Fenerbahçe Taraftar Forumu

Geri Git   FENERBAHÇE TARAFTAR FORUMU > Fenerbahçe Spor Kulübü > Efsanelerimiz

Efsanelerimiz Efsanenin Geçmişini Burada Anıyoruz

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Arama
Eski 28-01-2009, 15:58   #1
ilker balci
Guest
Mesajlar: n/a
Standart Ezikliğin Anatomisi...

Ezikliğin Anatomisi
FENERBAHCE NEDEN EN BÜYÜKTÜR?

GALATASARAY NEDEN EZiKTiR?


İnsanlarin genleri vardir.Bu genler ebeveynlerden cocuklara gecer ve irsiyet denilen kavram meydana gelir.Camialarin da , futbol takimlarinin da ‘insan’ faktorune dayali oldugu dusunulurse ‘takimlarin da genleri vardir’ demek cok da yanlis olmaz.Bu sebeptendir ki Galatasaray , Ankaragucu gibi takimlar ‘kupa beyi’ olarak adlandirilirken Fenerbahce lig usulu yarismaya eliminasyon sistemine gore daha yatkindir.
Seneler gecmekte ve uc kulup buyumektedir.Ancak Fenerbahce cok ilerilerdedir.Isgal gunlerinde baslayan destege karsiligi hep kazanilan birinciliklerle veren Fenerbahce bir anlamda ‘iktidar’ ve ‘kudret’in spordaki simgesi oluyor , hatta politk kuvvet denemeleri artik Fenerbahce uzerinde verilir oluyordu.Altinordu takiminin Fenerbahce’den aldigi alti futbolcu, esasen politik ve askeri gucun simgelenmesi ifadesi oluyor , ancak Fenerbahce bu dusuncedekilere de derslerini sahada aldigi basarilarla vererek gene gonulleri fethediyordu.
Fenerbahce’de bu gelismeler ve sportif basarilar kazanilirken , G.Saray bir turlu ‘ice kapali, lisenin ve ozel bir grubun’ takimi olmaktan kurtulamiyordu.Fenerbahce halkin takimi olurken Galatasaray Avrupa sempatizani ‘monser’goruntusunde kalmaya devam ediyordu.
1950’li seneler boylece geciliyor ve ‘Profesyonel 1. Lig’ donemi basliyordu.Uc buyuklerin rekabeti artik iyice siddetlenmis yeni kurulan lige tasmisti.Ancak bu yeni ligde de Galatasaray’in basina ikinci felaket geliyor ve bu kez de 13 senelik bir bekleme donemine giriliyordu.Kitlelere mal olma anlaminda1930-48 krizinin etkilerini ancak asmaya baslayan kulup ikinci bir basarisizlik donemine giriyor ancak Fenerbahce kuruldugu gunden beri surdurdugu sık araliklarla kupa toplama gelenegini devam ettiriyordu.
Futbolcusu ugruna jet ucaklarini kaldirabilen, Dunya Sampiyonu Brezilya’nin unlu Didi’sini takiminin basina getirebilen , Pele’li Santos ile ozel mac yapabilen Fenerbahce ulke futbolunun Brezilya’sidir artik.Ve bu gercek 90 ‘li yillara kadar tartisilmayacaktir bile.

GALATASARAYLI NEDEN EZIKTIR?

