Fenerbahçe Taraftar Forumu

Geri Git   FENERBAHÇE TARAFTAR FORUMU > Fenerbahçe Spor Kulübü Branşları > Futbol > Futbol Muhabbet Forumu

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Arama
Eski 29-04-2010, 19:11   #1
ombudsman
SarıKanaryalar Yönetim
ombudsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 1- Volkan Demirel
Yaş: 54
Mesajlar: 6,203
ombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to behold
Standart hatıralardan büyük bir fenerli rahmetli Halit Çapından

Arasıra pc'mizi temizlemek zorunda kalıyoruz, eskidi meret , bir baktım neleri saklamışım, bazıları yazılmış olabilir arşiv epeyce geniş hatırlamış olursunuz
yazıları olaylarıda aktararak saklamışım orjinalliğini bozmamak için aynen yazıyorum...
gördüm ki üstünden yıllar geçsede herşey eski tas edki hamam, film aynı senaryo birebir, aktörler ve figüranlar değişik...

Rahmetli Halit Abi'mizle başlayalım, hatta başlamadan önce o en çok sevdiğim sözünü yazalım...

"Ahir ömrümüzde içimizdeki sevdanı yeni baştan yeniledin, kalp atışlarımıza bir başka ritim getirdin, aziz Fenerbahçe..."

Meşhur Fenerbahçe - Samsunspor maçını hatırlarsınız, hani Miço'nun(Müjdat Yetkiner) Samsunlu kenanın kafasını gözünü yardığı... ben tribündeydim ozaman vur vur vur diye bağırıyorduk, olayı yaşamamışlar için bir hatırlatma yapıp Halit Çapının konuyla ilgili yazısını aktaralım...

Yıl 1987 samsundaki ilk maç 0-0 bitmiş kupa maçının rövanşında fener 3-1 yenilmiş samsuna...

Maç sonunda tam bir arbede yaşanır. İlk olarak kaleci Fatih, antrenör Mitroviç’e sarılarak Fenerbahçeli futbolculara küfür etmeye başlar. Soyunma odasına giderken Abdülkerim’le küfürleşirler ve yedek kaleci Şenol, Abdülkerim’e vurur. Bir anda karışan sahada maçın sonlarında Müjdat’a çok sert bir hareket yaparak gerilimi iyice artıran Kenan, Fenerbahçeli futbolcuların arasında kalır ve dayak yer. Polisler 3 dakika sonra olaya hakimdirler fakat kavga bitmek bilmez. Tanju sahada sinir krizi geçirir. Aynı şekilde Rıfat’ın ağzı ve burnu yediği yumruklarla kan içinde kalır. Samsunsporlu futbolcular kendilerini zor attıkları soyunma odasının camlarını kırarlar ve basını içeri almak istemezler. Fenerbahçeli futbolcuların neredeyse tamamı kendilerini kaybettiklerini ama olayları Fatih’in başlattığını, hem maç içindeki hareketleriyle, hem de maçtan sonra ettiği küfürlerle işi çığrından çıkardığını söylerler.

Maçtan sonra sıcağı sıcağına yapılan ilk yorumlarda;

Ali Uras : Raporlar gelir gelmez olağanüstü toplantı yapacağız. Olaylar affedilir cinsten değil, Türk sporu için yüz kızartıcı. Olayda anti sportif tavırlarıyla bilinen birkaç futbolcunun rolü var. Eski bir sporcu ve şimdi bu işlerin başındaki insan olarak bu gibilerin futbol hayatlarının bitmesi için elimden geleni yapacağım.

Kemal Ulusu : Seyirciler olaya karışmadığı için Fenerbahçe’nin sahası kapatılamaz.

Mehmet Ağar (İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı ve Futbol federasyonu Üyesi) : Dikkat edilecek olursa olaylar tribünde değil sahada çıkıyor, tribünde yeterli güvenlik önlemleri alınmış durumda.

