Fenerbahçe Taraftar Forumu

Geri Git   FENERBAHÇE TARAFTAR FORUMU > Fenerbahçe Spor Kulübü > Fenerbahçe Spor Kulübü Haberleri > Köşe Yazıları

Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Arama
Eski 19-10-2009, 14:39   #1
apolovefb
1907 UNİFEB
apolovefb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Futbolcu: 2- Diego Lugano
Yaş: 20
Mesajlar: 5,046
apolovefb is on a distinguished road
Standart Delilik ve dahilik; Daum



Esat Dergi

Delilik ile dahilik arasında hep bir ince çizgi var derler. Gaziantep - Fenerbahçe maçında bu çizgi bu inceliğe rağmen durmadan gözümüze sokuldu. O gün dahilik değil sanki başka bir şey vardı. Ne Fenerbahçeli futbolcular, ne de Daum'un aklı maçtaydı, yani ciddiyetsizlik.

F.Bahçe'ye 8 haftadır can verenlerden biri soğukkanlılıktı.
Aldılar verdiler, maçın içinde kendi tempolarını ertelediler.
Kötü oynamadılar, kazanmak için oynadılar çoğu zaman.
Fenerbahçe'nin çekim gücü istenildiği dakikada vites artırmaktı.
Christoph Daum takımı öndeyken maçı koruyabiliyordu.
Bunu gerek saha kenarından sözler, gerek değişikliklerle yaptı.
Bazen 'inat' diye tabir edilen bekleyişlerle de oldu ki bildiği vardı.
Gaziantep maçında skoru bir kenara alalım.
Beraberlik ve yenilgi çoğu zaman aynı şey çünkü aslında.
Yenen frikik golü Maradona'nın tanrısının elinin dokunuşu gibi...
Odak noktası Fenerbahçe'de 'düşen tempo'.
Haftalardır bu olmuyor muydu? Oluyordu da...
Her maçta tempo düştü, fakat kontrol gitmedi, akıl yerindeydi.
Bu seferki keskin bir düşüş oldu ve bunu izleyen gözler.
60 dakikanın üzerinde çok iyi savunma yapıyorsunuz.
Skor olarak da sıcak bir deplasmanda öndesiniz.
Maç sonunda ‘in the tabela’da iki gol yediğiniz gözüküyor.
Bunun bilimsel bir açıklaması olmalı, ben bulamıyorum.
İkinci odak noktası da bu olmalı; yenilen iki gol.
Bu kadar iyi savunma yapmasını öğrenmiş, alışmış bir takım.
Saha içi dinamikler elbette skora katkıda bulundu.
Fakat saha içinden çok saha dışındandı bu katkılar.
Bir oyuncu değişikliği - bir oyuncu hiçbir maçın kaderini çizmez.
"Şunu alsaydı, bunu soksaydı, bunu düşünseydi" bunlar palavra.
Fakat bir oyuncu değişikliği sizin takımınıza mesajınızdır.
Daum maçtan sonra "futbolcularıma ulaşamadım" dedi de...
Bence ulaştı, ulaştığı için zaten bu skor ortaya çıktı.
Oyuncu değişikliklerinin meali sahadaki futbolcu için neydi?
77'e kadar beklemenin meali nedir?
Sadece oyuncu değişikliği değil ki.
F.Bahçe teknik ekibinde saha kenarında kimse bağırmadı.
Sonuçta sahada topu koruyan bir takımınız olur.
Gerekirse 90 dakika oyuna müdahale etmezsiniz, olur biter.