Eziklik psikolojisini anlayabilmek icin 13 – 18 senelik basarisiz donemlerin taraftarlar uzerindeki etkilerine ve ‘genlere’ bakmak lazim.Bir ornekle aciklayalim.1967 dogumlu bir Galatasarayli oldugunuzu dusunun.Cocuksunuz sampiyonluk yok , bulug cagina geliyorsunuz yok, ilk kez asik oluyorsunuz ama hala sampiyonluk gorememissiniz , Ehliyet almissiniz, oy verme hakkina kavusmussunuz ama takiminizin bir sampiyonluk turuna hasret kalmissiniz.ayni kabusun beterini 1930-48 faciasini goren dedeniz ve babaniz da yasamis.Hatta babanizin ikinci ‘buyuk bekleyisi’ bu.Kolay degil 56 senelik bir periyoda sigdirilabilmis 31 kabus yil.Daha da acisi ve eziklik psikolojisinin sebebi ise Fenerbahcelilerin bu donemlerde hep basarili olmasi , okul hayatinda , is hayatinda hep Fenerlilerin alaylari altinda bir azinlik toplulugu gibi yasamak.Besiktas’i kardes kulup ilan ederek Fener’e karsi ‘omuz omuza’ mucadele vermek.
Iste bunca acili onyillardan sonra elde edilen ilk sampiyonluklarda prim olarak verilen arabalar, kolayca yumurtlayan rakip kaleciler, 0-8’lik muhtesem zaferler damaklarda kekremsi bir tat birakmis ama ‘kazanmak icin her yol mubahtir’ dusuncesini de sari-kirmizi beyinlere kazimistir.Tam da ‘kolayca koseyi donme’ yillarina denk gelen bu kazanimlar 80’li yillarin atmosferine ‘cuk’ oturmustur.
80’lerde ilk sinyallerini veren , 90’li yillarda tavan yapan ‘Fenerbahe’nin kara-Galatasaray’in altin donemi ’ medyanin ve bilgisayar caginin zirve yaptigi bir donemde yasanmasi sebebiyle olumlu ve olumsuz etkilerini misliyle artirmistir.Bu donem Galatasaray icin inanilmaz bir reklam Fenerbahce icin de bir o kadar olumsuz etkiler yaratmistir.Sonucta 4 sene ustuste sampiyon olan ve UEFA Kupasini muzesine tasiyan Galatasaray, hele ki sonuncusunu Fenerbahce’nin Pendik’e elendigi sene yasamasina ragmen bir turlu Fener’in yarattigi toplumsal etkiyi yapamamis, bilakis Fenerbahce’nin son sampiyonlugunun adeta toplumsal bir histeriye donusmesini inanmaz gozlerle seyretmek zorunda kalmistir.
İste yazinin basinda belirttigim cok kuvvetli tarihsel temel, babadan cocuga gecen genler , olumlu-olumsuz tum psikolojiyi sonraki nesillere tasimistir.13 sene sampiyonluk gormemis ve Fenerlilerce horlanmis bir adamin gec yaslarinda gelen buyuk zaferleri uzerinde cok dogal ve kontrolsuz bir ‘zincirinden bosanma’ etkisi yaratmakta, bu his babadan ogula gecmektedir.’Gormemisin cocugu olmus tutmus pipisini koparmis’ misali UEFA kupasi meclise tasinmis, her tartismaya ‘biz avrupa sampiyonuyuz ‘diye girilmistir.Ancak genler babadan ogula dogru gecmeye sinsice devam etmistir. Ayni olayin ters etkisi Fenerlilerde de yasanmis, daimi basarilara aliskin babalar, gercek efendinin kim oldugunu iyi bilmenin vakari icerisinde (ki onlara da bu duygu babalarindan mirastir) yasanan zor gunleri atlatilacak kisa sureli buhranlar olarak gorup bu maneviyati bilerek ya da bilmeyerek evlatlarina vermislerdir.Bu yuzdendir ki 10 yasindaki cocuklar bile Fener’in buyuklugunden suphe etmez ve tum olumsuzluklara ragmen 82. dakikada atilan gole cok da fazla sasirmaz.
Son olarak taraftar potansiyelindeki bu farklilik soyle de aciklanabilir.Futbol tarihimizin ilk bolumunu yukarida inceledik.Profesyonel Lig bolumu dikkatle incelendiginde G.Saray’in 4 senelik, 3 senelik, 2 senelik sampiyonluk serileri vardir.Bu da belli jenerasyonlar uzerinde etkili ama surekliligi olmadigi icin daimi kitlesel tavirlara uzak gecici taraftar topluluklari yaratir.Fenerbahce ise genellikle tek tek veya iki senelik sampiyonluklar yasadigi icin ‘sureklilik ve buyuklukte istikrar’ sebebiyle ‘saglam’ bir taraftar kitlesine sahiptir ve gene ayni sebeple G.Saray, Besiktas ve Trabzonspor iyi olduklari donemlerde karsilarinda hep Fenerbahce’yi bulmus ve dogal olarak en cok da ondan nefret etmislerdir.
Toparlamak gerekirse, ‘Fenerbahce Cumhuriyeti’ , ‘Fenerbahce devlet icinde devlettir’ , ‘Her Turk Fenerbahceli dogar’ gibi kavramlar eger bu ulkede atasozu haline gelmisse bu bosuna degildir.G.Saray gibi Avrupa hayrani-taklitcisi zihniyetler Isvicre takimlarindan ‘cim bom’ kelimelerini apartip ‘aslan’ gibi Turkiye’de gorulmedik hayvanlari sembol olarak secerken, ‘Fenerli’ gibi son derece yalin bir tanimlamaya ve ‘kanarya’ gibi hemen yanibasinda olabilecek mutevazilige sahip sari-lacivert camia ‘Turk insaninin ilk goz agrisi’ ve bir ‘halk hareketi’ oldugunu 2001 senesi sonundaki sampiyonluk kutlamalarinda gostermistir.Kimi bilgi yoksunlari bunu ekonomik krize baglasalar da , tek gercek Fenerbahce’nin 1907’den beri kesintisiz en buyukluk tahtinda oturmasidir.Eline gecirdigi tarihi firsatta bile Fenerbahce’nin onunde gundem olamayan Galatasaray , Fenerbahce’nin ‘sazi tekrar eline aldigini’ farketmis ve efsanenin henuz sadece ayak seslerini duyduklarini idrak etmistir.Darisi farkedememis olanlarin basina.

