|
|||||||
| Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları |
![]() |
|
|
Paylaş | Seçenekler | Arama |
|
|
#1 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
NERESİ DOĞRU Kİ... RIDVAN DİLMEN / MİLLİYET
Takımı toparlayacak kim Daum? O ne yapıyor, üç gün önce sol bek oynattığı Deniz’e bu kez sağ açıkta görev veriyor. Anlayın Fener’in halini... Fenerbahçe kan kaybetmeye devam ediyor. “İyi oynadı” deniyor, 2-2 bitiyor. “Kötü oynadı” deniyor 2-0’dan maç veriyor. “Mücadele ediyor” deniyor, yine yeniliyor. Demek ki iyi de oynasa, kötü de oynasa pek fark etmiyor, Fenerbahçe takımının düşüşünü önlemek de mümkün görünmüyor. Takımı toparlayacak kim? Tabii ki Teknik Direktör Daum. Ama o önlem olarak ne yapıyor? Üç gün önce sol bek oynattığı Deniz’i, üç gün sonra sağ açıkta görevlendiriyor. Anlayın artık... İşin ilginç tarafı Belediye takımını seven sayan bir futbol adamıyım. Ancak bugüne kadar izlediğim en kötü Belediye sahadaydı. Bu kadar kötü oynadıklarına daha önce şahit olmamıştım. 2.5 pozisyonları vardı, ikisi golle sonuçlandı. Bu 2.5 pozisyonun hepsinde de topa en son dokunan Fenerbahçeliler. Belediye neyi iyi yaptı? Üretkenlikten uzak bir kadroya sahip rakibi karşısında direnç gösterdi. Fenerbahçe takımı mücadele etmedi mi? Etti ama bu mücadele kazanmaya yetmiyor. Çünkü her türlü gol yeniyor. Duran toptan, kanatlardan... Hatta hep birlikte savunmada beklediklerinde bile... En kötü rakibe kendileri asist yapıyor... Üstüne üstlük üretkenlik de olmayınca üç puan mucizelere kalıyor. Bu takım zor toparlanır Şimdi her Fenerbahçeli’nin kafasında şu soru var? Bu takım toparlar mı? Lille maçının son yarım saatini gördükten sonra bence zor görünüyor. İnşallah yanılırım ama fazla ışık yok... Tabii ki maç kazanacaklar, ancak şampiyonluk yarışının içinde olacak durumda değiller. Fenerbahçe PAF takımından yetişen İskender iki kere kaleye geldi, ikisi de golle bitti. Bu durumda, Fenerbahçe’den başarı beklemek biraz hayalcilik olur. Belediye’nin bugüne kadarki performansını tebrik ediyorum. Ciddi dezavantajlara rağmen iyi yerdeler. Ancak dün hiç beğenmediğim Belediye’yi Fenerbahçe yenemiyorsa, Fenerbahçe’nin anlayın durumunu... Dün Olimpiyat Stadı’nda iyi yok muydu diye sorarsanız; Evet vardı, oralara kadar giden Fenerbahçe seyircisi... Hakem mi? İnanılmaz kötüydü. Üzülerek yazıyorum. Hatasını hatayla örtmeye çalıştı. Atmadığı oyuncular, verdiği anlamsız kararlarla o da kötüydü. |
|
|
|
#2 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Öncelikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne aferin! İstanbullular’ın parasıyla, İstanbul’un en popüler kulübüne, futboldan voleybola kadar çeşitli branşlarda her sene darbe vurmayı başarabildiği için! Bu garipliğe itirazı olmayanlara, bunu doğal ve yasal bulanlara da aferin!