G.Antep maçı sonrası bol bol Daum yıllarını düşündüm.
Türkiye Türkiye diye diye, oynadığı tavlalar ile.
Kırmızı-beyaz tişörtlerini, yarı Türk, yarı Alman demeçlerini.
Her fırsatta bizden biri olduğunu suratına vurmasını da.
En azından bunlar Bülent Uygun gibi itici değil.
Sempatik olma uğraşında, bu çerçevede.
Bir de teknik olarak düşündüm.
Daum fazla mı Türk oldu ya da Türkiyeli oldu dersiniz?
Hangi teknik adamlar maç bitsin diye düşünür son 20 dakika?
Türkiye'de en çok Yılmaz Vural, biliyorsunuz.
Daum'un bu kadar Türkiyeli olması zarar (!)
8 haftada alınan 24 puanın çoğu Daum'a emanet yine.
Kimsenin hakkını filan yemiyoruz.
Bir maçta değişen bir canlı da yok kulübede gördüğümüz.
G.Antep maçında fakat sırıtanlar vardı.
Aragones zamanında sırıtanlar gibiydi, o bekleyişler.
Kazım Kazım'ı yuhalayacak tribünler de yoktu aslında.
Nasıl bir 90 dakika tahammül edilebildi ki...
Futbolcunuz kötü oynayabilir gayet basit, sırtını sıvazlarsınız.
Asıl gelmek istediğim ve odaktan öte G.Antep maçının özeti.
Özer Hurmacı'nın 88'de oyuna girmesinin hiçbir açıklaması olamaz.
Teknik, taktik, doğrusal, fiziksel hiçbir hem de!
Özer Hurmacı'yı oyuna almazsınız, buna saygı duyulur.
Daum'un bir Özer düşüncesi var, buna da duyuyoruz da.
Daum Özer'in çok güçlü bir şekilde ülkeye girmesini istiyor.
Fenerbahçe yönetimi de bu görüşte.
Bir anda "büyük bir damga vurmalı" diyorlar.
Haftalardır bekleyişin bir sebebi de bu, baskıları bitirmek de.
Özer Hurmacı'yı 88'de oyuna sokarsınız bunun adı takıntıdır.
Özer Hurmacı'yı 88'de oyuna sokarsanız bunun adı sahtekarlıktır (futbol).
Özer Hurmacı'yı 88'de oyuna sokarsanız bunun adı içten pazarlıktır (futbol).
Özer'in o maçta 70'te oyuna girmesi o takıma hiçbir zarar vermezdi.
Özer'in o maçta ilk 11'de başlaması da hiçbir zarar vermezdi.
Daum Özer'i o gün oynatmak istemiyordu ama oynattı.
İşte G.Antep maçında nasıl bir ruh hali içinde bilmiyoruz ama...
O görünen Daum gelecek haftalar öncesi bir korku saldı.
Motivasyon, teknik, oynatması gereken futbol, psikolojik yeteneği.
Bunları hepsini bir ayrı köşede tutalım, gerçekler.
Fakat Daum'un o günkü elbisesi var ya...
Denizli deplasmanında Nicolas Anelka ile yaşadıkları gibiydi.
Delilik mi? Dahilik mi? Daum diyor ki maç sonu; "Dersimi aldım."
Ben de soruyorum ona...
Gelecek haftalarda yine bu takımın kader kararları olacak, biliyorum.
Delilik mi? Dahilik mi...
Evet, bazen herkesin düşündüğü doğrudur.
Doğru basittir.
Evet, Daum 60'da futbolcularına bağırsaydı F.Bahçe kazanmıştı.
Doğru gayet ve gayet basittir.

