|
|||||||
| Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları |
![]() |
|
|
Paylaş | Seçenekler | Arama |
|
|
#1 |
|
Eski Açık
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 53- Serdar Kesimal Yaş: 49 Mesajlar: 2,281
![]() |
Günlerden beri gündemin birinci maddesidir Aziz Yıldırım’ın gözaltına alınması. Önemlidir de…
Ancak bu sürecin mağdurları ne olup bittiğini tam olarak anlayabiliyor mu acaba? Türkiye’de değişen hukuk sisteminin sonucudur bu yaşananlar. Elbette yargı da bu değişime ayak uydurmuştur. Sözünü ettiğimiz değişim kadrolaşma değildir, daha köklü bir anlayış değişiminden, bir sistem değişiminden söz ediyorum. Anlatalım. Hukuk normatif bir disiplindir ve somut olgulara, mantığa, nesnelliğe dayanır. Var olan, varlığı veya yokluğu somut değişikliklere neden olan, iyi veya kötü her türlü olay, kişi, kurum ilişkilerini düzenler. Anahtar kelime varlık, anahtar fiil var olmak yani gerçek olmaktır. Yargı sistemi de bu esaslar üzerine çalışır, herhangi bir somut eylemin suç oluşturup oluşturmadığını inceler. Suçu bulur ve cezalandırır. Suçların oluşmasını engellemek ise verdiği cezaların caydırılıcığı dışında, yargının görevi değildir. Yeni hukuk sisteminde durum çok farklıdır ve sonuçları da Aziz Yıldırım’ın avukatlarının ya da Fenerbahçelilerin dört yıldır izledikleri Ergenekon, Balyoz v.b. davalardır. Bugün de aynı hukuk anlayışıyla kendileri tanışmaktadırlar. Yeni hukukun kaynağı, ABD’nin küresel terörle mücadele adıyla bütün dünyaya dayattığı bir saldırı siyaseti anlayışıdır. Bunun adı önleyici saldırıdır. Burada saldırmak için gerekli olan, bir saldırıya maruz kalmak değil, bir saldırı ihtimali olmasıdır. Saldırı somuttur, ihtimal soyut. Saldırı, gerçekleşmiş somut bir olgudur, ihtimal gerçekleşmemiş ve yoruma dayalı soyut bir kavramdır. Bu tehlikeli bir eşiktir. Bu eşik aşıldıktan sonra işin içine sezgiler girer. Hukuk artık ihtimallere dayalı, metafizik bir disipline dönüşmüştür. Pozitif hukukta yargı kararlarının, kamuoyu veya siyasi iktidarın desteğine ihtiyacı yoktur. Ortada somut bir olay vardır, oluşmuştur, bazı sonuçlar doğurmuştur, bunun da elle tutulan gözle görülen kanıtları vardır. Bu yeni hukuk siteminde ise somut olay yoktur, oluşmamıştır. İddialar sezgiye dayalıdır: “yapacaklardı, edeceklerdi” denilir. Bunun için kamuoyunun inandırılması gerekir ve burada da devreye basın girer. Bilgi bombardımanı başlar, iddialar havada uçuşur ve henüz olmayan bir şey sanki olmuş gibi anlatılır. Bu sistem o kadar tehlikelidir ki, diktatörlüğün, tiranlığın silahına dönüşebilir. Olmamış bir olayın olacağını kim söyleyebilir? Bilim buna izin vermez ama metafizik disiplinler izin verir. Bir olayı önlemek için eylemde bulunmak zulümdür, tiranlıktır, engizisyon mantığıdır. Bu mantığın yargı sistemimizdeki yansımalarını, “önleyici dinleme”, “gizli tanık”, “önleyici soruşturma”, gibi kavramlarla görmekteyiz. Daha açık anlatalım. Bu sistemde yargı, sistemi ayakta tutan bir sacayağı değil, iktidarın sopasıdır. Üç kişi bir araya mı geldi: “Darbe planı yapıyorlardı” veya “örgüt kuruyorlardı”. Telefonda herhangi bir konuşma mı yaptınız, mesela “çiçekler açtı mı” diye mi sordunuz: “şifreli konuşuyor, pazarlık bitti mi demek istiyor” deniliyor. Yani bundan sonrası için en kolayı kanıt bulmaktır. Bir eylemin olacağına insanların inandırılması yeterlidir. O eylemin olacağının kanıtı olarak da bir telefon görüşmesi veya bir toplantı, bilgi bombardımanı biçiminde kamuoyuna sunulur. Artık gerçeğin bir önemi yoktur, gerçek siyasal iktidar ne diyorsa odur. Yargı da bunu onaylayan ve pekiştiren bir kurumdur ancak. Bu durum normal hukuk sistemini içselleştirmiş, akla ve pozitif bilime inanan insanlar için bir kâbustur. Çünkü bu sistemde düşman veya suçlu olarak yaftalanmanız için gerçekten suçlu olmanıza gerek yoktur. Engizisyon mahkemelerinin birisini cadı veya büyücü olarak belirlemesi ne kadar kolaysa burada da o kadar kolaydır. Fenerbahçelilerin ve Aziz Yıldırım’ın avukatlarının yaşadıklarını süreci daha iyi anlamaları için, son dört yıldır Türkiye’de adeta bir cadı avı gibi sürdürülen ve bir türlü sonuçlandırılamayan davalara daha dikkatli bakmaları gerekmektedir. Bir fotoğrafın veya bir yemeğin nasıl, suç olarak gösterildiğini anlamanın başka yolu yoktur. Mehmet Yiğittürk |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Eski Açık
Üyelik tarihi: Jun 2008 Futbolcu: 53- Serdar Kesimal Yaş: 49 Mesajlar: 2,281
![]() |
Şike bahane.
Cumhuriyet'in kökünü kazımak için yapılan operasyonun diğer bir ayağı kurucu değerlerden biri olan Fenerbahçe'nin çökertilmesi. Çöken fiyatlar neticesinde %40 ucuza Fenerbahçe'nin %15'i iki seans içinde birilerinin eline geçti.Bunu kimlerin aldığını savcılık isterse hemen öğrenir.Neden bu araştırılmaz? Wikileaks belgelerinde Trabzona örtülü ödenekten yardım yapıldığı iddası direk mevcut hükümeti zanlı yapar.Hükümet şike yapmayacağına göre başka bir amaç için bu yapılmıştır.Bu amaç nedir? Futbol sadece futbol değildir.Burası spor forumu olmasına rağmen Fenerbahçe'nin başına gelen siyasi emel operasyonudur. Bütün Fenerbahçelilerin bunu bilip ona göre tavır almaları gerekmektedir. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Eski Açık
Üyelik tarihi: Jul 2008 Futbolcu: 77- Gökhan Gönül Mesajlar: 3,819
![]() |
çok doğru tespitler teşekkürler .ama ülkemizin yarısı bu tehlikenin farkında değil yada vurdumduymaz .
__________________
Insanların mutlulukları yada mutsuzlukları,talihin olduğu kadar Kendi karakterlerinin de eseridir.!! (La Rochefoucauld) Tanrı,iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır;yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar (GİARDANO BRUNO) |
|
|
|
|
|
#4 | |
Üyelik tarihi: Sep 2008 Futbolcu: 2- Diego Lugano Yaş: 42 Mesajlar: 3,799
![]() |
Alıntı:
![]() ![]() ![]()
__________________
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak. BİR FENERBAHÇE VAR BİR DE DİĞERLERİ... İNADINA FENERBAHÇE!!! |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
|
|