Tahsin Kaya : Suçlu sadece Fenerbahçeli futbolcular değildir. Maç boyunca herkes gördü, Samsunspor kalecisi Fatih yaptığı hareketlerle ve ettiği küfürlerle oyuncularımızı tahrik etti.

Ali Uras ertesi günü ceza vermek için hiçbir hukuksal yetkileri bulunmadığını ama elinden gelse en ağır cezayı vereceğini açıklar. Fenerbahçe ve Fenerbahçeli İsmail, Müjdat, Abdülkerim, Hasan, Sedat ve Zafer, Samsunsporlu Fatih, Kenan ve Zafer Profesyonel Ceza Kuruluna sevk edilirler.


Sene içinde Hasan 5 maç, Abdülkerim ise 8 maçla, 4 maçdan fazla ceza aldıkları için lig maçlarında oynayamayacaklardır. Fenerbahçe diğer oyuncular için 4, Samsunspor’da 2 milyon yatırarak cezalar kesinleşene kadar ligde oynamalarını sağlarlar.

Fenerbahçe’nin bundan sonra oynayacağı ilk maç tesadüf eseri kendi sahasında Samsunspor maçıdır ve Futbol Federasyonu güvenlik sebebiyle bu maçın İstanbul dışında oynanacağını, bu şehrin Ankara olabileceğini açıklar ve buna sebep olarak da gözlemci raporunda kavgaya 2 Fenerbahçe taraftarının karıştığının yazılı olmasını gösterir.
***
Olay giderek enteresan bir hal almaktadır. O dönem ayın en güzel golünü atan futbolcuya Derimod tarafından ödül verilmektedir ve gazetecilerle Ali Uras, Derimod Ayın Golü Yarışmasında bir araya gelince değişik bir diyalog çıkar ortaya.

Togay Bayatlı – Sayın Başkan, Samsun maçı nerede oynanacak ?

Ali Uras – Ben de aynı soruyu size soruyorum. Okuduklarıma göre hiçbiriniz olayları tasvip etmiyorsunuz.

Nezih Alkış – Başkan sizsiniz.

Togay Bayatlı – 51 inci madde tahrik eden takımın da sahasının kapatılmasını söylüyor.

Ali Uras – Gözlemci raporunda 2 sivil var. Samsunsporlu futbolculara saldırmış. Maçı İstanbul’da oynatamam.

Can Bartu – Peki Ankara’da olay çıkmayacağına kim garanti verebilir ? Fenerbahçe seyircisi daha çok tahrik olmaz mı ?

Ali Uras – Orada da olay çıkarsa ceza veririz. Ama bu cezalarla bu nereye varır ?

Nezih Alkış – İstanbulda’ki toplantıda yetkimiz yok dediniz. Sonra Ankara dosyayı bizim yetkimiz yok diyerek size geri yolladı...

Ali Uras – Ben o toplantıda olaylara karışan seyirciler var, kapatlım dedim. Sonra Hukuk Kurulu ile temas kurduk. 26 ıncı maddeye göre tedbir olarak kapatma hakkımız var.

Talay Erker – Bant var, TV’den istediniz mi ?

Ali Uras – İstedik, çekmedik dediler.

Talay Erker – Var var... TV çekmiş, biz izledik.

Togay Bayatlı – Suçlu futbolcuya ceza verilir, maç İstanbul’da neden yapılmasın ?

Necmi Tanyolaç – Vali güvenliği sağlarım diyor. Sonra dava açılabilir.

Ali Uras – Açılırsa açılsın, taviz vermem.

Şansal Büyüka – Cuma günü sahayı kapatsaydınız olurdu. 5 gün önce yetkimiz yok dediniz. Şimdi de ceza kurulu bizim yetkimiz yok diyor.

Ali Uras – Aynı şeyi hangi takım yapsa sahayı kapatırdım. Ben 6saray’ın sahasını kapattım, ama hakkım yoktu.

