|
|
#11 |
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Yaş: 37 Mesajlar: 3,748
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SADECE FANATİK YAZMADI.. İŞTE 7 AY ÖNCE TAKVİM GAZETESİNDE ÇIKAN HABER..
BU HABERE RAGMEN KİMSE KILINI KIPIRDATMAMIŞ. İŞTE O HABER Yıl 1999... Galatasaray'ın UEFA Kupası'nda oynadığı Bologna maçında bir dram yaşanıyor. 3 milyon dolar bonservis bedeli ödenerek transfer edilen Alper Tezcan'ın bu karşılaşmada ayağı kırılıyor. Sağ bek ve stoper oynayan 'geleceğin yıldızı' Alper o gün unutuluyor. HİÇBİR DESTEK GÖRMEDİLER Sarı-kırmızılı yöneticiler, bir 'Geçmiş olsun'dan sonra Alper'in yüzüne bakmaz oluyor. Ne Adnan Polat, ne Adnan Sezgin, ne Abdurrahim Albayrak arayıp sormuyor. Oğlunu Silivri'den büyük ümitlerle Galatasaray'a getiren baba Şinasi Tezcan, yönetimin ameliyat için "Yeşil kart al" bile dediğini söylüyor. Bir baba, 2 oğlunu birden futbol aşkına Galatasaray'a verdi. Ve o çocuklardan biri büyüdü, 3 milyon dolar fiyat biçilen bir yıldız oldu. Ancak bir gün ayağı kırılınca kulüp, aileye 'yeşil kart' tavsiye etti! Baba ise haklı isyanını dile getirdi: Zor günümüzde kimse yok. Tam parlayacakken sönen yıldızlardan birisi oldu Galatasaraylı futbolcu Alper... 12 yaşındayken, Silivri'den otobüslerle kardeşiyle birlikte Florya'nın yolunu tutuyordu. Tam 18 yıl bu böyle sürüp gitti. Baba Şinasi Tezcan, bir oğlunu 10, diğerini 12 yaşında Galatasaray'a teslim etmiş, yemeden, içmeden, evlatlarının iyi birer futbolcu olması için çabalıyordu. MALINI SATTI Çocuklar da onun yüzünü kara çıkartmadı. Küçük oğlu Fatih, genç takımda kaptanlık yaptı. Büyük oğlu Alper ise yetenekleriyle bir anda parladı. Galatasaray'ın UEFA kupasını kazanan efsane kadrosundaki bir yıldızdı. 19'undayken 'Hagi'nin veliahtı' denildi. Baba Şinasi Tezcan çocuklarını yetiştirmek için Silivri'deki arazisini, 2 dairesini ve bir dükkanını sattı ama oğlunun başarısı için bu durumu gururla karşıladı. Ta ki o talihsiz maça kadar... 11 AMELİYAT GEÇİRDİ Galatasaray-Bologna karşılaşmasında Alper'in ayağı kırıldı... Ve genç yıldıza 3 milyon dolar fiyat biçen yöneticiler, "Geçmiş olsun" dileğinden sonra ortadan kayboldu. Tezcan ailesi acılarıyla baş başa kaldı. İlk ameliyatta yanında yer alan futbolcular da Alper'i yalnız bıraktı. Talihsiz genç, SSK hastanelerinde 11 ayrı ameliyat geçirdi. 2 yıl futboldan uzak kaldı. Son ameliyat, o dönemki Silivri Belediye Başkanı'nın yardımları ile yapıldı. Şimdi, tüm varlığını kaybetmiş ve yapayalnız... "TEDAVİ MASRAFLARI İÇİN BOŞANMAYI DÜŞÜNDÜM" Baba Şinasi Tezcan, oğlunun tedavi sürecinde kulübe giderek durumunu anlattığını belirtti. Kederli baba, daha sonra olanları şöyle özetledi: Bir iki hafta geçtikten sonra beni kulüp doktorları ve sağlık kurulu başkanı aradı. Oğlumun tedavisini sürdürmem için yeşil