Sonra Orkun’a aferin! Deniz’in kendi taraftarına taktığı kapağa izin vermediği için! Sonrasında da İskender’in iki kere ofsayt golüne izin verip, o taraftara kapağı iki kere kendi taktığı için! Fırat’a da aferin! 69. dakikada Güiza’yı düşüren Ekrem’e kırmızı kart göstermediği için! Güiza var ya pozisyonda, ‘bariz gol şansı’ sayılmaz onun için! Sonra bilinçli bir şekilde rakibine basan Baroni’yi değil de, Mahmut’u öldüren Alex’i oyundan attığı ve ‘Büyük Usta’ya kırmızı kart gösteren ilk hakem olmayı başardığı için! Maçtan sonra hakeme pembe, Sylla’ya mavi çakmak atan hayvan oğlu hayvanlara da aferin! Bunlara bir türlü engel olamayan sistemimize, geleneklerimize ve yasalarımıza da aferin! Özellikle de, haftalardır mücadele edip, futbol oynayıp bir türlü istediği sonuçları alamayan, yorgun ve moralsiz futbolcularını protesto ederek iyice düşürenlere aferin! Üstelik, kendilerini taraftar olarak görüp, yeri geldiğinde “hep destek, tam destek” palavrasının arkasına sığındıkları ve kendilerini ‘vefakar ve cefakar’ olarak adlandırdıkları için, ayrıca bir aferin! Ve Emre’ye koca bir YAZIKLAR OLSUN! Bu kadar mücadeleci ve azimli olduğu için! Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıp, bazı takım arkadaşlarını bile türlü komplekslere soktuğu için! Sinir, tansiyon, ironi bir yana; dokuz tane Emren olacak, yanına bir tane Alex, kaleye de bir Volkan koyacak, öyle oynayacaksın. İşte o zaman, “üst üste üç sene şampiyon oluruz” gibi cümleler kurduğunda inandırıcı olacaksın! |
|
|
|
#3 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Lige çıktığı günden beri Fenerbahçe’ye gün yüzü göstermedi Büyükşehir Belediye... Gelenek yine bozulmadı.
Bir daha tekrarlayalım; bu sonuç asla sürpriz değil. Gaf Dağı’nın boyu Kaf Dağı’nı geçeli çok oldu. Bu gaflet uykusu yüzünden Fenerbahçe Devrimi, son 3 yıldır ‘Fetret Devri’ni yaşıyor. Seri galibiyetlerin büyüsü kör etmeyip, gerekli dersler alınsaydı, seri mağlubiyetler olmazdı. Hani ne oldu, nerede avantaj? İstanbul’da oynamak, kendi sahanda oynamak çantada keklik midir? Futbol böyle bir şey, zerre kadar ukalalığı kaldırmaz. Alex daha ne yapsın? Şapkadan tavşan çıkarmayı da aşıp, tavşandan şapka çıkarıyor ama o da işe yaramıyor. Beyninin, zekasının ve yeteneklerinin acıdığına, incindiğine hatta yıldığına adım gibi eminim. Bir sezonu Servet ve Tomas ikilisinin toplamından daha fazla sarı kartla tamamlamış bir adama, o kırmızı kart darbesi de koymaz herhalde. Ancak o cezalıyken Fenerbahçe ne yapar? İşte orası ciddi bir muamma. Fenerbahçe kendi eliyle kendisini gayya kuyusuna yuvarladı. Bundan sonra ne olur derseniz. Çok şey olabilir. Olabilir de; ‘kriz yönetimi’ dersinden, peş peşe sınıfta çakan bir kulüp, bunu nasıl başarır onu bilemiyorum |
|
|
|
#4 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Bu Fenerbahçe’yi neresinden tutsan elinde kalıyor. Hocasıyla, futbolcusuyla, yöneticisiyle, başkanıyla... İnanın dünkü maçı sonuna kadar izlemekte zorlandım! Fenerbahçe artık sıkıntı veriyor. Çok ağır oynuyor, pozisyon bulamıyor, futbolun gereklerini yapamıyor. Kadroya bakıyorum; Selçuk, Deniz, Bekir, Vederson, Andre Santos, Güiza!.. Emre ve Alex dışında elle tutulur tek oyuncu yok. İkisi dışındaki Sarı-Lacivertli oyuncuların Belediye’de oynayanlardan farkı yok. Fenerbahçe taraftarı Emre orta sahada koşsun, Alex önde bir şey yapsın diye bekliyor. Diğerlerinden en ufak bir beklentileri yok.