İslam Çupi – Fenerbahçe’nin sahasını kapatmak zorundaydınız. Dediniz ya g.saray’ın sahasını kapattım, ama hakkım yoktu diye, şimdi durum 1-1 oldu.

***

Olaylara tanık olan saha içindeki gazeteciler ise olayların çıkış şeklini şu şekilde anlatırlar;

Kemal Adar – Bütün terbiyesizlik kaleci Fatih ile başladı. En suçsuz insan Abdülkerim. Adam resmen yandı. Oysa hiçbir şeye karışmadı.

Haldun Domaç – Maçın bitiminde Kenan’ın Müjdat’a yaptığı sert hareket gergin olan ortamı alevlendirdi.

Vahap Hacıoğlu – Samsunspor kalecisi Fatih el kol hareketleri ile Fenerbahçeli futbolcuları kışkırttı. Özellikle Şenol’a sürekli küfür ediyordu. Abdülkerim’in fazla suçu yok.

Yaşar Saygı – Fatih, Fenerbahçeli futbolculara maç boyu küfür etti. Bu tahriklerin rolü var. Maç sonunda İsmail’in Rıfat’a yumrukla saldırdığını gördüm.

Murat Roman – Fatih soyunma odasına giderken Abdülkerim ile küfürleşti. Bunun üzerine yedek kaleci Şenol’da Abdülkerim’e vurdu.

Ve Federasyon maçın İzmir’de oynanacağını açıklar. İşin başka bir boyutu, hasılat sebebiyle Fenerbahçe’nin fazla itiraz etmemesini sağlamaktır aslında.

Ali Uras güvenlik olmadığı sebebiyle maçın İstanbul dışında, İzmir’de oynanacağını açıklarken İstanbul Valisi Nevzat Ayaz, yaptığı yazılı açıklamada tüm güvenlik önlemlerinin alındığını ve maçın İstanbul’da oynanmasında hiçbir sıkıntı olmadığını bildirir.

Fenerbahçe İdari Mahkemeye başvurarak yürütmeyi durdurma kararı almak ister fakat başvurusu reddedilir. O esnada zaten kaos içindeki Fenerbahçe’nin başka bir problemi de Semih Bayülken’i Haysiyet Divanı’na vermesidir.

Mahkemenin talebi reddetme sebebinin Beden Terbiyesi ve Spor Genel Müdürlüğü’nün mahkemeye verdiği rapordaki (Avukat Rahmi Mağat ve Avukat İsmail Özersin) Fenerbahçeli futbolcuları değil sporculukla, insanlıkla bağdaşmayacak şekilde davranmakla suçlaması olduğu anlaşılır.

Önce, gözlemci Sedat Özselçuk’un raporunda seyircinin olaylara karışmadığı ve Lukovcan, Pesiç, Önder, Şenol ve Kayhan’ın isimlerinin geçmediği iddia edilir.
Fakat mahkeme bu talebi reddederken raporda sahaya seyircilerin atladığının yazıldığını da açıklar.
Yönetim Kurulu Üyesi Ogün Altıparmak, Özselçuk’un maç bitmeden staddan ayrıldığını, bu durumun birden fazla şahidi bulunduğunu, kendisinin görmediği şeyleri yazdığını, kaldı ki sahaya seyircilerin atlamadığını söyler.

Federasyonun, maçın İzmir’e alınmasının bir saha kapatma cezası olmadığı, güvenlik açısından yetkisini kullanarak maçı tarafsız sahaya aldığı açıklaması kafaları iyice karıştırır.


Ve Fenerbahçe’nin aldığı cezalar açıklanır. Saha 2 maç kapatılırken Abdülkerim, Hasan ve Müjdat 4’er ay, İsmail, Sedat ve Zafer 3’er ay, toplam 21 ay ceza alırlar. Samsunspor kalecisi Fatih 1 maç ceza alırken Rıfat ve Kenan suçsuz bulunurlar.

