|
|||||||
| Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları |
![]() |
|
|
Paylaş | Seçenekler | Arama |
|
|
#1 |
Üyelik tarihi: Oct 2010 Futbolcu: 1- Volkan Demirel Mesajlar: 826
![]() |
Üç büyüklerin sorunu ne? - 1
Sporx.com yazarlarından Kaan Tunçbilek üç büyüklerin içinde bulunduğu durum değerlendirdi. Bazen dünyanın değişmeye başlaması için bir kıvılcım gerekir. Küçük bir olay. Sadece bir kıvılcımdır ama ilham verir. Tepki görür ama umut verir. Bastırılır ama cesaret verir. Son zamanlarda bu kıvılcımlar her yanımızda uçuşmaya başladı. Zehirlemeye çalıştığımız dünyanın bir isyanı gibi. Yarattığımız yozlaşmış ve acımasız sistemi değiştirmeye çalışanlar her yerde bir değişim peşinde. Mesela Wikileaks. Bilgi güvenliği önlemleri ne kadar artarsa artsın, Wikileaks’in açtığı kapılar, politika ve diplomaside, hayatlarımızla ve geleceğimizle (ve çocuklarımızın geleceğiyle) oynanan iki yüzlü oyunları ortaya çıkarmaya istekli sayısız gönülllüye ilham kaynağı oluyor. Ve bunun sonucunda, şeffaflıktan korkan cesaretsiz politikacılar yavaş yavaş çekilmek zorunda kalacak dünyamızdan. Spor ile bağlantı kuracağım şimdi, merak etmeyin. Barcelona. Biliyoruz, bilmesek de hissediyoruz ki, sıradan bir “güzel futbol” gösterisi değildi o gece Real Madrid karşısında izlediğimiz. Futbolun (hatta sadece futbolun değil futbolun ilham verdiği yaşamların) estetiği ve felsefesi üzerine yeni bir sayfa açtı o gece. Taraftarın ve teknik adamların hayallerini hiç gidilmemiş dünyalara taşıdı. Kısacası, dünyanın yaşadığı (yaşamak istediği) zihinsel dönüşüm futbola da yansımak zorunda artık. O geceki kıvılcım futbolun zevk odaklı bir oyuna dönüşmesi gerekliliğinin ilk işaretleriydi. Oyuncuların zevk aldığı ve zevk verdiği bir oyuna. Bunun bize de sirayet etmesi kaçınılmaz. Özellikle de taraftar kitlesi açık ara en büyük takımlar olan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş için. Oysa her üç takım da birbirine çok benzer kaoslar yaşıyorlar bugünlerde. Temel nedenleri de benzer: Gelecek planlarını teoriden öteye geçirememeleri. ABD Büyükelçisi’nin Wikileaks belgelerindeki tanımlaması gibi “Rover’ı Rolls Royce gibi kullanmaları.” Aslında üç kulüp de sezona çürümeye başlamış sistemlerini değiştirebilecek, hayalleri geniş teknik adamlarla başladılar. Rijkaard, Schuster ve Kocaman’ın herbiri de topu rakibe vermeyen, oyunu rakip sahada oynayan, zihinsel performansın fiziksel performanstan önemli olduğu, seyir zevki yüksek bir sistem kurmayı tasarlamışlardı. Ancak beklenildiği gibi olmadı. Galatasaray yönetimi, geçen sezon puan kaybetmemek uğruna sezonun ortasında niyetinden (ve sisteminden) vazgeçirdiği Rijkaard’a bu sezon tahammül edemedi. İlk onlar kopardı ipleri. Schuster ve Kocaman birkaç kere kıyısından döndüler; ancak onlar için de ipler iyice inceldi. Peki işler neden iyi gitmedi. Çünkü bu teknik direktörlerin bildikleri, bizlerin ise hayal ettiğimiz bu sistemleri oynamak için bazı önkoşullar gerekiyor. Öncelikle bu teknik adamlarla çalışmaya soyunan bir kulübün belirli bir felsefesi olmalı. Bu teknik adamlardan “1-0 olsun bizim olsun”cu, “önemli olan 3 puan”cı, “önemli olan kötü oynarken de kazanmak”cı adamlar yaratamazsınız. Çünkü bunu yapamazlar. Beceremezler. Bunu bilmiyorlar. Ancak işte tam da bu yüzden çok değerliler. Çünkü bunu bilmemeleri bir erdem. Örneğin Rijkaard her röportajında bir parçası olduğu 90ların Milan’ından bahseder. Mükemmel futbolu orada görmüştür. Topun kendi yarı sahalarına geçmediği, herkesin sürekli yer değiştirerek rakibi bunalttığı Milan’ın bir benzerini oynatmaktır hedefi. İlaveten, aldığı her kararda Cruyff’a danışan biridir. Böye bir adamdan “önce güzel futbol” değil de “önce şampiyonluk” anlayışı beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Bu nedenle, bu teknik adamlarla çalışmak için mutlaka sabır gerekiyor. Üstelik yönetimler bu konuda bilinçli olmakla kalmayıp, taraftarı da bilinçlendirmek zorundalar. Tabii sabır tek başına yeterli değil. Bu teknik adamlardan maksimum faydayı alabilmek için bazı teknik koşulları da sağlamanız gerekiyor. Bu teknik koşulları da iki gün sonraki yazımda detaylandıracağım Peki bu üç büyük kulüp bu sistemleri oynamayı hedeflemezseler ne olur? “Şampiyonluk yolunda herşey mubahtır” ilkesine döner ve buna uygun teknik adamlarla buna uygun furbol görmek isterlerse ne olur? O zaman daha istikrarlı ama sıradan bir başaltı takımı olurlar. Bu anlayışla birkaç sezondur devam eden düşüşleri de aynen devam eder. O nedenle üç kulübün yöneticileri de duvarlarını yıkmaları, hayallerini genişletmeleri, zihinsel bir dönüşüm geçirmeleri gereken bir dönemden geçiyorlar. Ne demiş Barış Manço üstat, Abbas Yolcu’da: “Taş üstüne taş koya koya Yarattığımız dünyanın Çöktüğünü görmek bir yana Bir de altında kalmak var ya” http://www.sporx.com/yazarlar/kaan_t...SXHBQ216629SXQ |
|
|
|
|
|
#2 |
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 1- Volkan Demirel Yaş: 54 Mesajlar: 6,203
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
birbirlerini yemek
yedilerde en sonunda
__________________
alierkan1957 |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|