MİLLİ TAKIM; BAHRİ TANRIKULU
Cumartesi gecesi göğsümüz kabardı.
Danimarka'da 1000'in üzerinde tarihi bir katılım vardı.
Dünya 19. Erkekler ve 12. Bayanlar Büyükler Tekvando Şampiyonası.
87 kiloda Bahri Tanrıkulu yine şampiyon oldu.
Yaklaşık bir haftadır ülkede gündem Milli Takım.
Ortada öyle bir büyük havuz var ki, çıkar havuzu.
Çıkan düşüncelerin çoğu beyinden gelmiyor.
Yerli-yabancı, ülke futbolu, spor kültürümüze dayanan tartışmalar.
Bahri Tanrıkulu'nun bu şampiyonluğunu kaç kişi duydu peki?
Hadi tamam duyuldu diyelim, Türkiye'nin en çok satan spor gazetesi.
Bu haberi ilk sayfadan bir satır da olsa verememesi?
Bu haberi iç aktüel sayfadan sadece ve sadece 3 satır vermesi.
Spor gazetesinden bahsediyoruz, hani en çok satan.
Milli Takım tartışması var ya.
Ali gelsin, Mehmet oynasın, Mustafa’lar birlik olsun...
Fatih Terim'ler gitmesin, taraftarların yüreği yanmasın artık.
Bu polemiğe düşünce havuzuna cevabım en güzel bu olur herhalde.
Dünya şampiyonluğunun üç satır olarak verilmesi.
Bu ülkeye spor vermeden, aşılamadan nasıl gelişecek vizyonumuz?
Tekvando, boks, basketbol, futbol sporun ne olduğu önemli değil.
Biz bugün futbola karakter oluşturmak isterken çarpık düşüncelere teslim ediyorsak kendimizi hepsi bundan.
Futbol popüler olabilir ama sen ülkendekilere spor kültürü verme...
Sonra futbol kultürü oluşturmak iste.
Ölme babam ölme.

Sevgiler!
An be an Esat DERGİ
Takip edin...
http://twitter.com/esatd


__________________
yanardı meşaleler,çoşardı tribünler,kısılırdı bütün sesler,bu devran birgün döner,bu günler gelir geçer,bu efsane geri döner
apolovefb isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 19-10-2009, 14:45   #2
apolovefb
1907 UNİFEB
apolovefb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Futbolcu: 2- Diego Lugano
Yaş: 20
Mesajlar: 5,046
apolovefb is on a distinguished road
Standart

Esat Dergi,bir kaç hafta önce şöyle bir yazı kaleme almıştı;

http://sarikanaryalar.net/showthread.php?t=9924

Benimde yorumum alttaydı o zamandan bu yana değişen bir şey olmamış yani Daum'u bilmesek....

Alıntı:
apolovefb isimli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet benzetme fena değil Esat Dergi'nin çoğu yazılarına katılırım ama ortada bir gerçek var.

Daum bir Arsene Wenger değil onun kadar gençler üzerinde çalışmalar yapıp artık bu konuda profesyonelleşmiş bir teknik adam değil ve tabi ki gençleri piyasaya sürmüş.Wilshere'i geçmişteki örnekler gibi piyasaya en hazır şekilde süreceğinden şüphem yok Arsene Wenger'in hatırlayanlar bilir Walcott'u zamanında neden oynatmamıştınız diye bir soru geldiğinde Wenger'in verdiği yanıt şuydu;

''Eğer ben onu gelişimini (buradaki gelişim her anlamda teknik,fizik vs..) tam hazırlamadan sahaya sürseydim ona ihanet etmiş olurdum o sahaya çıktığında kaybolur giderdi.Walcott'a destek verdi onun gelişimini tamamlamasını sağladı ve piyasaya sürdü hala daha kendisini geliştiriyor Walcott..

Peki Daum geçmişte ne yaptı buna benzer bir örneği var mı yada piyasaya sürdüğü bir futbolcu veya futbolcular.

Benim takılığım nokta da burası ben derim ki Wenger Wilshere'i en uygun zamanda piyasaya sürecektir buna inanıyorum ama aynısını Daum için derlerse o zaman bu bana pek de inandırıcı gelmez.
__________________
yanardı meşaleler,çoşardı tribünler,kısılırdı bütün sesler,bu devran birgün döner,bu günler gelir geçer,bu efsane geri döner
apolovefb isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 19-10-2009, 19:27   #3
fbs1907
Guest
Mesajlar: n/a
Standart

bir inat uğrunaa...
  Alıntı ile Cevapla
Eski 19-10-2009, 22:15   #4
dekortiko
SarıKanaryalar Yönetim
dekortiko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 77- Gökhan Gönül
Yaş: 45
Mesajlar: 13,079
dekortiko is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
apolovefb isimli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet benzetme fena değil Esat Dergi'nin çoğu yazılarına katılırım ama ortada bir gerçek var.