Fenerbahçe bu kararı, özellikle de Fatih’e 1 maç ceza verilmesini yüz kızartıcı bir karar olarak değerlendirir. En ağır cezalardan birisinin olaylara karışmayan Abdülkerim’e verildiğinin altı çizilir. “Bugün sportmenliğin ve sporun koruyuculuğunu rolünü üstlenen ve elinde purosu ile televizyonlarda, yetkim olsa hayatlarını söndürürüm, diyebilecek bir cesareti kendisinde bulan Futbol Federasyonu Başkanı’na söyleyeceğimiz hiçbir söz yoktur. Cezalara karşı değiliz, geliş şekline, konan tavra ve ağırlığına karşıyız.”

Ali Şen, Emin Cankurtaran, Faruk Ilgaz, Osman Kavrakoğlu, Fikret Arıcan gibi isimler, hukukçular ve yönetim kurulu bir araya gelerek Federasyona karşı birleşirler. Fenerbahçe’nin maçlara çıkmaması bile gündeme gelir.

Federasyona bir başka tepki de g.saray’dan gelir. Basın sözcüsü Selçuk Uygur yaptığı açıklamada, bu cezaya esas kendilerinin itiraz etmesi gerektiğini, çünkü Beşiktaş’tan puan alabilecek tek takımın Fenerbahçe olduğunu, Federasyonun bu kararla Fenerbahçe’den çok g.saray’ı cezalandırdığını söyler.

Halit Çapın alır kalemi eline ve döktürür...

BİZ FENERBAHÇELİYİZ,BİZDEN ÇOK ADAM ÇIKAR

Merhum peder gece rüyama sokuldu usul usul...Ölürken olduğundan daha üzgündü kahrolayım...Ve dahi kırgın ve küskün...Düşleri yönetmek olanaksız...
-"Ne oluyor Fenerbahçe'ye? " diye sordu kaşları çatık...
Özlemiştim...
-"Senin Fenerbahçelilerin çoğu zaten olduğun taraftalar...Kalanlar yaşadıkları halde,sen nasılsan öyleler kanımca...O efsane kişiler Cihat'lar, Murat'lar, Ahmet'ler,Selahattin'ler, Kamil'ler,Erol'lar,Müjdat 'lar,Fikret'ler,Halit,Lef ter,Suphi,
Can'lar ve diğerleri,diğerleri o birbirine forma devreden yenilmez armada...Onlar bu dünyada kahırrrr...
Aldırma,senin Fenerbahçe'n değil şimdikiler...İyi ki ölmüşsün...Şimdikiler devşirmeler...Ama taraftar senin taraftarın...Sencileyin bir taraftar...O yüzden oralarda sıkma canını...Sen gösterdin ,senlen bildik:


Biz Fenerbahçe'yiz...Bizden çok adam çıkar...

