile iyi bir pas trafiği içinde olması gerekir, top saklama özelliğinin olması da mühimdir zira kendine yaklaşan arkadaşlarının az da olsa zamana ihtiyacı vardır. Ceza sahası dışından şut atabilip , topla dripling yapabiliyorsa bir de gol pası verme özelliği varsa oldukça iyi bir santraforunuz vardır demektir. Ben de kafam da bunları sıraladığımda hep şaşırırım Semih'in Mevlüt'ten, Halil'den, Kezman'dan, Guiza'dan nesi eksik diye? Aslında eksik olan bir şey yok dediğim gibi fazlası var ama bizdeki yabancı hayranlığı ve günü kurtarma kurnazlığı daha nice Semih'leri yedek kulübesine mahkum edecektir.Umut Bulut en taze örneklerdendir mesela, Mehmet Batdal Galatasaray'da forma bulacak mıdır sizce yoksa o da bir iki sene sonra Olcan gibi Kerim gibi Aydın gibi Batuhan gibi Anadolu kulüplerinin yolunu mu tutacaktır ? Peki bu saçma durumun gerçekleşmesinde sizin benim cümle futbol taraftarlarının ve futbol adamlarının hiç mi suçu yoktur? Geçen hafta televizyonda izlerken kanım dondu bir taraftar böyle bir şeyi nasıl söyler diye ? Taraftar olduğunu söyleyen bir zat Mustafa Sarp'ı izlemek için mi kombine alacağım diye soruyordu televizyon muhabirine, yok kardeşim sen mümkünse hiç kombine alma, hatta televizyondan maç bile seyretme, bu nasıl bir zihniyettir Mustafa Sarp geçen sene Galatasaray'ın kendine görev verildiğinde en fazla iş yapan oyuncusuydu, adam gol attı, gol pası verdi mücadele etti, tek suçu adının Mustafa Blumer veya Sarp Keita olmaması idi herhalde. Fenerbahçe yönetimi Daum'un, Aragones'in bir türlü güvenip forma veremediği Semih'in yerine yabancı hayranı taraftarlarımız ve spor medyamızın taleplerine dayanamayarak yüksek bir bonservis bedeli ile bir futbolcu daha transfer etti.Gelen adamın Semih'ten ne fazlası var göreceğiz ama ben hepinize şu soruyu soruyorum YAZIK DEĞİL Mİ SEMİH'LERE ? Kalın Sağlıcakla Yazar : Atalay SARAL
__________________
Dahi anlamındaki de ayrı yazılır.
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|