Fenerbahçe Taraftar Forumu

Geri Git   FENERBAHÇE TARAFTAR FORUMU > Fenerbahçe Spor Kulübü > Fenerbahçe Spor Kulübü Haberleri > Köşe Yazıları

Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Arama
Eski 02-12-2009, 12:33   #1
apolovefb
1907 UNİFEB
apolovefb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Futbolcu: 2- Diego Lugano
Yaş: 20
Mesajlar: 5,046
apolovefb is on a distinguished road
Standart Drogba'dan F.Bahçelilere...



ESAT DERGİ


Yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık, yahut hiç sevmeseydi. Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? / Yanlış demiş Nazım usta. Futbolcuların eşleri kadar takımlarını da sevmesi şart.

"Bugün çalışmayacağım, bugün okumayacağım, yazmayacağım"
Her şeyi dışlasam hayatımdan hani 'belki' diyebilirim bunu.
F.Bahçe formasını sırtına giymiş bir futbolcu düşünün.
"Bugün çalışmasak da olur, oynarız işte bir şey olmaz..."
İdmanlarda halen daha kimsenin bilmediği bazı tutumlar. (!)
Her Fenerbahçe mevsiminde bunlar oluyor, bir tür hastalık.
Bir takımı herkes motive eder, bir tepsi baklava bile.
Roland Koch, Christoph Daum, Aykut Kocaman, Aziz Yıldırım.
İş bu isimlerin kalın konuşmalarıyla kararlarıyla bitse keşke.
Biz de müzik yazardık 'Morrisey - Let Me Kiss You' filan.
Artık önemli olan futbolcunun kendini motive edişi.
Artık futbolcunun elinde çırpma makinası, isterse çalıştırır.
Ve acıdır Fenerbahçe yine grip olmuş.
Şimdi, ver iğneyi beyine beyine! Değil, olmamalı. (Maalesef)
Didier Drogba'nın bu hafta Hürriyet Pazar'da röportajı vardı.
Yeşim Çobankent'e demişki, sanki buradaki futbolculara taş;
"Akşamları bile çalışıyorum..."
'Batının iyi şeylerini alacaksın diyor'
Cem Yılmaz Yahşi Batı'da..

Sığ suları aşalım, oyuncunun gözünde kamera olsun mesela.
Fenerbahçe herkesin hayatını değiştiriyor.
Galatasaraylı sevgili ile şiddetli geçimsizlik sebebi gibi.
Kasabın da, bakkalın da, üç yaşındaki çocuğun da, türlü...
İş futbolcuya geldiğinde ortadaki olay tamamen psikolojik.
Bir futbolcunun insan olarak kazandığı para ortada.
Transfer olan yerli futbolcular ve hayatları incelenmeli.
İşin ne parasındaydım, ne paranın boyutunda!
Muhasebeci değilim, maliyeci hiç değil, Allah artırsın.
Sadece düşünüyoruz özlediğiniz yırtıcıbahçe nerede diye?
Fenerbahçe Milli Piyango idaresi olmuş haberimiz yok.
Siz bir piyango bileti alırken türlü hayale dalıyorsunuz.
Bu yerli dediğim oyuncu da oynarken türlü hayaller kuruyor.
Fenerbahçe şrak diye bu hayalleri suratına vuruyor.
"İşi bu, profesyonelliğini korumalı, ren geyikleri.."
Evet bu alandaki sabit doğrular belli de bu insan, canlı yani.
Bu yerli futbolcuların bu tür evrim geçirmesi etkiliyor.
Hem onların futbolunu, hem duygusallıklarını, bakışlarını.
Forması sırtında taraftar sahada mücadele istiyor.
İki topuk pasında da, işin en naif kısmında da bekliyor.
Burada hayaller köreliyor, sevgi 'sevmekten' gelmiyor.
Sahadaki hayatının peşinde, kahretsin küresel futbol.
Yabancıların da bizimkilerden geri kalır yanı yok biliyoruz.
Tümer Metin: "Kaybedince yabancıların umrunda bile olmuyordu."

Döngüde tekerlek misali dönmeye devam ediyoruz.
Mücadeleyi görmeyince, disiplinsizlik ortaya çıkınca.
İki gece alemi fotoğrafıyla, kavga haberi duyulunca.
Her maç aynı adamlar aynı dere boyu kadar koşmayınca.
Fenerbahçe durunca, ateşleme sistemi arıza yapınca.
Yani kazanamadığında, mekanizmalar bir hayli eskiye dönüyor.
"İki futbolcunun kafası koparılmalı, ceza ceza ceza..."
Hani ciddi ciddi bunlar takımın raydaki hızını artırır ya.
Asıl dramatik ve kaotik olanlardan biri de bu değil mi?
Kavgayı meşrulaştırdık (Türkiye-İsviçre), şimdi de cezayı.
Federasyonun yeni tutumu da böyle cahilce (!)
Beşiktaş maçı sonrası, Kasımpaşa maçı öncesi...
"Futbolcuların sahip rolüne bürünmesi" tehdit etmişti beni.
Bir güzel paylaşmıştım ama bu kadar hakim değilim ben.
Sorun tespitlerimiz de, çözüm örnekleri de bilirkişi modu.
Bu kadar büyük bir ceza toplumu olmamız hiç korkutmuyor mu?
Anne çocuğuna yanlışı terlikle öğretiyor.
Öğretmen öğrenciyi gurur kırarak tek ayak üstüne alıyor.
Hoca da yönetim de futbolcuyu cezalandırsın değil mi?
Bunların futbol saltanatında özeti şudur;
Uçan arabalara karşı körüklü otobüs yapıyoruz.
Dayak toplumumuzdan geçmişe oranla artık daha uzakta.
Ya uzak olmasa neler düşünecek insanlar bilmiyorum.
İşte bir insan böyle düşününce 1000 insan da düşünüyor.
Henüz kısır olmamış döngüde gözüken parçalardan biri de bu.
Futbolcu ne kadar duygusaldır yine tereddütteyim ama...
Ona en güzel cezayı taraftar tribüne çağırmayarak verir.
Bu ağır demokratik sitem yetmez mi?
Çözüm önerisi gün için değil, başlangıçlar için olmalı.