---ALINTIDIR---
  Alıntı ile Cevapla
Eski 28-01-2009, 16:01   #2
ilker balci
Guest
Mesajlar: n/a
Standart

daha önce sunulmuş muydu bilmiyorum ama yazıyı sitede sunuyorum
  Alıntı ile Cevapla
Eski 28-01-2009, 16:08   #3
gfb_emre
GFB 06
gfb_emre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Futbolcu: 99- Deivid De Souza
Mesajlar: 155
gfb_emre is on a distinguished road
Standart

Bizim büyüklüğümüz ne kupa büyüklüğü ne de şampiyonluk.Bizim büyüklüğümüzün adı konamaz.Başka söz anlatamaz bizi.
__________________
Genç Fenerbahçeliler & Ankara Tayfa
Korkumuz ölmek değil,Seni yalnız bırakmak...

SEVDAMIZA KİMSE ENGEL OLAMAZ...


Sarhoş Etti Formandaki Arman
Ruhumuzu Eritir İçimizdeki Sevdan...!
Arkandan bağıran bunca kardeşin aşık sana Sefa Reis...

Bu tribünün ne cefasından vazgeçeriz nede SEFAsından...
gfb_emre isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 28-01-2009, 20:03   #4
fbs1907
Guest
Mesajlar: n/a
Standart

elerine sağlık ilker,
teşekkürler..
  Alıntı ile Cevapla
Eski 28-01-2009, 21:14   #5
ilker balci
Guest
Mesajlar: n/a
Standart

daha devamı gelecek
biraz da TARİH çalışacağız
FRANCHET D'ESPEREY...
  Alıntı ile Cevapla
Eski 29-01-2009, 13:22   #6
ilker balci
Guest
Mesajlar: n/a
Standart

az önce bir galatasaraylıya yazdım mesaj olarak.sizinle de paylaşıyorum
arkadaş en büyük olduklarını daha da önemlisi ASİL olduklarını yazmış da ona cevap vermiştim
ve neden en büyük olamadıklarını dilim dönüp,kalemim yettiği kadar yazmaya çalıştım ...





uefa kupasını kaldırdık üzerimizdeki FENERBAHÇE kompleksini hala atamadık diyen GALATASARAYLI yazarlar,futbolcular ve arkadaşlar da tanıyorum
asalet derken 8-0 lar,malatyada ki doping iğneleri,denizlideki çantalar,papermoonda paylaşılan kupalar
hehehe valla çok asilsiniz..
neyse bu konuda siz hak veriyoruz.söylenecek birsey yok..

GALATASARAY'IN 100 YILLIK TARİHİNDE EN ÇOK MAĞLUP OLDUĞU camia kimdir?
sizi yenmek bizim için sıradan bir olay..elbette bu kadar çok yaşanmış bir olay başarı değildir..bizim için sadece alışkanlıktır..ancak hal böyleyken biz böyle büyüğüz ya da kral biziz dediğiniz de sadece tebessüm ediyoruz
Bir de 1905 den bu yana neden en büyük olamadınız ona değinelim..
büyük olmak kavramı alınan kupalar ya da başarılarla olmuyor.bunlar sizi sadece popüler kılıyor itibar kazandırıyor..
büyük olmak için kupalar dışında bir gerçek mi var sorusuna ise yanıt çok basit...
bu sizin toplum hayatında veya ülke tarihindeki rolünüz itibari ile oluyor.yani bazı toplumsal dinamiklerde var oluşunuz sizi zaten büyük kılıyor...
ekonomiden,politikaya kadar uzanan bir yelpaze içinde yer alıyorsunuz istemesenizde..yani sadece spor sahalarında değil dışarda da bir etki oluşuyor..
bu konuda YALÇIN DOĞAN'ın FENERBAHÇE CUMHURİYETİ adlı kitabını okumanız önemle rica olunur...
işin tarihten gelen yanları ve bağlı olduğunuz temsil ettiğiniz misyonunuz da önem kazanıyor..
GS dediğiniz MEKTEB-İ SULTANİ'NİN takımı..değil mi?
örneğin bugün bile gs lisesi ne derse o olur..yani olay hala halka inmemiştir..
LİSELİLER BEYAZ DİĞERLERİ SİYAH GALATASAYLIDIR..
NAZIM HİKMET'in de dediği gibi gs'ın temsil ettiği grup ya da misyon kesinlikle BİR HALK HAREKETİ değildir.
1960 lı yıllara kadar da halktan çok çok kopuk yaşamış bir camiadır..
bu eleştirilerimize de beyaz GALATASARAYLILAR yanıt versin siyah olanları değil..
tabi bu arada bir liseli için taraftarın ne renkte görüldüğü gerçeği de çok acı..
mezunlarının ''Galatasaray Lisesi'nden Türkçe konuşan Fransızlar çıkar!!! '' |Atilla İlhan| gerçeği ile anıldığı ve zamanında ihaneti ATATÜRK tarafından NUTUK da bile yazılmış bir camia üzgünüm ama kaç kupa alırsa olsun TÜRK MİLLETİ için çok da anlam taşımaz..tabi bunu bilmeyen ya da görmezden gelenler için hariç...
günümüzde ise ÖNCE GEÇMİŞİNİ UNUT,SONRA DEDENE SÖV, SONRA DA AVRUPALI OL mantığı ile asimile edilmeye çalışılan bir ulusun evladı olarak hala uyanık ve olayların farkında olan bir kesimin olması da TÜRKİYE için bir şans...
yoksa ATATÜRK'ÜN dediği gibi bazılarının ''NUTUKU'' tutulur ...
kısacası böyle bir ihanetin gölgesinde BÜYÜK OLMAK kavramı bana hiç inandırıcı gelmiyor..
kısacası ''Fenerbahçe'nin Büyüklüğü Ne Şampiyonluk Büyüklüğü Ne De Kupa Büyüklüğüdür''diye İSLAM Çupi abimiz..
aramızdaki fark da budur zaten..
hadi..
size kolay gelsin...
eğer kupa almakla büyük olunuyor ise daha çok kupaya ihtiyacınız var
İLKER BALCI
not:siyah ve beyaz derken ırkçılık için değil lisenin gözünde taraftarın durumunu anlatmak için kullanıyorum.yanlış anlaşılmasın..lise efendi diğerleri köle zihniyetini vurguluyorum---
  Alıntı ile Cevapla
Eski 30-01-2009, 00:25   #7
۱۹٥٦
SarıKanaryalar Yönetim
۱۹٥٦ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 77- Gökhan Gönül
Yaş: 37
Mesajlar: 3,748
۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all
Standart