kart çıkartmamı tavsiye etti. Ben bu sözleri anlayamamıştım! Ama çaresizdim. Gittim kaymakamlığa. O zaman Bağkur'dan bir sosyal güvencemiz vardı. Yetkililer, yeşil kart alabilmem için şartların oluşmadığını söyledi. Hatta o zaman bir görevli bana eşimden boşanırsam ancak alabileceğimi söyledi. Bunu bile düşündüm." FATİH TERİM'E MESAJ Galatasaray sevgisini içinden hiç çıkartmadığını belirten Alper Tezcan, babasının üzüntüsünü anladığını ama geleceğe bakmak gerektiğini söylüyor. Kaderinde bunu yaşamak olduğunu belirten Alper, "Demek ki benim Galatasaray'daki kısmetim bu kadarmış. O talihsiz olayı yaşamasaydım belki bugün çok farklı yerlerde olacaktım ama bir kere oldu. Ben şimdi geleceğe bakıyorum. Futbol oynamaya devam etmek istiyorum. Yeteneğim, kendime güvenim tam" diyor. Şu anda Burdurspor'da hem antrenörlük hem de futbolculuk yapan talihsiz yıldız, Fatih Terim'e büyük saygı duyuyor ve ekliyor: Fatih Hocam lütfen bana yardım et... Takvim VE 2006 da ŞUBAT AYININ 2.SİNDE HICAL ULUÇ'UN KÖŞE YAZISI.. Böyle yazılar niye yazılmaz?.. SOĞUK bir perşembe akşamıydı 1999'un 9 Aralık'ı... Ali Sami Yen, Galatasaray'ın UEFA Kupası'na adım adım uzanışına tanık oluyordu o akşam Bologna maçında... İlk maçta alınan 1-1'lik sonucun ardından, rövanş çok çetin geçecekti elbet... Nitekim Hasan Şaş ile Ümit Davala'nın gollerine Nicola Ventola, Bologna adına cevap vermiş, maçın son dakikalarına 2-1 Galatasaray'ın üstünlüğüyle girilmişti. Sarı-kırmızılılar için yenilecek bir gol, tüm umutların sona ermesi anlamına gelecekti. Son dakikalara 2-1 önde girmiş takımın teknik direktörü Fatih Terim, 19 yaşındaki genç defans oyuncusu Alper Tezcan'ı yanına çağırarak maçın son 3 dakikasında savunmaya vargücüyle destek vermesini istedi... Dakikalar 89'u gösterirken değişiklik tabelası kalktı, Okan Buruk oyundan çıktı, Alper Tezcan dakikaların geçmek bilmediği maçın son anlarında oyuna girdi. Maçın bitmesine 3 dakika vardı oyuna girdiğinde... Maç bittiğinde sedyedeydi Alper Tezcan... 19 yaşında, oyunda yerine dahil olduğu Okan Buruk gibi aynen genç yaşta ayağı kırılıyordu Alper'in... 3 dakika oynamak için büyük bir hevesle girdiği maçtan, talihsizlik eseri, ağlayarak hastaneye götürülüyordu... Daha sonraları bir Süper Kupa maçında Suat Kaya'nın resmen göğsüyle engellediği topu, elle kesti deyip Real Madrid'e penaltı yaratan hakem yönetiyordu o Bologna maçını, Avusturyalı hakem Günther Benko... Maçın tansiyonu ne kadar yüksek olursa olsun, futbolcular arasındaki sertliğin ayarını dengeleyemeyen bir hakemdi o. Bir de Kamerunlu genç bir solbek vardı karşı takımda, Pierre Wome, 20 yaşında, Alper Tezcan gibi o da futbolun daha ilkbaharında... Maç boyu mücadelesinden ödün vermeyen, takımının sol kanadını evinin koridoru gibi rahatça kullanan genç bir futbolcuydu