Yetenekli oyuncu yok Futbol bir takım oyunudur. Bu kadar başı boş, kötü, maça hazırlanmamış bir topluluk, takım olamaz. Ya saha dışındakiler? Kenarda rezalet bir teknik direktör var. Kadro yanlış, oyuna müdahaleler çok kötü. Daum futbol adına her şeyi yanlış yapıyor. Takım arka arkaya beş pas yapamıyor. Sol kanatta Santos ve Vederson bal yapmayan arı gibiler. 90 dakika hiçbir şey yapamıyorlar. Tek bir çalım bile atamıyorlar. Savunmada Bekir, Bilica kademe yapamıyor. Santos, Gökhan onların kademesine giremiyor. Her şey yanlış. Bu kadar yeteneksiz oyuncunun olduğu bir takımın galip gelmesi de imkansız. Aydınus kasten kart vermedi! Tüm yanlışlara rağmen yine de kazanabilirdi Fenerbahçe. Ama tam o esnada hakem Fırat Aydınus sahne aldı! En kritik anda, Fenerbahçe biraz kıpırdanmışken Belediye aleyhine kırmızı kartı göstermedi. O pozisyonu görmemesi mümkün değil. Aydınus’un görmediğine inanmıyorum, bana göre bilerek kırmızı kartı çıkarmadı! Sonrasında Alex’e kırmızı verilmez. Ondan öncesinde de tartışmalı sarı kartlar var. Aydınus da yenilginin sorumlularından... İnanın ne yazacağımı şaşırıyorum. Bu Fenerbahçe hiçbir yönüyle kabul edilemez. Daum hemen gönderilmeli İş tekrar dönüp dolaşıp Daum’a geliyor. Fenerbahçe yönetiminin bir an önce Alman hocayı göndermesi lazım. Daum’la bu işin gitmeyeceği anlaşıldı. İş işten geçmeden yönetim müdahalesini yapmalı çünkü böyle giderse bir iki hafta sonra Fenerbahçe yarıştan kopacak. Kenarda Semih ve Gökhan Ünal gibi iki hücumcusu var, bir buçuk yıldır piyasada olmayan Deivid’e ‘kurtarıcı’ gözüyle bakıyor. Bu tür hatalar yapan teknik direktöre ancak gülerler! Sadece Daum’u göndermek de çare değil. Oyuncuların dikkatinin çekilmesi, uyarılması lazım. Fenerbahçe 7 maçtır kazanamıyor. Takım yere düşmüş halde. Futbolcuların tekrar ayağa kaldırılması gerekiyor. Bunu Daum yapamaz. Finali dünkü mağlubiyetin sorumlularını yazarak yapalım; Daum, Fırat Aydınus ve Fenerbahçeli futbolcular... |
|
|
|
#5 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Gidişat çok kötü
İstanbul BŞB ve Olimpiyat Stadı F.Bahçe'ye çok ters geliyor. Dün de böyle oldu. Gelenek bozulmadı desek yeridir. Yalnız dün bu iki etkene 3. olarak Aydınus ve yardımcılarını da eklemek gerekir. Fenerbahçe'nin oyununu eleştiririz ama ilk önce sahada 'patronum' diyenlerin icratına bakmak gerekir. Fenerbahçe'nin attığı gol nizami. Türkiye'de (pasif ofsayt kuralından sonra) ilk defa iptal edilen gol bu! Maça gelince... Abdullah Avcı'nın talebeleri 90 dakika sonunda bir saniye bile disiplinden kopmadılar. Onları tebrik ederim. Haa maçın hakkı 'galibiyet mi?' derseniz kaleye 3 kere gelip gol atan takım için 'galibiyet hakkı'nı vermem. Olsa olsa bu maçın hakkı beraberlikti. Önemli gelişmeler olabilir Bu arada gollerden bahsetmişken atılan ikinci golde bayrak niye kalkmadı? Gol olsun diye atılan pas yüzde yüz ofsayt. Fenerbahçe'nin golü iptal, Belediye'ninki nizami! Biraz da Fenerbahçe'ye bakalım. Eksikler, sakatlar fazla. Sahaya çıkan takım eldeki imkanlarla bu kadar. Ama gene de Fenerbahçe'nin dünkü 11'i Belediye'yi yenmeye yeter de artardı bile. Futbolcularda da eksiklik var. İlk golde Bilica'nın hem ofsaytı bosması hem de arkaya adam kaçırması yüzünden hatası büyük. Belediye ilk 45 dakikada 1 kere geldi, gol attı. Fenerbahçe ne yaptı? Hiç! İkinci 45 dakika Deivid ile Christian'ın oyuna girişiyle top Fenerbahçe'de daha fazla kalmaya başladı. Baskı yaratıldı ve o arada Alex'in muhteşem golünü seyrettik. Herkes ikinci golü Fenerbahçe atacak diye beklerken 10 kişi kalınmasından sonra kontratakla Belediye'nin attığı ikinci golü izledik. Fenerbahçe zirveden yavaş yavaş uzaklaşıyor. Bundan sonraki günlerde neler olacak doğrusu ben de merak ediyorum. Herhalde önemli gelişmelere tanık olacağız |
|
|
|
#6 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Dört büyükler içinde, savunmadan çıkarken top kaybını en fazla yapan takımdır Fener. Bunu hisseden Avcı, Fener'in savunmasına 3. bölgede baskı yaparak başladı. Gökhan önü Deniz de Daum'un yeni hamlesi idi. Alex ve Güiza dışında hücumcu olmayınca da hücumda çoğalamadığı için zaten Türkiye'nin en çok isabetsiz orta yapan takımı olan Fenerbahçe, rakip kaleye gidemiyordu. Ama 15. dakika sonrası Fenerbahçe cesaretlendi, Deniz ceza alanına sürpriz adam olarak geldi. Kubilay analiz ekibine, maçlarda 'gol pozisyonu öncesi top kaybı' sayısına baktırırım. Yani, takımların final pası beceriksizliklerinin tespitidir bu. Fener bugüne kadar tam 36 kez final pasını becerememişti. Bu maçta da ilk 20 dakikada Emre ile bunu bir kez yapıyordu. Sonra da, yazımın başında yazdığım ve cuma akşamı "İleri 3'lü" programımda "Fener İskender'den böyle gol yiyecek" diye gösterdiğim oluyor, savunma çıkışı Selçuk'un kaptırdığı top, Bilica'nın ağırlığı ile de birleşince Fenerbahçe, ilk yarıda verdiği tek pozisyonda golü yiyordu.