Fenerbahçeli vicdan sahibi aydınlar olarak Galatasaray camiasından özür diliyoruz!Spekülasyondan‚ şaibelerden uzak‚ tarihi gerçekliği ve geçerliliği kesin bir vahşet
yıllardır devam etmektedir.
Fenerbahçe takımı aslen on yılı aşkın bir süredir süregelen planlı bir katliamın
icrasından sorumlu olmakla birlikte‚
arkasındaki büyük camia da bu vahşeti görmezden gelmekte‚ bilakis ifa‚ ika ve idamesine
yardım ve yataklık ederek katkıda bulunmaktadır.
Burada tecavüz edilen yalnızca Galatasaray Futbol Klübü tüzel kişiliği ve oyuncularının hakları‚
şanı ve şerefi değil‚
yediden yetmişe kadın çocuk genç yaşlı demeden tüm bir camianın onurudur.
Fenerbahçe takımı ve camiasının yaptığı spor dünyasında eşi benzeri
görülmemiş bir zulümdür. Tarihte hiç bir takım gösteremezsiniz ki ezeli rakibine karşı
içinde bulunduğu durumdan bağımsız olarak‚ her daim bu denli zaafiyet ve acziyet içerisinde‚
bu derece ezik‚ ve bu şekilde zihnen malup‚ sefil bir durumda bulunsun.
Fenerbahçe camiasının sistemli bir şekilde yürüttüğü vahşetin neticesinde
kaçınılmaz olarak husule gelen diğer bir vehamet de Galatasaray camiasının
buna reaksiyon göstermede kullanmak zorunda kaldığı aciz ve zavallı
yöntemler‚ iddalar ve yalanlardır.
Ne orman kanununda‚ ne savaş hukukunda‚ ne de en acımasız bir
diktatörün anayasasında bir takımın diğer bir takımı‚ hatta tüm camiayı
bu zavallılığa itmesi esbab-ı mucibeden sayılmaz.
Yukarıda utanarak bahsettiğimiz‚ ve saymakla bitmeyecek daha
nice nedenden ötürü vicdan sahibi Fenerbahçeliler olarak‚
Galatasaray Futbol Takımından‚
camiasından‚
ve tüm taraftarlarından özür diliyoruz.
Ezik bir Galatasaray neslinin yetişmesine sebep olmaktan‚
bir insanın düşebileceği en aciz durumlara
koca bir camiayı mahkum bırakmaktan;
elalemin alet-i şahanesiyle zifafa girmeye çalışan‚
mazinin tozlu raflarındaki bir kaç başarıdan
kendilerine paye çıkarmaya çalışan yürek burkan bir dramın
baş müsebbibi olmaktan kendimizi sorumlu tutuyoruz
(alıntı)
۱۹٥٦ isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-02-2009, 00:31   #8
۱۹٥٦
SarıKanaryalar Yönetim
۱۹٥٦ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 77- Gökhan Gönül
Yaş: 37
Mesajlar: 3,748
۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all
Standart



G.SARAY'IN İNANILMAZ VEFASIZLIĞI.. AYAĞI KIRILDI KİMSE SAHİP ÇIKMADI. ŞİMDİ UEFA MADALYASINI SATIYOR.

