Fenerbahçe Taraftar Forumu

Geri Git   FENERBAHÇE TARAFTAR FORUMU > Fenerbahçe Spor Kulübü > Fenerbahçe Spor Kulübü Haberleri > Köşe Yazıları

Köşe Yazıları Fenerbahçe Konusunda Yazılmış Köşe Yazıları

Cevapla
 
Paylaş Seçenekler Arama
Eski 18-11-2009, 09:36   #1
fbs1907
Guest
Mesajlar: n/a
Standart Azılı Rekabet..Atilla Gökçe / Milliyet

Hayır, artık buna ezeli rekabet diyemeyiz. Ebedi dostluklarından da söz etmemize olanak yok. İki taraf da yalan söylüyor. Ortada korkunç bir samimiyetsizlik, ikiyüzlülük, görgüsüzlük, doyumsuzluk, hoyratlık, nobranlık, düşmanlık, vurdumduymazlık ve eşi görülmemiş müthiş bir terbiyesizlik var.
Son on yılda olup bitenlere baktığımız zaman, rekabeti ille de ikisinin sidik yarışına indirgemek isteyenler, bundan erişilmez reytingler, endüstriyel pazarlama harikaları yaratmayı umanlar, bu çatışmaları dünya derbisi diye yutturmaya kanlar, tüyler ürpertici bir “bölücülük”ten başka hiçbir şey sunamadılar bize.
Pazar günü Abdi İpekçi’de yaşananlar, geldiğimiz noktayı çok net bir şekilde gösterdi.
Bir kadın parmağı, tüm erkeklere en aşağılayıcı biçimde “Artık yeter!” dedi.
Ayşe Demet Karabulut, o dakikaya kadar kafasına, yüzüne- gözüne atılan çakmak, bozuk para, ayakkabı gibi maddelerden bunalmıştı. Oturduğu yerde önünden arkasından itip kakanlar, sözle ve elle taciz edenler, küfrün bini bi paraya demediğini bırakmayanlar, sonunda O’nun da tepesini attırdı.
O parmak boşuna kalkmadı.
Şimdi hep birlikte ne güzel kınıyoruz O’nu? Ne güzel öğütler veriyor, nasıl da yargılıyoruz, utanmadan. Özel yaşamını, içki alışkanlığını filan sorguluyoruz.
Hayır, O’nun yaptığını asla onaylamıyorum. Evet, yaptığı çok ayıp! Hele bir kadına hiç de yakışmayacak kaba ve bayağı bir tepki örneği! İyi ama, O’nu sıkıştırıp, usandırıp taciz ederek, aşağılayarak en kalleş biçimde çıldırtıp sıvışanlara ne demeli ?
Demet Hanım’ı kınarken, çevresindeki kadınlı erkekli grubun rezillikleri bizi hiç utandırmıyor mu ?
Bu olay, hepsinin birlikte yarattığı ortak bir rezalet değilse, nedir ?
Salondaki basketbolcuya saldıran... Güvenlik görevlileri ve polisle çatışmaya girebilen, şiddetin her türlüsünü uygulama cesareti gösterip karşısındaki sporcuları tartaklayan, tehdit eden o güruha ben taraftar demek zorunda mıyım şimdi?
Hadi oradan... Yalnız ve çaresiz azınlığı düşman bilip yüklenmekte pek cesursunuz maşallah!... Gücü gördüğünüzde de kuyruğu kıstırıp çil yavrusu gibi dağılırsınız, biliyoruz bunları.
Size de bravo sevgili yönetici dostlarım!
Ne güzel beyan ettiniz asla özür dilemeyeceğinizi. Ne güzel mahalle çocuğu kimliğinizi ortaya çıkarıp “Ama onlar da zamanında bize şunu şunu yapmıştı” diye söze başlayıp sümüklü haytalık örnekleri verdiniz!
E, vallahi bravo.
Evlerde karı kocaları, baba oğulları, abla kardeşleri, işyerlerinde ortakları, okulda öğrencileri birbirinden koparıp ayrıştırdınız. Herkesi ( bu arada medyayı da ) birbirine düşman ettiniz.
Aferin sizin büyüklüğünüze!...
Ne güzel de böldünüz bu milleti...
Hadi, oturun kına yakın şimdi!




Olmadı Adnan Amca!
Sekiz yaşındaki bu minik Fenerbahçeli, babasının kucağında VIP tribününe girerken ne kadar mutluydu, kimbilir... Belki de hayatında ilk kez maça gidiyordu. Ama kırmızı görmüş boğalar gibi çıldırıp huysuzlaşan azgın çoğunluk, o minik çocuğu salona kabul etmedi. Baba oğul formaları çıkarılarak salondan atıldılar. Ne kadar büyük bir fırsat vardı oysa... Adnan Polat, o küçük Fenerbahçeliyi kucağına alıp sevebilirdi. Bir gönül hoşluğu yaratabilir, tribünlere de bir duruş gösterebilirdi. Olmadı Adnan Amca. Çok yazık...Küçük Fenerli, büyük bir travmaya uğradı!
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




no new posts