Daum bir Arsene Wenger değil onun kadar gençler üzerinde çalışmalar yapıp artık bu konuda profesyonelleşmiş bir teknik adam değil ve tabi ki gençleri piyasaya sürmüş.Wilshere'i geçmişteki örnekler gibi piyasaya en hazır şekilde süreceğinden şüphem yok Arsene Wenger'in hatırlayanlar bilir Walcott'u zamanında neden oynatmamıştınız diye bir soru geldiğinde Wenger'in verdiği yanıt şuydu;

''Eğer ben onu gelişimini (buradaki gelişim her anlamda teknik,fizik vs..) tam hazırlamadan sahaya sürseydim ona ihanet etmiş olurdum o sahaya çıktığında kaybolur giderdi.Walcott'a destek verdi onun gelişimini tamamlamasını sağladı ve piyasaya sürdü hala daha kendisini geliştiriyor Walcott..

Peki Daum geçmişte ne yaptı buna benzer bir örneği var mı yada piyasaya sürdüğü bir futbolcu veya futbolcular.

Benim takılığım nokta da burası ben derim ki Wenger Wilshere'i en uygun zamanda piyasaya sürecektir buna inanıyorum ama aynısını Daum için derlerse o zaman bu bana pek de inandırıcı gelmez.
Wilshere'miş, Özer'miş umurumda değil. Asıl olan Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe'nin başarısıdır. Ağaçlara bakmaktan ormanı göremiyorsunuz arkadaşlar. asıl olan takımın başarısıdır. Arsen Wenger genç oyuncu buluyormuş, fırsat tanıyormuş.
Adam kaç senedir aynı takımı çalıştırıyor ve kaç kupa aldı (cevap:hiç)
Biz 8 maçını kazanıp, dokuzuncu maçta yenilen ve fakat halen lider durumdaki takımın hocasını yerden yere vuruyoruz.
yahu tamam Daum dik kafalılık yapıyor. Tamam daum Antep maçında doğru hamleleri yapsa kazanabilirdik.
Eyvallah da,
Alex Ferguson'un Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona karşısında yaptığı hataları unuttunuz mu?
Daum'un hatasından daha küçük bir hata mıydı?
Elin adamı ağaca bakmıyor, ormana bakıyor. Onun için de başarılı oluyor.
__________________
sarıkanaryalar.net
Fenerbahçeli internet

Bir şarkısın sen
Ömür boyu sürecek

SANA SÖZ IŞIK SÖNMEYECEK FENERBAHÇEM!
dekortiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 19-10-2009, 22:59   #5
apolovefb
1907 UNİFEB
apolovefb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Futbolcu: 2- Diego Lugano
Yaş: 20
Mesajlar: 5,046
apolovefb is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
dekortiko isimli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Wilshere'miş, Özer'miş umurumda değil. Asıl olan Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe'nin başarısıdır. Ağaçlara bakmaktan ormanı göremiyorsunuz arkadaşlar. asıl olan takımın başarısıdır. Arsen Wenger genç oyuncu buluyormuş, fırsat tanıyormuş.
Adam kaç senedir aynı takımı çalıştırıyor ve kaç kupa aldı (cevap:hiç)
Biz 8 maçını kazanıp, dokuzuncu maçta yenilen ve fakat halen lider durumdaki takımın hocasını yerden yere vuruyoruz.
yahu tamam Daum dik kafalılık yapıyor. Tamam daum Antep maçında doğru hamleleri yapsa kazanabilirdik.
Eyvallah da,
Alex Ferguson'un Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona karşısında yaptığı hataları unuttunuz mu?
Daum'un hatasından daha küçük bir hata mıydı?
Elin adamı ağaca bakmıyor, ormana bakıyor. Onun için de başarılı oluyor.
Abi senin anlatmak istediğini iyi anlıyorum verdiğin örneklerde doğrudur.Ama ben burada başka bir konudan bahsettim yoksa benim bu takımın şampiyon olamayacağına dair şüphem yok buna inananların en başında da ben geliyorum.