Yıl 1999... Galatasaray'ın UEFA Kupası'nda oynadığı Bologna maçında bir dram yaşanıyor.. Ve o dramın üzerinden tam 10 sene geçiyor.. Dünya yıldızı olmaya aday bir genç ve ailesinin hayatı maddi manevi biterken başta Fatih Terim ve Abdürrahil Albayrak üzere söz verenler sözlerinde durmuyor.. Alper akıl hastanesine düşüyor.. Babası varını yoğunu kaybediyor.. Şimdi UEFA kupası madalyalarını satıyorlar.. BİR BABA'NIN FERYADINI VE YAŞADIKLARINI HAYRET HATTA DEHŞETLE OKUYACAKSINIZ.. İNANAMAYACAKSINIZ.. BU MU GALATASARAY, BU TERİM, BU MU ABDURRAHİM ALBAYRAK, BU MU MÜFİT, BU MU BURHAN USLU, BU MU MEHMET CANSUN, BU MU SAFFET SANCAKLI, BU MU YASİN ÖZDENAK, BU MU ATEŞ ÜNAL ERZEN, BU MU FARUK SÜREN, BU MU MUSTAFA SARIGÜL, Baba Şinasi Tezcan 'Bunların hepsi hesabını öbür dünyada verecek' diyor.. BU KADAR VEFASIZ ARASINDA DOST YOK MU.. ELBETTE.. İŞTE BÜYÜK KAPTAN BÜLENT KORKMAZ, FATİH AKYEL, OKAN BURUK VE EMRE BELÖZOĞLU.. İŞTE DÜNYA DEVİ, UEFA ŞAMPİYONU BİR KULÜBÜN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ.. 10 AYAĞIM OLSA YİNE KIRARIM DİYEN ALPER YAŞADIKLARINI NASIL ANLATIYOR.. İŞTE BİR BABA ile OĞLUNUN inanılmaz hikayesi..
۱۹٥٦ isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-02-2009, 00:35   #9
۱۹٥٦
SarıKanaryalar Yönetim
۱۹٥٦ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 77- Gökhan Gönül
Yaş: 37
Mesajlar: 3,748
۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all
Standart

Bir gün bir maça girdi, bir dakika oynadı, her şey bitti.. Ve şimdi, onun gururla boynuna taktığı UEFA Kupası madalyası satılık. Neden mi?

Her şey, Süper Lig’in 6. haftasında yazdığım bir yazıyla başladı. “Arda bunu yapma” başlığını atmış, “Sakat sakat oynuyorsun, ‘Adam’ diyorlar. Futbol hayatın biterse bir gün, senesi dolmadan unuturlar. Amatör olma, aptallık yapma” demiştim. Yazımın çıktığı gün telefonum çaldı, karşımda hiç de tanımadığım bir ses... “Zafer bey” dedi, “Ben, Alper’in babası...” Peki hangi Alper’di bu, kimdi? Sonra anlattı her şeyi... Doğrusu yanlışıyla söz Alper’in babası Şinasi Tezcan’da.

Alper’in Galatasaray macerası Fatih hoca ile başladı, değil mi?
Evet... Terim döneminde başladı. Denizli, Kayseri, Yozgat, Dardanel’den buraya, köye gelip istediler. Deli para teklif ettiler, ama biz para düşkünü değildik. Yaşı küçüktü, velayeti bendeydi, profesyonel imza atmamıştı. Fakat gayem belliydi; Oğlum topçu olacaktı Galatasaray’da. Salih ve Ahmet hocaları tanıdım, ‘Benim oğlum burada oynamalı’ dedim. Her gün köyden İstanbul’a 80 kilometre gidip geliyordu. Yol masrafının bile cebimden çıkacağını biliyordum. Hocaları ‘Gücünüz yetiyorsa getirin çocuğu, yoksa hayatıyla oynamayın’ demişti. Gücümüz yetti o zamanlar.

Geliyoruz 1999 yılına...
Hiç unutmam, 9 Aralık 1999 günü... Rakip Bologna’ydı. Sahaya girdi ve ayağı kırıldı. Sonradan öğrendim ki, kulüp bizden saklıyormuş. Alper’i o zamanlar Berlin istiyormuş. Yönetim, iyi bir para isteyecekmiş.

Ayağı kırıldı ve...
Biz annesiyle köydeydik. Hemen Acıbadem Hastanesi’ne gittik. Ameliyat oldu. Doktor Burhan Uslu, “3-4 ay sonra oynar” dedi. Biz, Müfit hocaya danışmadan hiç bir gazeteciyle konuşmuyorduk. Çünkü zarar gelmesin istiyorduk. Fatih hocaya ulaşmak mümkün değildi. Neyse... Ameliyat bitti, 7 gün hastanede kaldık. Köye döneceğiz, Müfit hocayı aradık bir araç istedik. Müfit hoca, “Koskoca köyde bir araba bulamadınız mı” dedi. Şok oldum. “Hocam, benim çocuğum tarlada karpuz dikerken ayağı kırılmadı. Senden bu sözleri beklemezdim” dedim ben de. Sonra kulüpten bir arkadaş geldi. Bunlar söylenmez, ama arabaya 20 milyonluk benzini de ben koydum. Benim ailem için sıkıntılı günler işte o gün başladı.