Resmen Alex'i tahrik etti Adam eksilten oyuncu sayısının azlığı, öne doğru oynama becerisi olan adam sıkıntısı Fener'in başının derdi. Bunu Deivid ile çıkıştaki kayıpları da Baroni ile yenmek istedi 2. yarıda Daum.... Doğru hamleler, Büyükşehir'in korkaklığı ile birleşince Alex klasıyla bunu rakibine ödetti. Emre yine müthiş, Gökhan sorumluk alan, Alex ise top kazanmaya bile istekliydi. Ekrem'e, hakem olsa Göksel başkanın bile kırmızı göstereceği pozisyonda sarı kart gösteren ve 'iyi bir ön libero gibi' Alex'in pasını kesen ve haklı kırmızı gösterse de o kart öncesi Alex'i tahrik eden Fırat hocayı anlayamıyordum. Hayatımda hakemle ilgili yazmam ama bu maçın kaderini yanlış kararları ile Aydınus ve yardımcısı belirledi. Büyükşehir, futbol adına güzellik sergilemeden aklıyla maçı kazandı. Fener'in oyuncuları, kapasitelerinin üzerinde bir ruhla oynuyorlardı. Bu da Fenerbahçe'yi, Daum ne kadar engel olursa olsun, kadro yetersiz olsa da başarıya götürebilir. |
|
|
|
#7 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Saha sonuçlarında istikrarlı sorunlar var. Ve teknik adam olarak bunlara çözüm bulmak zorundasınız. Ama aynı taktik, tertip, görev anlayışı ve mantıkla tüm maçlarda sahadasınız. Hangi gözyaşı sizi kurtarabilir? Lille gibi İstanbul Belediye de tek santrfor ile oynuyor. Amaçları rakibi bozmak, oyunu kesmek... Kurguları mücadele üstüne. Ve sen yine saha içinde hamle yapmıyor, mazeretlerinin arasından bir farklılık üretemiyorsun. Bu kez seni aklayacak, kenara gözü yaşlı gelecek bir futbolcu da yok. Kimin gözyaşlarına vereceksin bu futbolun hesabını? "Etkili oyuncularım yok" diyebilir misin? Özer Hurmacı daha bir ay öncesine kadar "hazır değil" diyerek yedeğe soyundurduğun oyuncun. Uğur Boral'ı zaten hiç düşünmemişsin. Lugano'nun eksikliği midir bu goller, yoksa oyuncularından esirgediğin cesaretsizlik mi? Kim ağlayacak senin bu haline? Cristian ve Deivid kulübede. Demek ki oynayabilirler. O zaman çevir sistemini üçlü defansa. Forveti ikili yap... Alex arkalarında oynasın. Var mı Vederson ve Gökhan gibi hücum beki kimse de? 3-5-2 mi çağ dışı, yoksa rakibi ve maçı farklı düşünüp, farklı davranamamak mı? Bir forveti dört defans, iki de orta saha ile beklemenin korku dağlarından başka kime faydası var? Tribünde ağlayanların gözyaşları ne olacak? GÜİZA'YA YENİ KİMLİK Güiza gol kaçıran santrfor tipinden, dün gol pozisyonuna bile giremeyen santrfor haline geldi. Ağlayan santrforun, bitik ayaklarının, takım güveninden eksilen performansını hâlâ umutla beklemek kime, ne kazandırıyor. O ağlıyor, Fenerbahçeli'nin de anası ağlıyor. Hangi gözyaşı değerli? Fırat Aydınus, yardımcısının yanlış yorumunda "buz" gibi golü iptal ediyor. Santos ofsayt ama hangi kalecinin görüş alanında... Cristian'a da gösteremiyor kırmızı kartını, Güiza'yı indiren son adam Ekrem Ekşioğlu'na da. Üst düzey hakemin, üst düzey yanlışları. Fenerbahçe'nin kötü oyununa çok lafımız var ama hakem kararlarında "hak etmeyen" maddesi yok. Kim ağlayacak şimdi taraftarın içindeki ateşi söndürmek için? Hangi gözyaşı dindirir ki bu yangını... |
|
|
|
#8 |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
Hakem Fırat Aydınus belki de kariyerinin en kötü maçlarından birini çıkardı.
