|
|||||||
| Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları |
![]() |
|
|
Paylaş | Seçenekler | Arama |
|
|
#1 |
|
T
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Mesajlar: 5,612
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
RIDVAN DİLMEN: Abdi İpekçi'de miyim, anlamadım!
Maça gittim. Ali Sami Yen'de miyim, Abdi İpekçi'de miyim; anlamadım 25 dakika. Futbolun hiç doğrusu olmadan 5 gol oldu. Bireysel hatası var, takım hatası var. İki tane örnek vereyim: Birincisi; 1-0 Kasımpaşa galip; Fenerbahçe korner kullanıyor. Ersen Martin anlamsız bir smaç yapıyor. Penaltı, Fenerbahçe beraberliği sağlıyor. İkincisi; Fenerbahçe maçı 3- 1'e getiriyor. Kasımpaşa santra yapıyor. Doğal olarak, Fenerbahçe 11 kişiyle kendi yarı alanında ve gol yiyor. Garip! Hem de çok garip! İlk yarı bittikten sonra iki takımın da, hocaları ve futbolcuları "Biz ne yapıyoruz?" diyor. Son 10 dakika dışında daha takım gibi oynuyorlar. Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Beşiktaş maçının 11'i ile başladı. Defansta görev verdiği dört futbolcunun tamamı kötü oynarken, sol stoper ve sol beki çıkararak önemli bir hamle yaptı. En azından kenardan ve göbekten tehlikeleri önlemek adına... Maçın iyi ve etkili oyuncularından Dia, hücumda çok önemli katkılar yapıyor ancak takım savunmasında tipik kanat oyuncusu gibi kalarak, içeriye hiç girmeyerek, orta sahaya yardımcı olmuyor. Alex de dönmediği zaman rakip kim olursa olsun rahat rahat Fenerbahçe ceza sahasına kadar geliyor. Mehmet Topuz ise o bölgede oynamasını biliyor, ne var ki fiziki bir yorgunluğu var. MUHTEŞEM EMRE İlk 25 dakika muhteşem bir Emre Belözoğlu izledim. Hem maça asılması hem de hücumları ile... Hak ettiği şekilde, nefis bir gol attı. Zaten moralsiz başlayan Fenerbahçe takımını oyunda tuttu ve skoru 3-1'e getirdi. Daha sonraki dakikalarda da kötü değildi. Ama ilk 25 dakikadaki performansı ile Fenerbahçe'nin ilk golü yediği maçı kazanmasını sağladı. Kasımpaşa, skorborda bakmadan açık oynayan bir takım. Ama Yılmaz Hoca'nın muhakkak takım savunmasını da geliştirmesi lazım artık. Hakem Mustafa Abitoğlu temiz bir maç yönetti GÜRCAN BİLGİÇ: F.Bahçe'ye kalp nakli Beşiktaş maçında kaçan gollerin sahipleri, bu kez vuruşlarındaki "eksen kaymasını" tamir edip, sert yokuşta zorlanan takımlarını düzlüğe taşıdılar. Fenerbahçe'yi tekrar rotaya sokacak tek şey kazanmaları. Bir yerden başlayarak seri yakalamak zorundalar. Derbide başaramadıklarını, Kasımpaşa'yı milat yaparak gerçekleştirdiler. Oyuncuların güven kaybını durdurup güven kazanmaya başlamaları, Aykut Kocaman'ın tekrar sağlıklı düşünmek adına baskıdan arınması için güçlerini ve limitlerini tartacakları bir 90 dakika gerekiyordu. NİANG'I KEŞFETMEK GEREK Kaptan Alex, özellikle ilk yarıda tekrar sahalara dönmeye karar verince, Emre'nin komutanlığında Niang ve Dia'nın da katıldığı çok etkili bir hücum timi oluşturdular. Topu kendilerinde tutup, dikine hareketi tercih ettikleri her bölümde etkili olup, rakibi çaresiz bırakacak kadar da beceri sahibiydiler. Ama pas trafiği içinde, yanlış tercihlerin çok olması, Niang'ın koşu kulvarlarının halen Alex ve Emre tarafından keşfedilmeyi beklemesi, bu gövdeli potansiyeli kaçınılmaz tehlike yapamadı. Ve elbette Fenerbahçe defansı... Sanki şeffaftılar. Ersen Lugano'yu dağıtıyor, Bilica