Galatasaray,Beşiktaş,Trab zon,Samsun,Altay,Gençler, Ankaragücü ve diğerleri ve hepsi olmazsa Fenerbahçe olmaz...Kabulümdür...
Ama Fenerbahçe yoksa saydıklarımın hiçbiri olmaz...Bu lafım doğrudur...
Fenerbahçe 20 milyon taraftarıyla , değil Türkiye'de;dünyada bile başka bir türlü olaydır...Fenerbahçe Mit'tir.Bilmeyenler bilenlere sorar...
Dışlayın Beşiktaş'la Galatasaray'ı...Anadolu takımları sahada yokken,Fenerbahçe Bursa'ydı...Fenerbahçe Samsun'du...Antalya idi,Malatya idi,Trabzon'du,Zonguldak' dı,Kocaeli,Diyarbaır idi...Abartmasız Fenerbahçe Türkiye idi...Diğerleri devede kulak idi...(Ben de senin ! )
Şimdi bana gine küfürler yağacak ,telefonla mektupla...Bütün sülalem yıkanacak bir güzel...Vızzz ! Ben her sabah besmeleyle evden çıkarken,é Beş misli fazla " demeyi alışkanlık haline getirmişim...Ona göre..."Düt demeye dudak gerek"...
Rahmetli Şükrü Gülesin'in bir lafı vardır ,diline pelesenk ettiği:Türkiye'de her çocuk Fenerbahçeli doğar,sonra takım değiştirir" diye...(Türkiye İstanbul,Ankara,İzmir değildir sadece)
Elinizi yüreciğinize koyun-Yüreciğiniz dedim de Sayın Başkan:Gün gelecek...Yüreciğiniz dizlerini dövecek-öyle yapıp içinizden cevaplayın.Sen Samsun'lu kardeş,sen Trabzon'lu,sen Malatya'lı,sen Antalyalı,siz siz hepiniz kardeşler,milli lig kurulmadan neredeydiniz ? Kimle aynı yürek ,kimle beraberdiniz?
Sağolun...
20 Milyondan fazla taraftarı olan ,her oynadığı takımı ihya eden,bu takıma gönül koymuş kişilere babalarından miras olarak ne kasa kalmıştır,ne malikane...Fenerbahçelile r'in baba mirası Fenerbahçelilik'tir...Ve Fenerbahçeliler gerektiğinde baba mirasını korumayı bilirler...
Spor yaparken dövüşmek ayıp ötesi...Anca ben onbeş yıl polis muhabirliği yaptım,en azından yüz cinayet gördüm...Bunların doksanında gerçek katil öldürülendi...Belirtmekte yarar vardır.Siz ne dersiniz Hasbi Bey Ağa ?
Evet sporda,sporcularda bazı şeyler ayıp...
Amma velakin daha çok yakınlarda,Çok sayın Ali Uras,televizyonda Fenerbahçe'yi nasıl ameliyat ettiğini beşuş bir çehre ile anlatırken ağzındaki Havana Puro az kala bıyıklarını yakayazdı...Az daha gözlerime gireyazdı...Bereket arkam ekrana dönük değildi...Odaya üflediği duman hala duruyor...
Sonra bu en büyük ameliyat sahibi zatın bir lafını okuyorum gazetelerde,gülmekten azkala altıma edeyazdım şu terso günlerimde...Neymiş efendim :" Babıali camiası biraz fazla sarı-lacivertli " imiş üstad için...Camialtı camiası da öyle,ne kadar camia varsa da öyle...Sahi yeni mi öğrendiniz ?
Sahayı neden kapattınız ?...
Klübü de kapatsanıza...Nasıl olsa şimdi siz 20 milyon kişiyi cezalandıran en büyük Nürnberg değil misiniz ?
Fenerbahçe altıncı da ,onaltıncı da olsa öcü değil mi ? ..Fenerbahçe şimdilerde,sadece ismiyle bile bazılarını prostat eder,gecede dört defa teşaşüre kaldırır...
Sahi sahayı neden kapattınız ?..

***

Gelecek kuşak Fenerbahçeliler,birilerin i ne bir "eski basketbolcu" ,ne bir " eski Prof." diye anımsayacaklar...Onlar bu olay anlatıldığı zaman kendilerince bilecekler kim olduğunu...Şöhretini ,ölümsüzlüğünü,zannımca bu Fenerbahçe Ameliyatı'na borçlu olacak...
Diyorum ki ,ben de ölümsüzleşmek için ,acep güpegündüz bir saatte gidip Yeni Cami'nin oralarda bir yere yestehlesem mi ?..

Not:Yestehlemek (Lugatı aç bak).