F.Bahçe futbolcu seçerken bacağına değil beynine de bakmalı.
Problemler refleksif değil çünkü hep mevsimsel.
Futbolcular arasında yayılan bir virüs var, bulunmalı.
Yıllardır kronik hastalıklar belli değil mi?
Yedi kişi birleşse 10 dakikada tüm sorunlar listelenir.
Gelen futbolcuların bu olaya bakışı bir ters bir düz.
Algıda seçilik diye bir şey var, kabul ediyoruz da!
Fenerbahçe'yi ve sorumluluklarını kim anlatıyor bunlara?
Orada büyük bir anlatım bozukluğu olduğu kesin.
Transfer yapmak zor.
Futbolcular transfer olurken yöneticileri dinlemiyor.
Çünkü orada sesi çıkanlar futbolcular oluyor, bu değişmeli.
En azından bu Fenerbahçe'de değişmeli...
O gün o transfer öncesinde çok konuşan futbolcular var ya...
Bugün kendini kulübün sahibi sanıyor.
Sahada arkadaşının üzerine yürüyecek kadar bilinçli!

Yüreğiyle oynayan futbolcular diye bir elips çizelim.
Kümedeki elamanların sayısı? Allahtan boş küme değil.
Taraftar deliye vururdu, deliliğe vururdu kendilerini.
Eğer oyuncu imza atarken, ya da sahada etrafına baktığında.
Binlerce taraftarın ne beklediğini anlayamıyorsa ne denir ki...
Her sabah akşam günde iki doz belgesel izlesin.
Fenerbahçe ya da başka takımlardaki oyuncular.
Bu iş bir meslek tamam, işçilik had safhada gibi gözüküyor.
Taraftar takımını seven istemiyor.
Taraftar takımına aşık olanı istiyor.
Ve taraftar sürekli duygusal, efsane istiyor.
Dedim ya Fenerbahçe şu sıralar grip, gelip geçer yakında.
Şahlanır, uçar, biçer, eser, kazanır, kazandırır...
Tehlike artık bu gribin genetik kadar, bulaşıcı da olması.
O kafa o tekmenin önüne koyulacak.
Evlillik sözleşmesi yapılıyor artık koyun bunu da sözleşmelere.
F.Bahçe'de futbolcu kültürü nedir? Uzun uzun düşünün.
Fenerbahçe yönetimi düşünsün bol bol hatta.
Yanlış transferler, yanlış tutumlar ve sonra yanlış kavurma.

Çözüm önerim neşter, bıçak, kafa koparın türünde değil.
Panik ile verilen kararlar yönetmek değildir, bakmayın etrafa.
Soğukkanlılık her zaman kazançtır. (Everton 0-2 Liverpool)
Fenerbahçe'ye gelmek çok zor olmalı, çok zor.
Fenerbahçe'den ayrılmak ise çok kolay.
Fenerbahçeli yöneticiler sürekli doğal seleksiyon bekliyor.
Koca yıllar devrilir, futbolcu Fenerbahçe'yi öğrenir.
Gelecek futbolcu Fenerbahçe'yi bilerek gelmeli.
Röportaj köşelerinde "Büyük camia" taktikleri artık yetersiz.
Gelinen noktanın iki su tutulduğunda ortaya çıkan başlığı;
Fenerbahçe'de futbolcular KURUMSAL.
Taraftar profili değişti, değişecek, tartışılır.
Futbolcuların profili değişiyor, farkında olanlar?
Olanlar ellerinde belgesel kulübe başvursunlar.
Fenerbahçe futbolcusu Fenerbahçe'ye aşık olmak zorunda.
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden, değil yani!

Devamı gelecek...

PUYOL'UN FORMÜLÜ NEDİR?
Carles Puyol i Saforcada.
Kaleci, forvet, sağ bek ve sonunda göbek ama ne göbek!
Barcelona'da Puyol göbeği var!
Hafta sonu Barcelona Real Madrid'i 1-0 mağlup etti.
"İlahi futbol nerede adalet denen yarın" dedim içimden.
El Clasico'da Madrid en azından puanı hak etmişti.
Hak paylaştırmayı bırakalım şimdi.
Bu Barcelona'nın 5 numarası var ya, Puyol, kıvırcık.
Bu derece hızı standart bir futbolcu nasıl böyle oynar?
El Clasico'da maçın kaderini belirledi.
Meşin yuvarlak ben ağlara gidiyorum diyor sürekli.
Bu arkadaş sürekli vücudunu koyuyor topun önüne.
Katalanların sembolü Barcelona, evet.
Carles Puyol da en akustiğinden bir Katalan.
Bu duygusal sevdası, formu, futbol yöntemi inanılmaz.
Bende çözüm belli.
Böyle sağlam bir yüreği Türk futbolunda görmek isteriz.
Ali olsun adı Ahmet olsun mekanizmanın ortasına koyalım.
Canımız sıkıldıkça sevdiğimizi hatırlayalım.
Altyapıya önem, futbolcu kültürü vs vs..
Maalesef Puyol'ları böyle bulamayacağız.
Annesi ve babası kimdir bu arkadaşın?
Gidip formülünü isteyelim, başka çaresi yok.
Bir Madrid sempatizanıyım, belli olmuştur zaten.
Sana kötü laflar hazırladım Carles Puyol!

apolovefb isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




no new posts