her pozisyonda rakibini kaçırıyordu. Takımın önde yaptığı baskıyı, top rakipteyken alan daraltmaya yöneltecekleri yerde, geriye kaçarak, çoğalmaları için fırsata dönüştürüyorlardı. Şahin, Yekta ve Ersen durumu mükemmel kullandılar. İki gol buldular, pek çok da kaçırdılar. KAĞIT ADAMLAR DIŞARI Aykut Kocaman ikinci yarıya, iki kağıttan adamın yerine (Bilica - Santos), Yobo- Caner ikilisi ile müdahale etti. Kasımpaşa'nın risk almasından yararlanıp çizgi defansın arkasına oyuncu kaçırmaları gerekiyordu ama maçı bitiren gol bir duran top organizasyonu ile geldi. Fenerbahçe Emre Belözoğlu'nun bu takımın kalbi olduğunu artık bilmeli. Alex'in daha isteyen, küskünlüğünden kurtulmuş görüntüsü de bir başlangıç sayılabilir. Genç Dia'nın, Anelka'yı hatırlatan cüretli driplingleri artık her rakip teknik direktör hesap-kitap planlarında kendi başlığını alır. Ama orta sahanın kalitesi, beklenen, tempolu Fenerbahçe'yi inşa edecek gibi değil ÖMER ÜRÜNDÜL: Ya Emre Belözoğlu da olmasa? Günümüz futbolunun ilke ve gereklerinin iki takım tarafından da hiçe sayıldığı bir 90 dakika izledik. İlk yarıda kurgusu işlemeyen, takım savunması rahatsızlık gösteren Fenerbahçe iki gol yedi; iki de önemli tehlike yaşadı. Ama Kasımpaşa'nın hediyeleriyle üç gol bulunca muhtemel bir kabustan kurtulmuş oldu. Lugano, Bilica, Mehmet Topuz, Selçuk gibi koşan oyuncular motive olunca iyi mücadele ediyorlar, ama dünkü gibi motive olmadıkları maçlarda ise zincirleme hatalar yapıyorlar. İkinci yarıya Aykut Kocaman iki değişiklikle başladı. Fiziki güçsüzlükten ne ofansif ne defansif katkısı olan Santos'u çıkardı ve Caner'i sürdü. Çok kötü günündeki Bilica'nın yerine Yobo'yu oyuna aldı. Fenerbahçe ikinci devrede en azından defans-orta saha birleşmesi ile alan daraltarak, ilk yarıya oranla takım savunmasında biraz daha iyiydi. Risk alan rakip karşısında çok elverişli bir genişlik bulmasına rağmen ikinci devrede attığı iki gol de yine Kasımpaşa'nın hediyesiydi. Sonuçta farklı bir skor alındı. Ama dün başarılı bir performans çizen Emre Belözoğlu oynamasaydı neler olacağını tahmin etmek çok zor değil. ORTA SAHAYA STOCH ŞART Gelecek için mesajlar da olumsuz. Aykut Kocaman, "Felsefe olarak futbol anlayışımızı değiştirmemiz gerekir" diyor ama bu takım tertibiyle sağlıklı bir saha içi düzeni oturtmak mümkün değil. Emre, Selçuk ya da Cristian ve Alex orta sahasıyla çok iyi niyetle çalışmasına rağmen basit futbolu hiç bilmeyen Mehmet Topuz'la birlikte sağlıklı bir kurgu oluşmaz. Önemli özellikleri olan ve futbolu da iyi bilen Miroslav Stoch'tan da faydalanmalı. Kasımpaşa geçen senenin oldukça gerisinde. Yılmaz Vural'ın da bir şeyi artık anlaması lazım. Ne kadar iyi futbol oynasan da iyi hücum etsen de kendi kendine rakibe bu kadar kolay pozisyon ikram eden takım savunmasıyla başarı mümkün değil. Yedikleri tüm golleri adeta kendileri hazırladılar. Fiziki direnci yetersiz, son bölümde iyice yorulmuş Alex bile hücum presle top çalıp gol attırıyorsa durum Kasımpaşa açısından vahim demektir..
__________________
Dahi anlamındaki de ayrı yazılır.
|
|
|
|
|
|
#2 |
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 11- Miroslav Stoch Yaş: 19 Mesajlar: 4,742
![]() |
6 golde kasımpaşanın hediyesiymiş
ömer üründül oleeeyyy |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|