Halit Çapın -1987


alıntıdır
__________________
alierkan1957
ombudsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 29-04-2010, 19:19   #2
ombudsman
SarıKanaryalar Yönetim
ombudsman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 1- Volkan Demirel
Yaş: 54
Mesajlar: 6,203
ombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to beholdombudsman is a splendid one to behold
Standart


islam çupi ve rahmetli halit çapının tüyler ürperten yazıları arkadaşlar okuyun tüyleriniz diken diken olacak inanın

“Bu 4-3`luk kupa destanini gören yaşı yirmilik FENERBAHCE taraftarı, bir
30 yıl, Galatasaray-FENERBAHCE rekabeti söz konusu olduğunda hep bu maçı
anlatacaktır, böbürlenerek Fenerliliğini höpürdeterek.

Ve FENERBAHÇEli su destan maça şöyle bir kabadayılık asacaktır. "Biz
onlara ilk yarıda 3 gol avans verip, Galatasaray`ı kupada paçavra
ettik."

Ne oldu biliyor musunuz?

FENERBAHCE, Galatasaray`dan 3 gol yedi.

Ne vardı 3-0`dan sonra Galatasaray galerisinde? Tribünlerin hepsinde,
vatandaş tribününde basın ve şeref tribünlerinde ciklet yerine
FENERBAHÇE`yi çiğneyen alaylı şapur şupurlar ve rakibini küçümseyen dudak
valsleri.

Fakat o Galata kulesi dibi eski Yahudi kılıklı eskiciye benzeyen, her
maçtan önce güya Galatasaray`ı ısıtan hamamcı görevini üstlenen o Alman
kondisyoner pandomimcisi devre biterken , hangi top ilim ve irfanına
sığınarak eli ile FENERBAHCE tribünlerine "Beş... Beş..." işareti
yapıyordu.

O eli FENERBAHCE lavabona sokar sonra.

Bitmemiş bir maçın, en tehlikeli yani "güven"in dozudur.

Mustafa Denizli ve takimi maçın ikinci yarısına maçı kazanmış ekip
güveni içinde çıkarken, kendi timinin bünyesine 5 yer değişikliği ile
başka bir nefs ve hırs sokan Veselinoviç`in Fener ihtarını, ne
Galatasaray, ne de Mustafa Denizli ciddiye aldı.

Herhalde kazandığını düşünen bir takim, kaybetmeyi düşünmeyen bir ekiple
yarışırken, ne onun kadar inançlı, ne onun kadar yırtıcı, ne onun kadar
hırslı, ne onun kadar onurlu olabilir.

Bir metafizik gol atan Aykut kaybetmeyi düşünmüyordu. İkinci devre
boyunca Galatasaray yari sahasında şeytanin bolerosundan figürler yapan
Rıdvan kaybetmeyi düşünmüyordu. Galatasaray yari sahasının sol tarafına
hangi sari-kırmızı futbolcu gelmişse onları ayaklarından püs****tüğü
eterle bayıltan Hakan kaybetmeyi düşünmüyordu.

Bu maç basit bir maç değil, FENERBAHÇE için bir tarih maçıdır.

Belki Fenerli bir sair, ileride bu maçın üstüne şöyle bir mısra
düşecektir.

Fenerbahçe yenilmez... bu forma ile dalga geçilmez.”

İslam babadan sonra rahmetli usta Halit Çapın’ın tüyler ürperten yazısını geçmeden Galatasaray maçı havasına girilmez;

”Onlar hiç gelemiyorlar bana…

Onlar annemle babamlar… Hiç ama hiç gelemiyorlar…Ben gidiyorum bazı bazı…

Kendiler Kozlu Mezarlığı’nda otururlar…Yan yana, iç içe… İkisi de çok çok ölü…

İşittim ki annem yine çok bozuluyormuş babama… Kalkıp Fenerbahçe maçına gitmek istediği için.

Oturup söyleştik bir akşam üstü… Sanki yaşarmışız gibi…

İlk sordu babam : “Fenerbahçe ? O kaledeki kimdir ?”

Dedim ki, “Çok ünlü, dünya çapında bir tane.”

Dedi ki, “Cihat nerede ? Erdal nerede ? Şükrü nerede ? Selahattin nerede ? Diğerleri nerede ?”

İyiler hepsi dedim.