Wome... Dakikalar 90+1'i gösteriyordu ki oyuna daha yeni giren Alper, Wome ile çarpışmış ve ayağı kırılmıştı. Fatih Terim'in bir Avrupa Kupası maçının en kritik anında oyuna sürmekten çekinmediği 19 yaşındaki o yetenekli genç, şimdilerde 25 yaşında.. Talihsizliğinin de yardımıyla Türkiye 2. Ligi'nin B Kategorisi'nde mücadele veren İstanbul'un Yenibosna takımında... Maçlarından en fazla 5000 kişinin haberdar olduğu bir takımda... O dramatik olayın diğer kahramanı yetenekli solbek Wome ise bugün İtalya'nın en ünlü kulüplerinden Inter'in kadrosunda... Maç sonuçları milyonlarca insan tarafından takip edilen bir takımda... Şans bu ya!... Olay hiç yaşanmamış olsa, Inter'in sağ kanadını Alper, sol kanadını ise Wome savunuyor olabilirdi bugünlerde... O yetenekte olduğunu gösteriyordu 19'lu yaşlarında oynadığı tüm maçlarda... Ama olmadı... Sanırım bir spor keyfi, bir spor lezzeti alarak okudunuz bu yazıyı.. Hayır ben yazmadım. Bildiğiniz biri değil yazan.. Eğer Yahudi cemaatine mensup biri değilseniz, yazıldığı gazeteyi de bilmezsiniz.. Şalom.. Haftada bir çıkar.. Bir ara bana gönderiyorlardı. Sonra izini kaybettim. Birkaç sayısını bir okur göndermiş. Karıştırırken, Yakir'in yazılarına rastladım. Yakir Mizrahi.. Spor Yazarı.. Dikkat buyurun.. Spor Yazarı.. Bugün kalmayan mesleğin son mohikanlarından.. Neden?.. Derneğin adı bile "Spor Yazarları" iken, spor yazarı yok bugün?.. Çünkü spor sayfalarında spor yazılarına yer kalmadı.. Köşe yazıları.. Ve de genelde asparagas bir yığın haber.. Onun da yazısı yok.. Bir kocaman resim.. Resim kocaman olur.. İçeriği gerektiriyorsa, tam sayfa da olur.. Bizde öyle olmuyor.. Sayfayı artık spor sekreterleri değil, ressamlar çiziyor.. "Şuraya bir gölge" diye karalıyor. Servis şefi de o karalamaya uygun bir resim seçiyor. Habere, içeriğe değil, ressamın keyfine göre.. Sonra sayfanın dörtte birini kaplayan bir başlıklar ve spotlar silsilesi.. Sonra spotta yazanı aynen tekrar eden üç satır haber.. Doldu sayfa.. Spor yazısı nereye girecek şimdi?.. Girmesin zaten.. Kim uğraşacak yazı yazmak için zaten.. Yakir'in bu yazısı için sporu yaşamak lazım.. Alper'in nasıl hızlı bir ilerleme içinde A takımına yükseldiğini bileceksin. Onun ayağını kıranı bileceksin. Onu izleyip, bugün Inter'de olacağını bulacaksın.. O maçın hakemini ve kariyerini bileceksin.. Yazıda onu okutacak bilgiler, unsurlar olacak. Yazı okunacak kadar güzel bir Türkçe ile yazılacak.. Kim yapacak bu işleri.. Boş ver.. Şişir gitsin.. "Patronlar, Genel Yayın Müdürleri de öyle istiyor zaten.." dersin, içini de rahat ettirirsin.. |
|
|
|
|
|
#12 |
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Yaş: 37 Mesajlar: 3,748
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SADECE FANATİK YAZMADI.. İŞTE 7 AY ÖNCE TAKVİM GAZETESİNDE ÇIKAN HABER..
