Futbolda Teknoloji Olmalı mı?
Frank Lampard’ın sayılmayan golünden sonra aklınıza ilk olarak ne geldi? Ben hemen Wembley 1966’a gittim. Geoff Hurst’ün üst direğe vurup çizgi üstüne düşen şutunu düşündüm. O golün verilmesini sağlayan Azeri yan hakem Tevfik Behramov, gözümün önüne geldi. Sonra 1991 Kadıköy’üne gittim. Şifo Mehmet’in şutunu çizgiden çıkaran Semih’i, kaleci Engin’in televizyoncu Bülend Karpat’a verdiği efsane “Yan hakem bana o.. çocuğu dedi” demecini hatırladım.
Almanya-İngiltere, Arjantin-Meksika maçlarından sonra ‘teknoloji futbolun içine girmeli’ yanlılarının sesi yeniden yükseldi. Tenis, Amerikan futbolu, kriket gibi sporlardan esinlenerek yeni kuralların zarureti üzerine vurgular yapıldı. Oyuncular-teknik direktörler-futbol yöneticileri de bu konuda artık ısrarcı. Yakın zamanda FIFA’nın bundan kaçışı olmayacak. Oyunun aktörleri bu müdaheleyi istiyorsa bana da kabul etmek düşer, karara saygılıyım.
Yine de bu değişiklikler sırasında oyunun ruhunun nasıl korunacağı çok önemli. Bugün ‘Çizgiyi geçti mi geçmedi mi’ye bakacaklar. Yarın ‘Ofsayt mı değil mi’ye (bkz: Arjantin-Meksika), bir sonraki gün kırmızı kartlara, bir sonraki gün ‘Penaltı içeride mi değil mi?’ye... Her tartışmalı pozisyon Lampard’ın şutu ve Tevez’in ofsaytı gibi net mi? İtalya-Slovakya maçında Skrtel’in içeriden çevirdiği top için kim nasıl karar verecek?
Şunu da unutmamak lazım, futbol izleyicisi stada geldiği an kör olur! 2003’te Ümit Karan’ın Adanaspor’a smaçla attığı ve dördüncü hakemin doğru bir şekilde iptal ettirdiği golü hangi Galatasaraylıya sorsanız dördüncü hakemi suçlar (o maçta orta hakemin hatalarından bağımsız olarak okuyun!). Tartışmalı pozisyonlarla ilgili statta bekleme süreci ortamı fena halde gerecektir (özellikle ev sahibi aleyhine çıkacak kararlar). Adama topun çizgiyi geçtiğini kanıtlasan sana iki pozisyon önceki faulü söylecektir. O yüzden teknolojinin hakemleri çok rahatlatacağını iddia etmek havada kalan bir tespit.
Halbuki futbolda en etkili teknoloji takdir-i ilahi! Almanlar 44 yıl beklediler, Lampard’ın pozisyonu kadar açık olmayan bir tartışma için “Yüzde yüz gol” pişkinliğiyle davranan İngilizlerin boynunun bükülmesi için... Arjantin’den o golü yiyen Meksikalıları Kosta Rikalılara sorsanız, size 2007’deki Gold Cup çeyrek finalinde yaşanan kırmızı kart rezaletini anlatırlar. Tottenham’da oynarken 2005’te Carroll’ın içerinden çıkardığı şutun sahibi Pedro Mendes iki yıl sonra Portsmouth formasıyla ManU’lu Vidiç’in kafasını içeriden çevirmiştir mesela...
Evet çok gelenekçi, çok romantik olabilirim ama bu oyun hikâyeleriyle güzel. Bu ‘Oynat Uğurcuğum’ modeli benimsense belki de Beşiktaş tribünlerinin yaratıcı tezahüratı “Pozisyon golmüş Allah belanı versin”i (kötü sözleri iyi kullanma sanatı) duyamayacağız. Bari burada teknolojiye yenilmeyelim...
BENER ONAR
RadikalSpor
29/06/2010
|