-Yeni çocuklar varmış. Nasıl bek hattı, haf hattı ?

Saydım söyledim.

-Murat ile Ahmet yok mu ? Mehmet Ali de bizim taraftaymış ha ? Selahattinler, K. Halil’ler. Peki Müjdat, Halit, Suphi de yoklar mı ? Lefter bıraktı mı topu ? Can büyüdü mü ?

-Baba baba, size nerelerdesiniz Allahaşkına ?

-Peki peki sıkma canını. Ama çok üzdüler şimdikiler bizi. Dirileri tribünlerde, yollarda, sokaklarda, gündüz işlerinde, gece evlerinde bitirdiler. Ya Fenerbahçeli ölüler ne yapsın, ne etsin, ne işlesinler ?

Fenerbahçe kadar ölü kalbi kıran bir takım yok, inan bana. Fenerbahçe geçtiğimiz dönemlerde ölülerin kalbini kırmıştır çok. Bu dirileri ne biçim insan oğullarıdır ? Ne olmazca bir taraftardır. Bu Fenerbahçe seyircileri ne biçim Mehmetçiklerdir…

-Senin bize eskiden anlattığın gibi baba. Bir aptal kara sevda işte.

-Keyfin yerinde peder bey.

-Eh ! İki senedir rahat uyuyorum. Yan tarafta Beşiktaşlılar var, Galatasaraylılar var. Annen iki tek hazırlıyor, onlara kaldırıyorum kadehimi. Yani, iyidir işte.

-Annem kadın nasıl ?

-Kızıyor arada bir bana. Kalkıp “Bir Fener maçına gitsem” diye takıldığımda. Diyor ki “Adam sen ölmüşsün. Fener’le ne işin var ?” Diyorum ki, “Fener yaşıyor hala.”

Ne olur bu maç dedi sonra.

Siz ölüler daha iyi bilirsiniz, bana sorma dedim.

-Sen çocuklara söyle, dirileri zaten yanlarında. Biz eski ölü Fenerliler için oynasınlar. Çünkü hem ölüm hem yenilgi çekilecek iş değil evlat.

-Peki baba söylerim, anneme ilet, ellerinden öperim.

Daldı. Usulca üstünü örttüm eski bir toprakla.”




alıntıdır
__________________
alierkan1957
ombudsman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 29-04-2010, 19:32   #3
poseidon
Don't Believe Me!
poseidon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jul 2009
Futbolcu: 20-Özer Hurmacı
Mesajlar: 1,276
poseidon is on a distinguished road
Standart

Şimdi nerede böyle ustalar :(
Valla elerin dert görmesin abi. Gerçekten çok güzel şeyleri paylaştın bizimle
__________________
Sanma Şahım / Herkesi Sen / Sadıkhane / Yar OLur
Herkesi Sen / Dost mu Sandın / BeLki oL / Ağyar OLur
Sadıkhane / BeLki oL / aLemde / Serdar OLur
Yar OLur / Ağyar OLur / Serdar OLur / DiLdar OLur
//sen piyonsun gidersen iki puan gider ben ise şahım ben gidersem oyun biter
gfb_zorba
poseidon isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 29-04-2010, 20:55   #4
delidana
Mehmet Ali
delidana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Sep 2008
Futbolcu: 2- Diego Lugano
Yaş: 42
Mesajlar: 3,802
delidana is on a distinguished road
Standart

Rahmetli Halit Çapın kalemi ve fenerbahçelilği çok güçlü bir yazardı.Babamın kitaplığında Bay Alkolsüz Zamanlar - Halit Çapın yazan bir kitabı dururdu. Kitabın adı ilgimi çektiği için Halit Çapın'ın adı seneler önce aklıma kazınmıştı.
__________________
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde;
beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak.

BİR FENERBAHÇE VAR
BİR DE DİĞERLERİ...
İNADINA FENERBAHÇE!!!

delidana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




no new posts