BU HABERE RAGMEN KİMSE KILINI KIPIRDATMAMIŞ. İŞTE O HABER Yıl 1999... Galatasaray'ın UEFA Kupası'nda oynadığı Bologna maçında bir dram yaşanıyor. 3 milyon dolar bonservis bedeli ödenerek transfer edilen Alper Tezcan'ın bu karşılaşmada ayağı kırılıyor. Sağ bek ve stoper oynayan 'geleceğin yıldızı' Alper o gün unutuluyor. HİÇBİR DESTEK GÖRMEDİLER Sarı-kırmızılı yöneticiler, bir 'Geçmiş olsun'dan sonra Alper'in yüzüne bakmaz oluyor. Ne Adnan Polat, ne Adnan Sezgin, ne Abdurrahim Albayrak arayıp sormuyor. Oğlunu Silivri'den büyük ümitlerle Galatasaray'a getiren baba Şinasi Tezcan, yönetimin ameliyat için "Yeşil kart al" bile dediğini söylüyor. Bir baba, 2 oğlunu birden futbol aşkına Galatasaray'a verdi. Ve o çocuklardan biri büyüdü, 3 milyon dolar fiyat biçilen bir yıldız oldu. Ancak bir gün ayağı kırılınca kulüp, aileye 'yeşil kart' tavsiye etti! Baba ise haklı isyanını dile getirdi: Zor günümüzde kimse yok. Tam parlayacakken sönen yıldızlardan birisi oldu Galatasaraylı futbolcu Alper... 12 yaşındayken, Silivri'den otobüslerle kardeşiyle birlikte Florya'nın yolunu tutuyordu. Tam 18 yıl bu böyle sürüp gitti. Baba Şinasi Tezcan, bir oğlunu 10, diğerini 12 yaşında Galatasaray'a teslim etmiş, yemeden, içmeden, evlatlarının iyi birer futbolcu olması için çabalıyordu. MALINI SATTI Çocuklar da onun yüzünü kara çıkartmadı. Küçük oğlu Fatih, genç takımda kaptanlık yaptı. Büyük oğlu Alper ise yetenekleriyle bir anda parladı. Galatasaray'ın UEFA kupasını kazanan efsane kadrosundaki bir yıldızdı. 19'undayken 'Hagi'nin veliahtı' denildi. Baba Şinasi Tezcan çocuklarını yetiştirmek için Silivri'deki arazisini, 2 dairesini ve bir dükkanını sattı ama oğlunun başarısı için bu durumu gururla karşıladı. Ta ki o talihsiz maça kadar... 11 AMELİYAT GEÇİRDİ Galatasaray-Bologna karşılaşmasında Alper'in ayağı kırıldı... Ve genç yıldıza 3 milyon dolar fiyat biçen yöneticiler, "Geçmiş olsun" dileğinden sonra ortadan kayboldu. Tezcan ailesi acılarıyla baş başa kaldı. İlk ameliyatta yanında yer alan futbolcular da Alper'i yalnız bıraktı. Talihsiz genç, SSK hastanelerinde 11 ayrı ameliyat geçirdi. 2 yıl futboldan uzak kaldı. Son ameliyat, o dönemki Silivri Belediye Başkanı'nın yardımları ile yapıldı. Şimdi, tüm varlığını kaybetmiş ve yapayalnız... "TEDAVİ MASRAFLARI İÇİN BOŞANMAYI DÜŞÜNDÜM" Baba Şinasi Tezcan, oğlunun tedavi sürecinde kulübe giderek durumunu anlattığını belirtti. Kederli baba, daha sonra olanları şöyle özetledi: Bir iki hafta geçtikten sonra beni kulüp doktorları ve sağlık kurulu başkanı aradı. Oğlumun tedavisini sürdürmem için yeşil kart çıkartmamı tavsiye etti. Ben bu sözleri anlayamamıştım! Ama çaresizdim. Gittim kaymakamlığa. O zaman Bağkur'dan bir sosyal güvencemiz vardı. Yetkililer, yeşil kart alabilmem için şartların oluşmadığını söyledi. Hatta o zaman bir görevli bana eşimden boşanırsam ancak alabileceğimi söyledi. Bunu bile düşündüm." FATİH TERİM'E MESAJ Galatasaray sevgisini içinden hiç çıkartmadığını belirten Alper Tezcan, babasının üzüntüsünü anladığını ama geleceğe bakmak gerektiğini söylüyor. Kaderinde bunu yaşamak olduğunu belirten Alper, "Demek ki benim Galatasaray'daki kısmetim bu kadarmış. O talihsiz olayı yaşamasaydım