İlk ameliyatı Galatasaray mı karşıladı?
Evet, kulüp karşıladı. Bu arada Burhan hoca öyle derken; ameliyatı yapan doktor “En az 2 yıl oynayamaz” dedi bana.

Peki bu süreçte, yani A takım kadrosuna girdiğinde hiç para kazandı mı Alper?
Para mara görmedik biz. Yalan söylemeyeyim, Kanarya Adaları’na gitmişlerdi. Fatih hoca, dönerken 1 milyar para vermiş Alper’e. Hepsi bu... Ben hâlâ o gazeteleri saklıyorum bak. Ne diyor sizin gazetenizde o zaman: “Alper, bu sakatlık sonrası tüm maçlarda oynamış gibi prim alacak” diyor. Futbol nankör diyorlar ya Zafer bey... Futbol değil, insanlar nankör. Bak söylüyorum işte; Emre (Belözoğlu) hep geldi köye ziyarete. Suat’tan (Kaya) Bülent’e (Korkmaz) hepsi yardım etti. Hiç unutmam; Suat, Beşiktaş maçı primlerinden para toplamış, bize getirmişti. Ahmet Yıldırım, Emrah, Saffet hepsi geldiler. Futbolculardan yana tek kelime etmem, ama kulüpten çok şikayetçiyiz çook...



Sonra...
Alperim iyileşmeye başladı. Lucescu dönemiydi ve bize çok teklif geliyordu. Ama hep engel oldu Abdurrahim Albayrak... Galatasaray’da kalmasını istedi. Hem dışarıya göndermediler hem de 5 kuruş para vermediler. Devletin verdiği altınlar vardı hani, bir tane görmedik biz. Haa hiç verilmedi mi? Verildi. Ankara’ya gitmişlerdi; Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Recai Kutan ve Mesut Yılmaz’la yemek yemişlerdi. Orada herkese 10 cumhuriyet altını verildi. Fikret Ünlü, Spor Bakanı’ydı. Ecevit de 10’ar tane kendi cebinden verdi. İnkâr edemem ki bunları, Çiller’in, Yılmaz’ın, Kutan’ın verdiği hediyeleri... Herkesten bir şey gördük, kulüpten hiç bir şey görmedik. Gözümün önünden gitmez o an: Annem, hastanede ağlıyordu, Alper’imin kapısının önünde. Şansal Büyüka da oradaydı. Fatih hoca geldi ve “Anne ağlama. Ne gerekiyorsa yapılacak” dedi. Ne yapıldı peki? Hiçbir şey.

İlk ameliyat sonrası düzelmedi mi Alper?
Biraz düzeldi, ama sonra tekrar sakatlandı. Yine Florya’da... Tedavi ettireceğiz, ama para kalmadı ki bizde... 4.5 yıllık mukavelesi var Galatasaray’da, oynuyor para alamıyor, kaçmak istiyor göndermiyorlar.

Alper, tedavi için köyden mi gelip gidiyordu İstanbul’a?
Git-gel olmuyordu. Mecburen İstanbul’a taşındık. 4-5 ay kaldık, geri döndük. Çünkü kirayı ödeyemedik. Ev sahibi Lüleburgazlı, hemşehri yani. Param yoktu, ama gittim, Alper’in PAF Takım’da oynarken maçlarını çektiğim kamerayı verdim kiraya karşılık.

Ne kadardı kira?
200 bile değil, 180 milyondu. Bir şey daha anlatayım size. Futbol diye diye okulu ihmal ettik. Sonra özel okulda okutmak istedim Alper’i. Bayrampaşa’da bir ticaret lisesi. Hepsini ödedim, 500 milyon kaldı. Gittim Silivri’ye, bir mağazadan taksitle bir kamera daha aldım ve öğretmene verdim.

Kaç yılından bahsediyorsun?
2000, 2001. Ayağı kırıldığında işte
۱۹٥٦ isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-02-2009, 00:36   #10
۱۹٥٦
SarıKanaryalar Yönetim
۱۹٥٦ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 77- Gökhan Gönül
Yaş: 37
Mesajlar: 3,748
۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all۱۹٥٦ is a name known to all
Standart

Kulüp yardımcı olmadı mı?
Nerede... Bakın Emre, Fatih, Suat’ın verdiklerini söyledim size... Rahmetli Ecevit’in verdiklerini söyledim. Allah var üstümde, inkâr edersem hesabı var. Yalan söylemiyorum ki ben. Kulüpten hiç yardım görmedik. Emre benim oğlum yerine, gidin sorun karakterimizi... 2003’te Lucescu dönemiydi. Berkant ve Ufuk’la kavga etmişti Abdurrahim Albayrak. Daha kötü şeyler de oldu gözümün önünde, ama anlatmam. Abdurrahim beye yalvardım, “Ufuk ve Berkant’a izin vermiyorsanız, bırakın benim oğlum gitsin” dedim. Bursaspor ile 165 milyara anlaşmıştı oğlum. 3-5 kuruş cebimize girecek, tedavi döneminde yaptığımız borçları ödeyecektik. Borçlar katlandıkça katlanıyordu çünkü. Mal varlığım bitmişti. Oğlumun kazanacağı paraya ihtiyaç duyuyorduk artık. Vermediler Bursa’ya. Kahveye çıkamıyordum, utanıyordum borçlulardan.

