Fenerbahçe Taraftar Forumu

Geri Git   FENERBAHÇE TARAFTAR FORUMU > Fenerbahçe Spor Kulübü > Fenerbahçe Spor Kulübü Haberleri > Köşe Yazıları

Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Arama
Eski 28-12-2010, 10:10   #1
Özgür
[I]
SarıKanaryalar Yönetim
[/I]
Üyelik tarihi: Jul 2008
Futbolcu: 5- Emre Belözoğlu
Yaş: 29
Mesajlar: 3,096
Özgür is on a distinguished road
Standart Vur sarı ile laciverte!!!

Vur sarı ile laciverte!!!

FERYAL PERE

28/12/2010
Yahu, süper ligimizde kullanılan top zaten sarı?lacivert, gelen vuruyor?giden vuruyor, yetmiyor mu!!!...


Yeşilçam filmlerindeki zalim belalı karakteri, şarkıcı kızcağıza şiddet uygularken yakarır gariban, “Yüzüme vurma/yüzüme vurma” diye. Çünkü sahneye çıkamaz yüzüne bir gölge düşerse. O zalimlerin bile –ki senaryo gereği, kapkaranlık, çok hain insanlardır– insafı vardır, yüze saldırmazlar pek. 16 yaşındaki çocukların bacaklarına/ayaklarına tekmeler uçuşurken, gerçek hayattaki zalimlerin o kadar bile insaf eşiği olmadığını gördük. Bacaklarına yani mesleklerine tekmeler atıldı. Geleceklerine. Zerre kadar tereddüt etmeden.
Pazar gecesi dehşet içinde görüntüleri izlerken, Uğur Vardan’la en ziyade o detay canımızı acıtmış. Bir farkla: Uğur, Metin Oktay formasını giyen vahşiye, ben durmadan tekrarlanan ‘Florya Metin Oktay Tesisleri’ anonsuna öncelik vermişiz. Anında devreye giren bir alet olsaydı da sadece Florya duysaydık mesela. Çok romantik bir şarkı dinliyorum radyolarda. Öyle dokunaklı, öyle güzel başlıyor ki. Ama bir noktada güzel sesli delikanlı ‘Vur-kır-parçala, sen kazan’ diye haykırıyor, tüylerim diken diken oluyor. Her şey, her şey sadece ‘kazanmak!’ Ortalık ‘Pirus’lardan geçilmiyor!!! Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk kabahatlisi? Konuşmalarda, dilek ve temennilerde asaletten bir hal olacağız. İkiyüzlü cümleler. ‘Ama onlar da...’ başlığıyla araya sokulan ille kendi tarafını mutlak iyi sunma çabaları, incir çekirdeği doldurma uzmanlarının dayattığı ve kuzu kuzu dahil olduğumuz, korunamadığımız saçmalıklar. Koca bir geçen hafta ‘ulan’ krizi ile geçti. Memleketimizin her köşesindeki yorumcular ve sade vatandaşlar, hepimizin sindirdiği(!) Prens Charles ve zarif eşi Camilla Parker Bowles davranışlarımıza/dilimize pek aykırı buldular.
Ben de aslında, ses uyumuna rağmen ‘ulan’ı değil, Egeli ‘Ulen’i tercih ederim, ilk yarı özeti olarak da hepinize ‘Çokça vurdunuz sarı–laciverte ulen!’ demek isterim. Yahu, süper ligimizde kullanılan top zaten sarı–lacivert, gelen vuruyor–giden vuruyor, yetmiyor mu!!!
En çok da Ankaralılar, Bucalılar! Gene canım gazetemde okudum, 1928 yılında Bucaspor’u kuran çoğunlukla Fenerli Bucalılar, “Renginizi alabilir miyiz?” diye izin istemişler, “Onur duyarız” cevabını almışlar. Buyrun bakalım, ‘aynı renklerin aynı renklere ettiğini akrep etmez’ atasözü hizmetimizde! Yeni yıl geliyor ya, aklım sıra lafı dağıtıp neşeye geçmek istiyorum, ama zor. 2010 Kültür Başkenti İstanbul’da ne kadar şahane şey olmuş. Sayısız konserler, yüzlerce sergi, etkinlik, ooo daha neler reklam filmini izlerken, son karede Haydarpaşa Garı’nı görüyoruz ya, yanmadan önce çekilmiş ve senaryoya konulmuş belli ki, hüzünle yutkunacağımıza sinirden gülme tutuyor ya, pazar kareleri ve öncekileri ve ne yazık ki sonradan gözümüze karaperde indirecekleri de,benzer bir gülüşle, 2010 sıkıntısına hapsedelim.
İyi insanların sesinin her alanda daha çok duyulduğu yeni yıl isteyelim. Lefter Küçükandonyadis, Metin Oktay, Hakkı Yeten, Can Bartu ve mesela Gökay’dan utanmamayı dileyelim.
Mutlu yıllar.
Özgür isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




no new posts