belki bugün çok farklı yerlerde olacaktım ama bir kere oldu. Ben şimdi geleceğe bakıyorum. Futbol oynamaya devam etmek istiyorum. Yeteneğim, kendime güvenim tam" diyor. Şu anda Burdurspor'da hem antrenörlük hem de futbolculuk yapan talihsiz yıldız, Fatih Terim'e büyük saygı duyuyor ve ekliyor: Fatih Hocam lütfen bana yardım et... Takvim VE 2006 da ŞUBAT AYININ 2.SİNDE HICAL ULUÇ'UN KÖŞE YAZISI.. Böyle yazılar niye yazılmaz?.. SOĞUK bir perşembe akşamıydı 1999'un 9 Aralık'ı... Ali Sami Yen, Galatasaray'ın UEFA Kupası'na adım adım uzanışına tanık oluyordu o akşam Bologna maçında... İlk maçta alınan 1-1'lik sonucun ardından, rövanş çok çetin geçecekti elbet... Nitekim Hasan Şaş ile Ümit Davala'nın gollerine Nicola Ventola, Bologna adına cevap vermiş, maçın son dakikalarına 2-1 Galatasaray'ın üstünlüğüyle girilmişti. Sarı-kırmızılılar için yenilecek bir gol, tüm umutların sona ermesi anlamına gelecekti. Son dakikalara 2-1 önde girmiş takımın teknik direktörü Fatih Terim, 19 yaşındaki genç defans oyuncusu Alper Tezcan'ı yanına çağırarak maçın son 3 dakikasında savunmaya vargücüyle destek vermesini istedi... Dakikalar 89'u gösterirken değişiklik tabelası kalktı, Okan Buruk oyundan çıktı, Alper Tezcan dakikaların geçmek bilmediği maçın son anlarında oyuna girdi. Maçın bitmesine 3 dakika vardı oyuna girdiğinde... Maç bittiğinde sedyedeydi Alper Tezcan... 19 yaşında, oyunda yerine dahil olduğu Okan Buruk gibi aynen genç yaşta ayağı kırılıyordu Alper'in... 3 dakika oynamak için büyük bir hevesle girdiği maçtan, talihsizlik eseri, ağlayarak hastaneye götürülüyordu... Daha sonraları bir Süper Kupa maçında Suat Kaya'nın resmen göğsüyle engellediği topu, elle kesti deyip Real Madrid'e penaltı yaratan hakem yönetiyordu o Bologna maçını, Avusturyalı hakem Günther Benko... Maçın tansiyonu ne kadar yüksek olursa olsun, futbolcular arasındaki sertliğin ayarını dengeleyemeyen bir hakemdi o. Bir de Kamerunlu genç bir solbek vardı karşı takımda, Pierre Wome, 20 yaşında, Alper Tezcan gibi o da futbolun daha ilkbaharında... Maç boyu mücadelesinden ödün vermeyen, takımının sol kanadını evinin koridoru gibi rahatça kullanan genç bir futbolcuydu Wome... Dakikalar 90+1'i gösteriyordu ki oyuna daha yeni giren Alper, Wome ile çarpışmış ve ayağı kırılmıştı. Fatih Terim'in bir Avrupa Kupası maçının en kritik anında oyuna sürmekten çekinmediği 19 yaşındaki o yetenekli genç, şimdilerde 25 yaşında.. Talihsizliğinin de yardımıyla Türkiye 2. Ligi'nin B Kategorisi'nde mücadele veren İstanbul'un Yenibosna takımında... Maçlarından en fazla 5000 kişinin haberdar olduğu bir takımda... O dramatik olayın diğer kahramanı yetenekli solbek Wome ise bugün İtalya'nın en ünlü kulüplerinden Inter'in kadrosunda... Maç sonuçları milyonlarca insan tarafından takip edilen bir takımda... Şans bu ya!... Olay hiç yaşanmamış olsa, Inter'in sağ kanadını Alper, sol kanadını ise Wome savunuyor olabilirdi bugünlerde... O yetenekte olduğunu gösteriyordu 19'lu yaşlarında oynadığı tüm maçlarda... Ama olmadı... Sanırım bir spor keyfi, bir spor lezzeti alarak okudunuz bu yazıyı.. Hayır ben yazmadım. Bildiğiniz biri değil yazan.. Eğer Yahudi cemaatine mensup biri değilseniz, yazıldığı gazeteyi