Deniz’in golü verilmeliydi Fırat Aydınus ve yardımcı hakemlerinin fazla zorlanmadan tamamlamak üzere oldukları ilk yarının uzatma dakikası içinde gelişen pozisyon çok tartışılacak. Deniz’in şutunda, Santos rakip kale çizgisine toptan ve savunma oyuncularından daha yakındı. Direkt kaleye giren top sonrası yardımcı hakem Orkun Aktaş, Santos’un müdahalesi gerekçesiyle kaldırdığı bayrakla golü iptal ettirdi. Rakibe müdahale, bariz şekilde rakibin görüş çizgisini ya da hareketini engelleyerek veya hakemin düşüncesine göre rakibi aldatıcı, oyalayıcı hareket yaparak topla oynamasını engellemektir. Deniz topa vurduğunda Hasagiç ile arasında kimse yoktu. Top kaleye girmek üzereyken Santos, öne doğru hareket etti. Yardımcı hakem Orkun Aktaş, topun Santos’un göğsüne çarparak kaleye girdiğini sanmış olmalı ki, itiraz için gelen Fenerbahçeli oyunculara göğsünü işaret etti. Belki de Santos’un öne doğru hareketini kaleciye müdahale ettiği kanısıyla bayrağını kaldırdı. Bence her iki durum da söz konusu değildi. Top ne Santos’a çarptı, ne de Santos Hasagiç’in görüş alanını kapadı. Gol verilmeliydi. Baroni ve Ekrem’e kırmızı İkinci devrenin başında Cristian’ın Serhat’a yaptığı aşırı kuvvet kullanarak topa hakim olma şansı olmadan rakibini sakatlayıcı hareketine kırmızı kartını çıkarmalıydı. Kaleye doğru hareketlenen Güiza topu kontrolüne alabilirdi. Ekrem’in rakibini tutması Güiza’nın bariz gol şansını engelledi. Aydınus’un çıkardığı kartın renginin sarı değil, kırmızı olmalıydı. Alex’e kırmızı yanlıştı Alex’in arkadaşına attığı pası yanlış yerde durduğu için engelleyen Aydınus, pozisyonun devamında Efe’ye yaptığı faulde Alex’e çıkarması gereken kartını gösteremedi. Bundan etkilenmiş olmalı ki Alex-Mahmut ikili mücadelesinde direkt kırmızı kartını çıkardı. Top her iki oyuncunun da oynama mesafesindeydi. İkisi de topa ayaklarını kaldırmıştı ve ilk dokunan Mahmut’tu. Alex’in kontrolsüz teması sakatlayıcı değildi. Kırmızı kart hatalıydı. İkinci gol ofsayttı Belediye’nin attığı ikinci gol de tartışmalıydı. Top kale alanı önüne ortalandığında Ali Güzeldal, toptan ve rakip oyunculardan kale çizgisine daha yakındı. Oyuna ve rakibe müdahalesi vardı. Top ortalandığı anda yardımcı hakem bayrağını kaldırmalıydı. Seken topu tamamlayan İskender’in attığı gol iptal edilmeliydi. Aydınus ve yardımcı hakemi Orkun Aktaş kararları ile maçın skorunu etkilediler. |
|
|
|
#9 | ||
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Yaş: 36 Mesajlar: 3,354
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Alıntı:
__________________
. . . . . No_Expectation No_Disappointment . . . . . Kendi düşen ağlamaz,Ağlama Fenerbahçem |
||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|