Başkan kim o zamanlar... Konuşmadınız mı hiç?
Mehmet Cansun’la görüştüm. Yüz yüze. Bana ‘evladım’ dedi. Zaten hep ‘evladım’ dediler, o kadar... Bursa’ya vermediler, Galatasaray’da kaldı. İspanya kampına gideceklerdi bir gün sonra, ama oğlumun dizi patladı idmanda. Şu an Uğur’un dizi var ya, aynen öyle işte. Yine hastane, yine kâbus.

Galatasaray’la ilişkiniz ne zaman bitti?
Sonra gittik Zeytinburnuspor’a. Mustafa Günaydın şahit. Saadettin Saran’ın şirketinden Ali isimli bir arkadaş geldi. Görüştüler orada, 48 milyar liraya mukavele yaptılar. Ev kiraladı, mobilya aldı. Zeytinburnu, Galatasaray ile görüştü. 2 milyon dolar bonservis bedeli istediler Alper için. Gittim, Yasin abiye (Özdenak) yalvardım. “Ne verdiniz, ne istiyorsunuz” dedim. Musa ve Alper’i yanıma alıp menaceri Saffet Sancaklı’nın yanına gittim. Abdurrahim bey aradı, “Saffet yavrum, güzelim, ayağını öpeyim” dedi. Şok oldum. Sen Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu’sun; Saffet kim ya? Neden yalvarıyorsun? Bu arada terbiyesiz laflar da konuşuldu. Megafonu açık telefonun, duyuyoruz. Abdurrahim bey yalvarıyor; “Kurbanın olayım, benden bonservisi isteme, beni aşıyor bu iş, kiralık almak istersen al, 5 kuruş vermeden oynasın Yıldırım Bosna’da...” Saffet, “Bu şekil vermezlerse, Sedat Yeşilkaya ile birlikte Kocaelispor’a göndeririz” dedi. Nitekim Sedat’ı gönderdi, Alper yine kaldı.

Futbol hayatı bitti mi Alper’in?
Ordu’ya gidecekti, yine bonservisini vermediler. Alper, “Baba önüme çıkma. Bir yere kadar sana el kaldırmam, ama o bir yer de bitti artık. Ben bir daha bu kulübe ayağımı basmam. Bırak artık bu Galatasaray sevdasını. Bu camia karın doyurmuyor, aç bırakıyor” dedi. 2003 yılı 31 Mayıs’ta mukavelesi bitti. Plak şirketi sahibi Şahin Özer var burada. Ondan destek istedik. Devreye girdi, Malatyaspor’a gitti Alper. Ziya hocanın (Doğan) ilk dönemiydi. Rehabilitasyon dönemini iyi geçiremediği için ikinci idmanında çapraz bağları koptu Alper’in. Alper saklıyordu, gazeteden okudum. Kahveye gittim, arkadaşlara tembihledim. Annem ve babam duymasınlar istedim. Seyfi diye bir arkadaşım, babama gazeteyi gösterdi. Gittim, Seyfi’yi tokatladım. Ancak babam ağlaya ağlaya eve gitti, çok üzülmüştü. İki saat sonra hastaneye kaldırdık, oradan da cenazesini aldık babamın. Kahırdan öldü babam.

Ne düşünüyorsun şimdi?
20 yılımız heba oldu. Kim verecek bu 20 yılın hesabını? Abdürrahim Albayrak mı, Mustafa Sarıgül mü, Mehmet Cansun mu, Ateş Ünal Erzen mi, Faruk Süren mi, Fatih Terim mi? Bu dünyada veremezler, ama öteki dünya da var...

Malatya’dan sonra...
Ispartaspor’a gitti. 1, 2, 3 ay para yok. Takım halinde isyan ettiler, kaçtılar Isparta’dan. Mahkemeleri hâlâ devam ediyor herhalde. Ardından Burdur’a gitti. Oradan para kazanamayacağını biliyordu zaten.

Ne yapacaksınız bundan sonra. Bir planınız var mı?
Borçlarımızdan kurtulmak için Alper’in madalyalarını satmayı düşünüyoruz. Türkiye Kupası, Türkiye Ligi, UEFA Kupası madalyaları var. Süper Kupa madalyasını vereceklerini söylediler, vermediler. Talibi varsa satacağız bunları. Başka çaremiz yok.

Alper söz vermişti bize. Nerede şimdi?
Utanıyor. Bunlar konuşulacak diye utanıyor. Namussuzluk yapmıyorsun, neden utanıyorsun oğlum? Size söz verdi, ama kaçtı işte. Madalyalarını da alıp kaçtı.