de bilmezsiniz.. Şalom.. Haftada bir çıkar.. Bir ara bana gönderiyorlardı. Sonra izini kaybettim. Birkaç sayısını bir okur göndermiş. Karıştırırken, Yakir'in yazılarına rastladım. Yakir Mizrahi.. Spor Yazarı.. Dikkat buyurun.. Spor Yazarı.. Bugün kalmayan mesleğin son mohikanlarından.. Neden?.. Derneğin adı bile "Spor Yazarları" iken, spor yazarı yok bugün?.. Çünkü spor sayfalarında spor yazılarına yer kalmadı.. Köşe yazıları.. Ve de genelde asparagas bir yığın haber.. Onun da yazısı yok.. Bir kocaman resim.. Resim kocaman olur.. İçeriği gerektiriyorsa, tam sayfa da olur.. Bizde öyle olmuyor.. Sayfayı artık spor sekreterleri değil, ressamlar çiziyor.. "Şuraya bir gölge" diye karalıyor. Servis şefi de o karalamaya uygun bir resim seçiyor. Habere, içeriğe değil, ressamın keyfine göre.. Sonra sayfanın dörtte birini kaplayan bir başlıklar ve spotlar silsilesi.. Sonra spotta yazanı aynen tekrar eden üç satır haber.. Doldu sayfa.. Spor yazısı nereye girecek şimdi?.. Girmesin zaten.. Kim uğraşacak yazı yazmak için zaten.. Yakir'in bu yazısı için sporu yaşamak lazım.. Alper'in nasıl hızlı bir ilerleme içinde A takımına yükseldiğini bileceksin. Onun ayağını kıranı bileceksin. Onu izleyip, bugün Inter'de olacağını bulacaksın.. O maçın hakemini ve kariyerini bileceksin.. Yazıda onu okutacak bilgiler, unsurlar olacak. Yazı okunacak kadar güzel bir Türkçe ile yazılacak.. Kim yapacak bu işleri.. Boş ver.. Şişir gitsin.. "Patronlar, Genel Yayın Müdürleri de öyle istiyor zaten.." dersin, içini de rahat ettirirsin.. |
|
|
|
|
|
#13 |
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Yaş: 37 Mesajlar: 3,748
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İŞTE ALPER'İN AĞZINDAN YAŞADIKLARI..
BUNCA VEFASIZLIĞA RAĞMEN ALPER NE DİYOR? 10 AYAĞIM OLSA G.SARAY İÇİN YİNE KIRARIM AMA.... Galatasaray'ın 1999-2000 sezonunda UEFA Kupası maçında Bologna ile oynadığı maçta ayağı kırılan ve daha sonra 11 ameliyat geçiren Alper Tezcan, Galatasaray Kulübü'nün kendisine sahip çıkmadığı söyledi. Galatasaray'ın alt yapısından çıkıp 1999-2000 sezonunda Galatasaray A takımda oynayan ve Bologna maçının 90. dakikasında 2-1 galipken oyuna girerek 45 saniye sonra ayağı kırılan Alper Tezcan, İHA'ya özel açıklamalarda bulundu. Ayağının kırıldığı o anı unutamadığını belirten Alper, "1999-2000 sezonunda UEFA Kupası'nda finale doğru giderken, Bologna maçıydı. Maçın bitimine iki dakika kala oyuna girdim ve ayağımın kırıldığı o şansız an başıma geldi. Çok üzücü bir an olduğu için hala 8-9 senedir unutamıyorum. O son bir dakika hayatımın döndüğü noktaydı. Daha sonra futboldan uzaklaştım. Burhan Uslu'nun yanlış ameliyatıyla 11 tane ameliyat oldum. 2001'e kadar futbol oynayamadım. 2001'den sonra futbola dönüş yaptım. Bilhassa futbolcular koşmayı sevmez ama ben 4 sene koşarak çalıştım. Bir topa dokunmadan 4 sene koşarak çalıştım. Kendi mücadelemle, kendi şartlarımla hep mücadele ettim. Sonra Orduspor, Elazığspor ve Malatya'da oynadım. Sonra tekrar sakatlandım, yan bağlarım koptu. Bu saatten sonra önüme bakmak istiyorum, hep sorunlarla boğuştuğum için pes etmemeyi öğrendim" diye konuştu. "SAKATLANDIKTAN SONRA BANA SAHİP ÇIKMADILAR" Alper Tezcan, "Sakatlıktan sonra Galatasaray Kulübü sana sahip çıktı mı ?" sorusu üzerine "Yok sormadılar bile. Hem maddi olarak alacaklarım kaldı, hem de sahip çıkmadılar. Biz o yıllarda zaten maddi olarak bir şey beklemiyorduk. Tabi az çok paramızı alıyorduk ama maddi olarak bir şey o tarihlerde gelmedi. Ameliyatlarımı hep kendim karşıladım. 