|
|||||||
| Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları |
![]() |
|
|
Paylaş | Seçenekler | Arama |
|
|
#1 |
|
1907 UNİFEB
Üyelik tarihi: Dec 2008 Futbolcu: 2- Diego Lugano Yaş: 20 Mesajlar: 5,046
![]() |
![]() ESAT DERGİ Mayıs 2009, Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım: "3 yıl üst üste şampiyon olacağız"diyor ve Aralık 2009, Aziz Yıldırım: "F.Bahçe'nin hakkı nasıl savunulur görecekler." Bunlar sizce sadece Türkçe karakterlerle dolu ilginç cümle parçacıkları mı? Bu sözler birer ilandır. Bunları bugün bayağı ve Türk futbolundan atılması gereken demode yöneticilik tarzı şeklinde görenler kim biliyor musunuz? Geceleri uyumadan önce "Keşke Aziz Yıldırım başkanım olsa" diyenler, darılmaca yok. Başka ülkelerde yıllarca yaşayıp büyümediğimiz için hiçbir zaman kesin olarak bilemeyeceğiz ama Türkiye'de futbolun rengi çoğu zaman saha yeşilinde değil. Futbolcunun ayak bilekleri kadar yöneticilerin kabiliyetleri de önemli. Çünkü ortada yönetilen şey sadece sahadaki 11 futbolcu değil. Top yuvarlak değil, bu bir oyun ama psikolojik. Karmaşık bir ülkede marka yönetiyorsunuz, lider olacaksınız. Sevilmemeyi gerekirse göze alacaksınız. Ne zaman sabah/akşam konuşulacağını bileceksiniz. Bağırırken tükürük salgılamaktan da ileri gideceksiniz. Geçmişte başbakanları tayin etmiş bir kulübün başkanı olduğunuzu göstereceksiniz. Bir Aziz Yıldırım var ki yine birilerinin uykularını kaçırıyor. Bir Aziz Yıldırım var ki bulanık yazılarla ve gösterilen hedeflerle cephelere ayrılmış milyonlarca taraftarını şimdi yine tek cepheye topluyor. Yönetim şeklini veya kişisellikle dolu gözüken kararlarını beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama güç konusu... F.Bahçe'nin son haftalardaki kötü performansı yüzde yüz hakemlere, kurulların verdikleri kararlara, medyanın yazdıklarına bağlı değil. Bunu herkes kabul ediyor. Zaten kimsenin Eskişehirspor yenilgisini buna bağladığı da yok. Bunlar sadece bir etken. Ya da kimse F.Bahçe'ye hakemler rakipleri kadar penaltı çalsın, maç kazandırsın bunu da istemiyor. 'Bir tek dileğim var sen mutlu ol yeter', şarkısını şuna uyarlayın. Deniyorki: "Bir tek dileğim var, sen adil ol yeter." Haftalardır -standart- konusunda bu takımın midesine midesine çalışılmadı mı? Hakemlerin karakteri olabilir ama sahada kurallarının karakteri olmaması her şeyi çözecek oysa. Kimse bağırışın çağırışın olduğu gündemi istemiyor ama malzemeyi yaratan Fenerbahçe değil, kullanan Fenerbahçe. Takımda mesela yıllardır futbolcuların Fenerbahçe'yi işyeri olarak görmesiyle başlayan bir sorun zinciri var. Fenerbahçe Milli Piyango İdaresi olmuş demiştik bir önceki yazıda, futbolcu bazlı problemin özeti budur. Rakam olarak bir takım hem bu kadar olacak hem de içinde aşk olacak. Kulübün içinde hem bu kadar sevgisizlik olacak, hem herkes kulübe aşık olacak, zor. Belki bir çözüm önerisi ödenen ücretlerin büyük bir kısmının başarıya/maç başına/prim şeklinde döndürülmesi, ne dersiniz? Yıldız yabancılarla marka yapma düşüncesi bu sefer hasar görebilir, 10-20 tane Tuncay Şanlı elde edersiniz. Yeter mi? ŞAMPİYONLUK İLAN EDİLMİŞTİR Aziz Yıldırım'ın Eskişehirspor maçı sonrası gürlemesine tekrar dönelim. Bazı şeyleri iyi sentezleyelim. Aslında sayın Yıldırım'ın ne konuştuğu pek de önemli değil.Konuşma zamanı, konuşma şekli, konuşmanın etrafta yarattığı yankılar gözlenmesi gerekenler. İçeriğe takılıp resmin büyüğündeki imzayı görmezden gelmeyin. Mayıs ayındaki açıklamada da aynısı olmuştu. O zamanki durum iddialı ve güçlü olduğunu kendi takımına anlatmaktı, Christoph Daum'dan önce bu takımı yönetmekti. Aylardan yine bir Aralık durum yine aynı ve bu sefer daha güçlü. Türk futbolunun faal