Neden utanıyor peki?
Tarlalarımız vardı, sattık. Silivri’de iki dairemiz vardı, sattık. Dükkanım vardı, sattık. Arabam vardı, sattık. Köyden Silivri’ye gidip gelen minibüsümüz vardı, sattık. Hepsini Galatasaray’da oynasın diye sattık. Bak, bu ev benimdi, onu da sattık. Satın alan adamdan rica ettim. Ev benimken hayvan beslediğim bu yerde oturmak için rica ettim. Sağolsun verdi. Hayvanları bağlıyordum bir zamanlar, şimdi ben, eşim, oğlum, gelinim oturuyoruz burada. Bundan utanıyor oğlum, işte bundan...

Alper kimdir?
Alper, 1988 senesinde Galatasaray altyapısının seçmelerine girdi. İlk hocaları rahmetli Salih Hoca (Bulgurluoğlu) ve Ahmet Keskinkılıç’tı. Bir sene deneme amaçlı oynadı, 89’da da lisans çıkardılar. Sonra ümit takım, yıldız takım, 14-16, genç takım derken PAF’a geçti. Bu arada 38 defa genç milli takımda oynadı.

Emre Belözoğlu haklıydı
Alper sakatlandığında Emre, Okan ve Fatih Akyel geldiler ziyarete... Üçü de bilirlerdi benim nasıl sırdaş olduğumu. Avrupa’ya gideceklerini söylediler. Ben dedim ki; “Oğlum yapmayın. Bakın Metin Oktay gibi heykeliniz dikilir sizin.” İkna olmadılar. Emre dedi ki; “Babacığım bak, şimdi oğlun sakat ve göreceksin, kaç kişi kapını çalacak. Biz keyiften kaçmıyoruz...” Şimdi o çocuklara çamur atıyorlar. Neden kardeşim? Taa o zamanın parasıyla 500-600 milyar alacakları vardı bu çocukların. Ödemediler. Şimdi neden çamur atıyorsunuz?

Alper’in deli raporu var
Aklını oynatmıştı çocuğum. Yemin ederim bak, 6 ay Bakırköy’de tedavi gördü. ‘Deli raporu’ var oğlumun, internetten bile çıkartırım sana. O duruma gelmişti benim oğlum. Galatasaray yardım etmedi, Silivri Belediye Başkanı Selami Değirmenci yardım etti. Oğlum en çok buna üzüldü işte. 19 yaşında sakatlandı ve bir kenara atıldı. Ameliyat oldu, eve dönmesi için bir araba bile vermedi kulübü... Buna üzüldü.

Bir serveti bitirdim...
Rahmetli babamın mal varlığı çoktu. 5-6 trilyonluk servetim vardı benim. Hepsi bitti. Futbola, Galatasaray aşkına, oğluma harcadım. Galatasaray sevdası nerede şimdi biliyor musun? Kapının hemen arkasında. Orada 20 tane icra kağıdı var. Banka borçları, kredi kartları, vesaire vesaire... Bak işte... Galatasaraylı eski bir futbolcunun ailesi ahırda yaşıyor şimdi.

Sabri’yi görünce içim cız ediyor
Ufak oğlumun adı Fatih... Fatih Terim aşkıyla koydum adını. Şimdiki aklım olsa koymazdım. 9 sene top oynadı Galatasaray’da Fatih de... PAF Takımı’nın kaptanıydı. Sabri’nin kaptanıydı. Abdurrahim bey, bu çocuğun 150 milyon yol parasını vermedi. Çocuğumun cebine yol parası koyamadım ben de. Onun günahı neydi? Sabri’yi görünce şimdi televizyonda bir yandan gurur duyuyorum, diğer taraftan içim cız ediyor.

Futboldan nefret ediyor
Alper hayatı boyunca top oynayamayabilir, televizyondan bile seyretmeyebilirdi. Çok mücadele ettik, iyileştirdik. Ancak artık futboldan nefret ediyor, oynamak, izlemek istemiyor. Şimdi kaçtı gitti işte. Tek nedeni, utanıyor. Ben yaşadıklarımızı anlatacağım diye kaçıyor. O kadar üzüldü, o kadar acılar çekti, ama hâlâ Galatasaray’a tek bir kötü söz söylemiyor. Köye gelmiyor, utanıyor, her şeyden nefret ediyor.

Biterken
Alper’in babası bunları söyledi işte... Bu röportaj bir dram mı sizce? Bir ibret öyküsü mü? Yoksa futbola gönül vermiş binlerce minik ve ailesi için bir yol haritası mı? Okuyan herkes, kendince mutlaka bir sonuca varacaktır. Ancak benim son sözüm şu: Bu gazetenin sayfaları, röportaj boyunca adı geçen tüm şahıslara açıktır. Sevgi ve saygılarımızla...

Zafer Büyükavcı
۱۹٥٦ isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




no new posts