4 sene de kazandığım ne varsa hep kendi cebimden harcadım. 2 trilyon harcayarak kendimden 11 tane ameliyat geçirdim ve Galatasaray bir tanesine yardımcı olmadı. İlk ameliyatımı da sigortam karşıladı. Galatasaray için 10 tane ayağım olsun yine kırarım ama Galatasaray takımından benim gibi çok futbolcu kayboldu böyle. Şu an kimseyle görüşmüyorum, kırgınım. Beni kötü günümde kimse aramadı. Beni unuttular. Ama ben Galatasaray için yine her şeyimi veririm" dedi. "KULÜP DOKTORUNDAN DAVACI OLDUM" Alper, "Yanlış ameliyattan sonra kulüp doktoruna bir şikayetiniz oldu mu ?" sorusuna "Ben 3 milyon dolarlık kadar bir dava açıyordum. O gün Faruk Süren başkanımız ve yönetimle görüştüğümde dava açamazsınız dediler. Dedim niye ? dava açtım ama engellendi. Şu an engellenmiş durumda. Süre aşımına uğradı diye korkuyorum, ama Galatasaray'da bir tane avukat yok ki 100 tane avukat var. Galatasaray'da her davaya bir avukat bakıyor. O zamanda uzadıkça uzuyor. Hakkımı aradığım için kötü futbolcu oluyorum. Bu sene Burdur'daydım 8 ay bir kuruş para almadan sabrettik. Bizde ev geçindiriyoruz. Bu olaylar profesyonel yöneticilerin olmamasından dolayı oluyor. Dün akşam federasyon başkanımız kendisi açıkladı, biz milli takımımıza sahip çıkamadık dedi. Çünkü bizim takımımız çok iyi bir takım, ama biz sahip çıkamıyoruz. Her yönden eleştiriyoruz. Bizde herkes çok biliyor. Futbolu aşırı sevdiğimizden oluyor bunlar ve bize zarar veriyor. En iyi oynadığımız maçta yeniliyoruz ve biz 6+1'leri konuşuyoruz. Bizim ne gençlerimiz değerlerimiz var. Futbolu yönetenler sadece Süper Lig'e değil diğer profesyonel liglere de bakmaları lazım" şeklinde konuştu. "GALATASARAY KULÜBÜ EVLATLARINA SAHİP ÇIKMIYOR" Galatasaraylı eski futbolcu Alper, Emre Belözoğlu'nun Türkiye'ye dönmesini sevindiğini belirterek, "Benim çocukluk arkadaşım ve onun transferi profesyonellikle ilgili. Türkiye'ye dönmesine çok sevindim" ifadelerini kullandı. Alper Tezcan, Galatasaray'ın ideallerinin ve hedefinin her zaman büyük olduğunu belirterek, "Tek üzüldüğüm nokta Hakan Şükür'ün takımdan ayrılması. Hakan Şükür çocukluğumdan beri Galatasaray'da oynuyor. Ama Galatasaray Kulübü bunları çok yapıyor. Evlatlarımıza sahip çıkamıyoruz. Para verilmese bile Galatasaray için canı gönülden çalışırız. Biz de Galatasaray sevgisi var. Galatasaraylı olmak anlatılmaz, yaşanır. 19 yaşında UEFA madalyası taktık Emre ile ikimiz bundan daha güzel mutluluk yok. O dönemde 3 milyon dolar bonservisim vardı ve yöneticiler yüzünden hiçbir yere gidemedim" diye konuştu. TURKSPOR.NET YORUMU.. Turkspor.net olarak Galatasaray kulübünden ve adı geçen şahıslardan tüm futbolseverler adına bir açıklama bekliyoruz.. Tüm bunlardan sonra adı geçenlerin de mutlaka bir söyleyecekleri vardır diye düşünüyoruz.. Bu kadar da olmaz dedirten bir olayın karşı tarafınında söyleyeceklerinin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|