Ben burada başka bir olayı açıklamaya çalıştım yazarın verdiği örneğe karşılık olarak bende bir anti-tez sundum yoksa benim ağaçlarla yada ormanlarla bir alıp veremediğim yok
__________________
yanardı meşaleler,çoşardı tribünler,kısılırdı bütün sesler,bu devran birgün döner,bu günler gelir geçer,bu efsane geri döner
apolovefb isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 19-10-2009, 23:16   #6
Carlos
Eski Açık
Carlos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Futbolcu: 77- Gökhan Gönül
Yaş: 19
Mesajlar: 1,313
Carlos is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
dekortiko isimli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Wilshere'miş, Özer'miş umurumda değil. Asıl olan Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe'nin başarısıdır. Ağaçlara bakmaktan ormanı göremiyorsunuz arkadaşlar. asıl olan takımın başarısıdır. Arsen Wenger genç oyuncu buluyormuş, fırsat tanıyormuş.
Adam kaç senedir aynı takımı çalıştırıyor ve kaç kupa aldı (cevap:hiç)
Biz 8 maçını kazanıp, dokuzuncu maçta yenilen ve fakat halen lider durumdaki takımın hocasını yerden yere vuruyoruz.
yahu tamam Daum dik kafalılık yapıyor. Tamam daum Antep maçında doğru hamleleri yapsa kazanabilirdik.
Eyvallah da,
Alex Ferguson'un Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona karşısında yaptığı hataları unuttunuz mu?
Daum'un hatasından daha küçük bir hata mıydı?
Elin adamı ağaca bakmıyor, ormana bakıyor. Onun için de başarılı oluyor.
Bu dusunceyle zaten Fener biryere gelmez?
Alex Ferguson felan degil bizim hocamiz, bizim hocamiz Daum!
Genclere onem vermedikce biryere gelemezsiniz!
__________________
sadece agizda hukuk devleti, bilki dünyayi tabiat kanunu yönetir.
Carlos isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 19-10-2009, 23:42   #7
delidana
Mehmet Ali
delidana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Sep 2008
Futbolcu: 2- Diego Lugano
Yaş: 42
Mesajlar: 3,799
delidana is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Carlos isimli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu dusunceyle zaten Fener biryere gelmez?
Alex Ferguson felan degil bizim hocamiz, bizim hocamiz Daum!
Genclere onem vermedikce biryere gelemezsiniz!
Hangi düşünceyle bir yere gelecek peki?
35 senedir Fenerbahçe'yi takip ederim. 35 senedir bütün teknik direktörleri kovduk(Parreira hariç - onu da alaturkalıktan kaçırdık). Hepsini eleştirdik. Hiç birisini beğenmedik. Onun içinde Türkiye sınırları dışına hiç çıkamadık. Futbolcuya dayalı düzeni savunduk. Bireysel yıldıza taptık. Futbolcuya dayalı düzen iflas edince suçu hocada bulduk. Hep harcadık. Hep tükettik. Yapıcı olamadık, hep yıktık. Bunu da marifet sandık.
inadına daum'u destekliyorum arkadaş.
Herkesin yere göğe sığdıramadığı Alex bile Daum varken daha iyi oynuyor. Ondan bari pay biçin. Biraz da Daum'un hakkını teslim edin.
__________________
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde;
beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak.

BİR FENERBAHÇE VAR
BİR DE DİĞERLERİ...
İNADINA FENERBAHÇE!!!

delidana isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




no new posts