olarak görevine devam eden güçlü adamı olmak böyle bir şey olsa gerek. Türkiye'de motivasyonun ne kadar gerçek olduğunu Fatih Terim, Bülent Uygun, Yılmaz Vural sağolsun hepimiz biliyoruz. Diyorlar ya hep Aziz Yıldırım teknik direktörlere karışıyor diye. Evet bu hafta yine karışmıştır. Futboldan anlamayan betondan anlayan bu adam Fenerbahçe markasının derin gücünü 15 dakikalık açıklamalarıyla bir kez daha etrafa göstermiştir. Neden mi güçlü? Bu bir subjektif değerleme ya da övgü meselesi değil bunu Forbes de diyor. Neden güçlü olduğunu da ifade edelim. Bu açıklamalardan etkilenenleri, bu açıklamaları konuşanlara bakın. Galatasaray takımının kaptanı bu açıklamaları beş dakika sonra kendi twitter'ından sorguluyorsa siz Fenerbahçe'nin rakip sayılan taraftarlarını, rakiplerini düşünün. Bu korku salma elinizdeki yeteneği kullanmaktır, bir yöneticiliktir. Suya şike katmadan liderlikle kazanılmaya çalışılan bir stratejidir, mücadeledir. Gökhan Gönül'ün açamadığı ortayı Aziz Yıldırım'ın açmasıdır. Asıl meselelerden biri olan ve görülmek istenmeyen bir şey de Aziz Yıldırım sezon başında kendi takımına yaptığı aşıyı, verdiği mesajı Eskişehir maçı sonrası yinelemiştir, hatırlatmıştır. Üç yıllık şampiyonluk sözü bir şirket sloganıdır, takıma yakıt koymaktır. Nitekim yakıtın sekiz haftalık dilimde neler getirdiği görüldü. Eskişehir maçından sonra o bağırışta öncelikle amaç kendi takımını uyandırmaktır ardından masaya yumruk vurulmaz masanın sahibi biziz özgüveni ile salınan korku bombasıdır. Aziz Yıldırım'ın ortaya bıraktığı bu bomba, artık kimde, nerede patlar bilinmez ama Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ilan etmiştir. Yıldırım'ın türlü teknik/taktik/profil değiştirme yönünde tamamen büyütme arzusuyla hatası vardır ama bu hatalı kul şampiyonluğu getirmiştir, evet bu kadar kolay. Sezon içinde takımların/isimlerin ne kadar dengesizlikler içinde olacağını göreceğiz. Bu kulubün başında olsaydım. Bu kadar çok kişiye karşı bir şeyleri korumak zorunda olsaydım, bence artık zamanı gelmiş ve tarihe geçecek bir hamle daha var; Fenerbahçe yayın havuzundan çıkmalı. Elbette çok kolay bir hamle değil fakat geçmişte bu takımın ne kararlar verdiğin bilen var mı? Neden mi çıkmalı? Yakında... Sevgiler! An be an Esat DERGİ Takip edin... http://twitter.com/esatd |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Eski Açık
Üyelik tarihi: Jul 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Mesajlar: 3,819
![]() |
Bu kulubün başında olsaydım. Bu kadar çok kişiye karşı bir şeyleri korumak zorunda olsaydım, bence artık zamanı gelmiş ve tarihe geçecek bir hamle daha var; Fenerbahçe yayın havuzundan çıkmalı. Elbette çok kolay bir hamle değil fakat geçmişte bu takımın ne kararlar verdiğin bilen var mı
işte bu yapılmalı çünkü lig tarihinde kamera görüntüleriyle futbolcusu ceza alan tek kulüp.tabi bunda PİSLİG tv nin tescilli ezik yönetmeni karga musanın rolü büyük.onu için havuzdan çıkmamız lazım.
__________________
Insanların mutlulukları yada mutsuzlukları,talihin olduğu kadar Kendi karakterlerinin de eseridir.!! (La Rochefoucauld) Tanrı,iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır;yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar (GİARDANO BRUNO) |
|
|
|
|
|
#3 |
Üyelik tarihi: Sep 2008 Futbolcu: 2- Diego Lugano Yaş: 42 Mesajlar: 3,802
![]() |
Geçmişte Nobre bizdeyken 8JKliler adama resmen parmak attılar. kameralar tabak gibi yayınladı. kamera görüntüsü ile ceza verilmez diye geçiştirdiler.
__________________
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak. BİR FENERBAHÇE VAR BİR DE DİĞERLERİ... İNADINA FENERBAHÇE!!! |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|